"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Nilüfer'in insanı düşündüren hikayesi

<B>İşte ya. Okur dediğin böyle olmalı. Sana öyle bir şey yazmalı ki, sen zınnnnk diye kalmalısın! Anlattıklarıyla, öyküsüyle seni sallamalı. Söylediklerinin bır kısmı da gün boyu kafanda kalmalı. Teşekkürler Nilüfer.</B>

Bir süre önce yazınızda yer verdiğiniz, ‘‘Babamız anneniz yerine sevgilisini tercih etse ne yapardınız?’’ meselesinde benim de söyleyeceklerim var.

8 sene önce, babam benzer bir konuşmayı benimle yaptı.

26 senelik bir evliliği ve üç kızı vardı.

Ama evliliğini arzu ettiği gibi sürdüremediğini, bir kadına çok aşık olduğunu annemden ayrılmak istediğini söyledi.

Annemle evlilikleri boyunca hem çok kavga ederlerdi, hem de kopamazlardı.

*

Ben de tam o dönem, bir adama çok aşık olmuş ve gelecek vaad eden eski sevgilimden ani bir kararla ayrılmıştım.

Aşkı iyi anladığımı düşünüp babama ‘‘Tabii’’ dedim, ‘‘Seni desteklerim’’.

*

Babam, kaçarcasına evden ayrıldı, kendine yeni bir ev tuttu ve senelerdir hayalini kurduğu bohem hayatına geçiş yaptı.

Sanatçı, politikacı bir çevre, bolca kadın ve alkol...

Peki annem?

Aynı hızla depresyona girdi ve psikiyatrlara taşındı.

Babamdan ayrılmayı istediğini düşünürken, senelerdir kurduğu yuvanın dağılmasını kaldıramadı.

Ona maddi manevi olarak destek oldum, ama babamın yerini tutamadım.

Babamdan rica ettim, yuvayı kurarken gösterdiği özeni bu aşamada da göstermesini ve anneme sırt dönmemesini...

‘‘26 sene ben çektim, sıra sizde’’ oldu cevabı.

*

Ondan sonraki senelerde, babamdan iyice soğuyup annemle kalan ailemizi ayakta tutmaya çalıştık.

Annem son 2 sene kendine geldi.

Küllerinden doğan anka kuşu gibi yalnız başına varolmayı öğrendi.

Kendi gücünü farketti ve neşeli, harika bir kadın oldu!

Babam ise gittikçe daha fazla alkolün pençesine düştü, arkadaşlarından çokça kazık yedi ve yalnız kaldı.

Vicdan sömürüsü yaparak kızlarını tekrar geri kazanmayı denedi.

***

Bu sene ikisinin de hastalıkları baş gösterdi.

Kalp vesaire...

Annem bir ameliyat geçirdi.

Ve ne yazık ki, bir ay önce de kendisini ani bir şekilde kaybettik.

Henüz 56 yaşındaydı!

Son 7 sene verdiği ayakta kalma çabası onu çok yormuş, tam düze çıkmışken sağlığı tükenmişti.

Şimdi babam da bakıma ve ilgiye muhtaç ve annem ölmeseydi ona tekrar evlenme teklif edeceğini söylüyor...

*

Şimdi kendime soruyorum:

7 senelik bu macera kime yaradı?

Babamın büyük aşk olarak anlattığı ilişki sadece bir iki ay sürdü.

O hep hayalini kurduğu entelektüel ve bohem yaşantı kendisine ve sağlığına hiç iyi gelmedi.

İyi bir aile babasıydı ama yaşananlar onu bizlerden uzaklaştırdı.

Biz ailemizi kaybettik.

Ve annem çok erken ve apansızın öldü...

*

Hiçbir karar tek boyutlu alınmamalı.

Aşk deyince akan sular durmuyor, birbirine bağlı ve çok kompleks bir ilişkiler bütünüyle karşı karşıyayız.

Hangi tercihin, hangi kayıplara neden olabileceğini enine boyuna düşünmeden atılan adımlar çok ama çok zarar verebiliyor

Ne diyeyim?

Zor ama...

Herkese sağlıklı kararlar diliyorum.

HAMİŞ: Ben söylemiştim size, bilgisayar özürlüyüm diye. Geçen Çarşamba yazdığım yazının ilk cümlesiyle kanıtlamış da oldum. Wordperfect'in Microsoft'a ait bir program olduğunu yazdım, meğer Corell'inmiş. Sağolun, beş bin tane düzeltme mail'i geldi. Ama vallahi billahi benim suçum yok, bilmediğim için sordum. Üstelik sorabileceğim en güvenilir yere sordum, bu gazetenin Sistem Destek yetkilileri'nden birine. Meğer bu çağda, babana bile güvenmeyecekmişsin! Bilgisayar konusunda babama güvenmemem için zaten yeteri kadar sebep var, hiç anlamaz... Anladınız, özür diliyorum.
X