Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Nasreddin Hoca’nın alışverişi gibi vergi

<B>NASREDDİN Hoca</B>’nın, yumurta satışı ile ilgili hikayeyi bilirsiniz.<B> <br><br></B>Hoca, 9 yumurtayı bir akçeye alır, 10 yumurtayı da yine bir akçeye satarmış.

Bunu fark edenlerden biri sormuş:

- Hoca Efendi, 9 yumurtayı bir akçeye alıyor sonra bir fazlasıyla, 10 yumurtayı pazarda bir akçeye satıyorsun. Bu nasıl iş?

- Eeeee, ne yapalım dostlar alışverişte görsün!..

Bu yıl, kapıcı ücretlerinden alınmak istenen damga vergisi de aynen yukarıdaki olay gibi...

MALİYETİ VERGİDEN ÇOK

Önce, bilmeyenler için olayı özetleyelim. Konut kapıcılarının ücreti gelir vergisine tabi değil ancak damga vergisine tabi. Binde 6 oranındaki bu damga vergisi, yıllardır kapıcıların ücret bordrosuna, damga pulu olarak yapıştırılıyor, olup bitiyordu. Böylelikle, damga vergisi ‘pul yapıştırma’ suretiyle ödeniyordu. 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren, ‘pul yalayıp yapıştırma’ olayı kaldırıldı. Kaldırılınca, herkes gibi, apartman yöneticileri de bu işe sevindiler.

Ancak, sevinçleri çok sürmedi. Hemen ardından ‘Gelen gideni aratır’ örneği, yeni bir uygulama başladı. Buna göre; yöneticilerin, asgari ücret alan bir kapıcının, 2 YTL 93 kuruşluk vergisini, ‘Damga vergisi beyannamesi’ ile vergi dairesine bildirilmeleri gerekiyordu. Beyannamenin de kapıcı ücretinin ödendiği tarihten itibaren 15 gün içinde, verilmesi gerekiyordu.

Bu olayda, yönetici tarafından; boş beyannamenin alınması, doldurulması, vergi dairesine götürülmesi, dilekçe ile dosya açtırılması, kuyruğa girilip tahakkuk fişi kestirilmesi, orada yeni bir dosya açılması, ardından muhasebe servisine gidip, makbuz kestirilmesi gibi çok sayıda işlemin yaptırılması gerekiyor. Gidiş geliş yol parası ve zaman kaybı da cabası... Vergi dairesinde ise, olayın her aşamasında bir memur bu işle uğraşacak, dosya açacak, beyanname alacak, fiş kesecek, makbuz düzenleyecek vs. vs. Sadece memurun zaman kaybı ve kırtasiyecilik gideri bile 2 YTL 93 kuruşluk vergi gelirinden fazla... Başlıkta belirttiğimiz, ‘Nasreddin Hoca’nın yumurta alış-veriş hikayesi’ gibi, olayın maliyeti, faydasından çok!..

NE OLACAK ŞİMDİ?

Şu anda, apartman yöneticilerinin yüzde 99.99’u bu olayın farkında değiller ve cezaya girmiş durumdalar. Yakında, onbinlerce apartman yöneticisi, 2 YTL 93 kuruşluk damga vergisi için, vergi dairelerine hücum ederse, vergi daireleri perişan olur, asıl işlerine bakamaz.

Geçenlerde bir yönetici, ‘kapıcının damga vergisi’ olayını vergi dairelerinden araştırmış. Bazıları, ‘Bize böyle bir yazı gelmedi’ bazıları da ‘muhtasar beyanname vereceksiniz’ demiş. Israrla araştırıp, sonunda damga vergisi beyannamesi verileceğini öğrenmiş. Beyannameyi hazırlayıp verirken ilgili memurun:

‘Kapıcıya ücreti ödediğiniz tarihten itibaren, 15 gün içinde verecektiniz. Cezaya girdiniz’

uyarısı üzerine ‘Bir çözüm yolu yok mu?’ diye sorduğunda:

‘Ödemeyi, 15 günü göz önüne alarak Şubat ayında geç yapmış gibi göster. Ceza olmaz’

yanıtını alınca, denileni yapmış ve cezadan kurtulmuş.

Nasıl, fıkra gibi bir olay değil mi?

Trilyonlar uçuyor, kayıtdışı almış başını gidiyor. Biz neyle uğraşıyoruz.

Kapıcı ücreti gelir vergisine tabi değil. Kaldırın şu sembolik damga vergisini de bitsin bu işkence!..
X