"Nedim Bubik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nedim Bubik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nedim Bubik

Ne olacak bu çiftçinin hali

 

ÇOKTANDIR tarım ve üreticilerle ilgili bir şeyler vermedim. Oysa bölgede oldukça zorda olduklarını biliyorum. Ve eski bir dostun kendi bölgesinden ilettiklerini aktarıyorum:
“Hani 6 yıl önce, ‘Nar tam bir sağlık iksiri, bol bol nar suyu tüketin’ denilmişti ya. Tüccar Aydın’a akın ederek, üreticinin yemeklik için ayırdığı narı dahi alıp götürmüştü. Hal böyle olunca da ülkemizde dağ-taş nar fidanlarıyla dolmuştu! Hatta Söke Ovası’nda pamuk tarlalarına dahi nar fidanı dikilmişti. Sonuç? Vahim!
Narda hayal kırıklığı
Nar popülaritesini kaybetti. Çürüğü, çarığı bir liradan satılan nar, 25 kuruşa kadar düştü. Karacasu Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı İsa Sevinç de nar için, ‘Üretiyoruz, fakat pazarlayamıyoruz. Bu nedenle entegre üretime geçmeliyiz. Meyvesuyu işletmeleri şart. Devletten yatırım teşviki bekliyoruz’ demişti. Üreticiler ise, ‘Toplamamak toplamaktan karlı’ diyerek tonlarca ürünü ağacında terk etmişti.
Kavuncu gülmüştü ama...
Aynı durum şimdi kavunda yaşanıyor. Kendine has aroması ve lezzetiyle ünlü Koçarlı’nın Bıyıklı ve Kasaplar arazilerinde yetişen kavunlar üreticiyi güldürmedi. Geçen yıl bir kilo kavun 75 kuruştan satılırken, fiyat bu yıl 45 kuruşa geriledi. Çünkü, önceki yıl pamuk iyi para etmiş, çiftçi de geçen yıl pamuğa yönelmişti. Böylece kavun ekim alanları daralmış, ürün az olduğu için de fiyatı 75 kuruşu görmüştü. Kavuncunun yüzü gülmüştü.
Eski vali de uyarmıştı
Geçen yıl pamuk para etmedi, ekim alanları daraldı, sadece Kasaplar Ovası’nda 700 dekar araziye kavun ekildi. Bu yıl bir kilo kavunun fiyatı 45 kuruşa geriledi. Yani her şey plansızlıktan. Aydın’ın eski valilerinden Mustafa Malay, ‘5-10 dekarlık arazide pamuk üretimi kazançlı olmaz. O nedenle sebze ve meyve üretilmesi gerekir’ diyerek üreticiyi uyarıyordu. Bu uyarılar bir türlü tarım politikası haline getirilmedi. ‘Bu yıl kavun para etmedi, seneye başka bir şey ekeyim. O da para etmezse yine kavuna dönerim’ anlayışına son verilmeli. Bölgesel ürün haritası belirlenmeli, ihtiyaca göre üretim teşvik edilmeli ve pazarlama önlemi alınmalı.”
Yılmaz ÖLMEZ


Elektrik borcu 1 yıl ertelensin

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, Ödemiş’te yaz hasat döneminde patatesi tarlada kalan üreticinin, kış ekimi için hazırlık yaparken borcunu ödeyemediği için elektriğinin kesildiğini bildirdi. Moroğlu, girdi fiyatları artan ve ürünü taban yapan üreticinin borçlarının ertelenmesi gerektiğini savundu, “Enerji Bakanlığı GEDAŞ’ın üreticinin elektriğini kesmesini engellemeli. Çiftçilere özel tarım aboneliğinde indirime giderek, mevcut borçları faizsiz ertelemeli. (Tarla öldüren) elektrik borçları bir yıl sonra ödenecek şekilde yeniden yapılandırılmalı. Çiftçi pompa çalışmadan ve su sıkıntısı da varken elektriksiz nasıl tarla sulayacak” dedi.

