Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: İzgi'den hükümete af uyarısı

Muharrem SARIKAYA

İzgi'den hükümete af uyarısı: Dikkat, Apo da yararlanabilir

HÜKÜMETİN üzerinde çalıştığı af tasarısıyla ilgili olarak TBMM Başkanı Ömer İzgi, koalisyon partilerinin liderlerine geçen hafta önemli bir uyarı mektubu gönderiyor.

İzgi'nin üç uyarıdan oluşan mektubunun en önemli bölümünü, ‘‘Dikkat, Apo da aftan yararlanabilir’’ anlamına gelen maddesi oluşturuyor.

Başbakan Ecevit ile Başbakan Yardımcıları Bahçeli ve Yılmaz'a gönderdiği mektubundaki diğer iki uyarı ise, bankaları soyanlar ve ceza indiriminde bazı suçlara muafiyet tanınacağına ilişkin...

İzgi, aslında affa çok sıcak bakmamakla birlikte, karşı da çıkmıyor.

Bunu mektubunda şu sözlerle ifade ediyor:

‘‘Af esasen gerekli değil, ama o tartışmalar geride kaldı. Şimdi çıkarılması zorunluluk halini aldı...’’

İzgi, ilk uyarısını, Türk Ceza Kanunu'nda, ‘‘Vatan hainliği; devlete karşı işlenen suçlar’’ başlığıyla yer alan, Abdullah Öcalan'ın da ceza aldığı 125'inci maddesiyle ilgili yapıyor.

* * *

Hazırlanan tasarıda, ‘‘Ölüm cezaları infaz edilmez’’ denildiğini anımsatarak, bu durumda 647 sayılı İnfaz Yasası'nın 19'uncu maddesine göre cezanın 30 yıla indirilmiş olacağını hatırlatıyor.

İzgi, Anayasa'nın eşitlik ilkesine göre bütün ölüm cezaları için aynı uygulamanın söz konusu olacağının altını çiziyor. Öcalan'ın adını geçirmiyor, ancak uyarısı doğrudan Apo ile ilgili oluyor:

‘‘İdam cezalarını, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çevirelim diye Türk Ceza Yasası'nda değişiklik çalışmaları devam ediyor. Özellikle TCK'nın 125'inci maddesindeki suçu işleyenler bakımından, ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezasını daha kamuoyu kabul edememiş durumda. Bu böyleyken, bunların cezasını da 30 yıla indirmek kamuoyunda daha büyük huzursuzluk yaratır.’’

İzgi, bir diğer uyarısını da ‘‘ekonomik suça, ekonomik ceza’’ uygulamasına dönük hazırlıkla ilgili yapıyor.

Özellikle bankaların içini boşaltanlar olarak anılan kişilerin, bankadan çaldıkları paraları faiziyle ödemeleri halinde ceza indiriminden yararlanacaklarına ilişkin açıklamalara dikkat çekiyor.

‘‘Çalınan paranın geri alınmasının olanaksızlığına’’ işaret ediyor.

Mahkemeler sonuçlanıp ceza verildikten sonra, suçun geride kalacağını söylüyor.

Adam öldürüp 10 yıl ceza alan kişi ile bankanın içini boşaltıp 10 yıl ceza alan kişinin İnfaz Yasası karşısında aynı durumda olduğunu belirtip ekliyor:

‘‘10 yıl ceza alan adamı para almadan affederseniz, bankaların içini boşaltıp 10 yıl ceza alanlara 'parayı öderseniz sizi serbest bırakacağız' diyemezsiniz. Hiç para vermeden onlar da hapisten çıkar...’’

* * *

Bir diğer uyarısını da ceza indirimine dönük yapıyor. Ceza indiriminde, bazı suçların kapsam dışına çıkarılmasının söz konusu olamayacağını vurguluyor. Bunun Anayasa Mahkemesi'nden geri dönebileceğini veya ‘‘kapsam dışında tutulanların’’ da af kapsamına gireceğini söylüyor.

İzgi ile dün gönderdiği bu uyarı mektubu üzerinde sohbet olanağı buluyoruz. Bir hukukçu olan İzgi, ‘‘Mektubun içeriğini hemen hemen almışsınız. Benim açıklamam doğru olmaz, yakışık almaz’’ diye söze giriyor.

Affın çıkarılmasının bir zorunluluk halini aldığını kayda geçiriyor.

Ancak, affı çıkaracak olan Meclis'in Başkanı olarak da ceza indirimi konusundaki çekincelerini bugünden kayda geçiriyor.

Bu da gösteriyor ki, tasarı TBMM'ye geldiğinde de tartışılır olacak.

Daha da önemlisi, bu hafta içinde tasarı hükümetten Meclis'e gelmez ise affın ‘‘bayrama yetişmesi’’ de zor olacak.

X