Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: İrtemçelik'in istifası

Muharrem SARIKAYA

Devlet Bakanlığı görevinden dün istifa eden ANAP'lı Mehmet Ali İrtemçelik'i, Türk siyaseti 1991 yılında yakından tanıdı.

Dışişleri Bakanlığı döneminde de danışmanlığını yaptığı asker arkadaşı Mesut Yılmaz, bu tarihte Genel Başkan seçilip Başbakanlık görevini de alınca, Büyükelçi İrtemçelik de dış politika Başdanışmanlığını üstlendi.

Geçen yıl da ANAP'tan milletvekili olarak Meclis'e geldi.

Koalisyon hükümeti kurulurken Yılmaz'ın yanında, ‘‘oyun kurucu’’ olarak yine İrtemçelik vardı.

Hükümette, AB ile ilişkiler ve insan haklarından sorumlu Devlet Bakanlığı görevlerini üstlendi.

İnsan hakları konusunda, ilk kez önemli bir açılım yaptı. Geçmiş hükümetlerin sıcak yaklaşmadığı, İnsan Hakları Derneği, Mazlum-Der'in de arasında bulunduğu sivil toplum örgütleri ile devleti buluşturdu.

* * *

İnsan hakları alanında, Türkiye'nin ödevlerinin çerçevesini çıkardı.

Ancak, aradan geçen 8 ay süresince hükümetin bu konuda somut adımlar atamaması, Ecevit'ten yakınmasını da beraberinde getirdi.

Türkiye'nin, AB adaylığının önünün açıldığı Helsinki zirvesi sırasında da İrtemçelik başroldeydi.

Dışişleri, Helsinki'den çıkan sonuca olumlu bakmazken, İrtemçelik karşı çıkan tarafta yer aldı. Çağrının kabul edilmesinde rol oynadı.

Bu tavrı, hükümetin AB yapılanması konusunda Ecevi ile ters düşmesini engellemedi.

İrtemçelik, AB yapılanmasının ‘‘bütüncül model’’ içinde olmasını, AB Genel Sekreterliği'nin bir Başbakan Yardımcısı'nın uhdesine çalışmasını istedi. Ecevit ise Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in de arzuladığı gibi sorumluluğu dağıttı.

İrtemçelik de buna tepki olarak AB ile ilişkilerin kendisinden alınmasını istedi. Yılmaz, talebini uygun bulup, 26 Ocak'ta bu görevi ANAP'lı Devlet Bakanı Yüksel Yalova'ya aktardı.

Bunlar olurken, Cumhurbaşkanlığı seçim süreci başladı.

İrtemçelik, Yılmaz'ın Çankaya'ya çıkması için çabalayan tarafta yer aldı.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in görev süresinin uzatılması için hazırlanan Anayasa değişiklik teklifine imza koymadı. Ecevit'i bu konuda eleştirmekten de geri durmadı. Bakanlar Kurulu'na da bir daha katılmadı.

Ancak, dünkü istifa metninde, insan hakları ve AB konusundaki bu sıkıntılarına yer vermedi.

Bu tavrının nedeni olarak, hükümetin Batı karşısında güç duruma düşmesini arzulamadığı gösterilebilir.

İlginç olan ise İrtemçelik'in, dünkü istifasına Ankara'nın önceden hazırmış gibi tepki göstermemesiydi.

* * *

DSP'nin etkin bir bakanı da dün bunu doğrularcasına, istifayı normal karşılıyor ve şu ilginç soruyu yöneltiyordu:

‘‘Sayın Mesut Yılmaz'a sorun bakalım, İrtemçelik istifa etmiş mi, yoksa ettirilmiş mi?’’

DSP kanadında, ‘‘İrtemçelik, Yılmaz'a kabinede yer açıyor’’ görüşü de hakimdi. Yılmaz'ın Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde her ihtimali göz önüne alıp ocak ayından bu tarafa plan yaptığı da vurgulanıyordu.

Yılmaz'ın Yalova'nın üzerine depoladığı AB ve özelleştirme görevlerini alacağı söyleniyordu.

ANAP'taki yorum da bundan farklı değildi.

Yılmaz'ın ANAP'taki muhalefetin beklenen çıkışının önünü, hükümete girip birkaç önemli projeye imza koyarak kesmeyi planladığı da belirtiliyordu.

Bu açıdan bakanlar, ‘‘istifa taktik gereği’’ diyebilir.

Ancak bu görüşler, İrtemçelik'in insan hakları konusunda 8 ay önceki çalışmasının, hükümette hálá ele alınmadığı gerçeğini de yok etmez.

X