DİKKAT DİKKAT

Soma’da engelsiz şenliği başlıyor

SOMA’da bir ilke imza atılıyor. SOMAV Sağlık Sosyal ve Eğitim Vakfı, Spastik Çocuklar Derneği ve Türk Kızılayı ev sahipliğinde, Engelsiz Yarınlar Topluluğu’nun hazırladığı, “Follow Me-Düş Peşime” adlı proje kapsamında İtalya, Romanya, Bulgaristan ve Hırvatistan’dan 24 gönüllü öğrenci pazar günü ilçeye geliyor. Proje, engellilerin sosyal yaşama katılması, toplumun bu konudaki bilincinin gelişmesini sağlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda Soma’da engelli bireylerle bir hafta süresince çeşitli etkinlikler yapılacak. Kültürlerarası alış veriş gerçekleşecek, her birey aktif olarak projeye katılacak. Ayrıca, Oryantiring Federasyonu ile görüşülerek ilçede ilki gerçekleşecek, engellilerin de katılacağı bir yarışma düzenleniyor. 1985’de kurulan SOMAV, ilçeye bir rehabilitasyon merkeziyle huzurevi kazandırdı. Vakıf, bir engelli okulu da yaparak devlete teslim etme hazırlığında.


BİR YAKINMA

Sahipsiz araç için telefon ettim ama...

Hürriyet EGE’nin 21 Ağustos tarihli yayınında, “Mahallenizde uzun yıllardır duran sahipsiz araçları verilen telefona ihbar ettiğiniz zaman belediye gelerek kontrol ediyor ve araçları kaldırıyor” diye bir haberiniz ve iki telefon numarası vardı.
Sevindik. Çünkü, mahallemizde neredeyse 5-6 yıldır duran, sahipsiz, paramparça olan, spor sahasıyla çocuk parkının kaldırımına bırakılan bir kamyonet var. Gazetenizde verdiğiniz 441 16 77 ve 484 15 10 numaralı telefonları aradım. Adımı, telefon numaramı ve adresi verdim. Aracın yerini söyledim. Konak Belediyesi’ne giderek dilekçe vermem gerektiği söylendi. Vatandaş olarak bir hizmet istedim, aldığım cevap, “Belediyeye geleceksin” oldu. Bu mu hizmet anlayışı?
Böyle bir cevap alınca konuştuğum kişinin ismini istedim. Ama vermeyeceğini söyledi. “Ben ismimi, adresimi, telefonumu veriyorum, siz niye vermiyorsunuz” diye sorunca, “İsmimi vermek zorunda değilim” cevabını aldım. Yorumu size bırakıyorum.
Candan GÜLYEN

------------

ORADAN BURADAN

Asansör’de bir garip uygulama

GEÇENLERDE İzmir’in simgelerinden Asansör’de, herkesin daha çok gelmesini istediği kruvaziyer turistlerle, İzmir halkına yapılan tuhaf bir uygulamaya şahit oldum. Bir İzmirli, misafirperverliği ile gurur duyan bir ulusun mensubu olarak kendi adıma utandığım olayda, Asansör işletmesinin akşamları lokanta olarak kullanılan terası zincirle kapatılmış, turistler dar ve güneşli alana sıkışmak zorunda bırakılmışlardı.
Halbuki o anda, o teras hiçbir işe yaramıyordu, turistlerin manzarayı ve asansör binasını rahatça seyredebileceği bir alandı. Zinciri açtım geçip oturdum, arkamdan da birkaç turist geldi, gölge ve rahat olan bu terastan seyri tercih ettiler. Ama görevliler terasın kapalı olduğunu belirtip hepimizi güneşe, dar alana çıkmaya zorladı.
Bu muamelenin turist gelmesi için yapılan tüm çabalara gölge düşürebileceğini, gündüzleri söz konusu terasın kafe olarak kullanılmasının ve daha geniş alanın seyre açılmasının çok yararlı ve de hoş bir uygulama olacağını düşünüyorum.
Bülent ERİŞEN

X