Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: Hesaplaşma...

Muharrem SARIKAYA

TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut, cumartesi öğle saatlerinde adaylıktan çekilebileceği yönünde imalarda bulunuyor.

Ancak, cumartesi öğleden sonra Meclis Başkanlık Konutu'na gittikten sonra bu düşüncesi değişiyor. Akbulut, ‘‘yola devam kararı’’ alıyor.

Partisinin en üst yöneticilerinden gelen ‘‘Adaylıktan çekil’’ telkinlerine rağmen Akbulut'u devam kararına iten nedenler neler?

Meclis Kulisi'nde, ANAP'ın etkin ismi şöyle diyor:

‘‘DYP ve FP'den, Ahmet Necdet Sezer'in oylarını ilk turda aldığı 281'in altına indirileceği yönünde haberler geldi.’’

Sezer'in, ikinci turda bir oy dahi aşağı inmesinin, Akbulut'un üçüncü turda şansını yükselteceği hesabı yapılıyor.

Hatta, kendisine ‘‘Sizin oyunuzun düşmesi veya inmesi önemli değil. Sezer'in oyu inerse, dördüncü turda Çankaya'ya siz çıkarsınız’’ bilgisi veriliyor.

TAM BİZE OTURUR DEMİŞTİM

Adaylıktan çekilmeyeceğini, yoluna devam edeceğini açıkladığı basın toplantısı öncesinde Akbulut ile Başkanlık odasında sohbet ediyoruz.

Adaylıktan bir adım geri atmayacağını belirterek söze giriyor.

Muhalefet liderlerine olumsuz bir kelime etmek istemiyor, koalisyon partileri liderlerini suçluyor:

‘‘Benim muhalefet liderlerine söyleyecek bir sözüm yok. Koalisyonun üç lideri Sezer ismini üç dakikada belirledi, diğerleri onlara katılmak zorunda kaldı.’’

İkinci tur oylamada sonuç ne çıkarsa çıksın sonuna kadar devam edeceğini açıklıyor ve şöyle diyor:

‘‘Önce cumhurbaşkanının niteliklerini belirleyen bir açıklamada bulundular. Baktım, ‘Yahu ne güzel belirlemişler. Her şey de çok iyi' dedim. Belirledikleri niteliklere şöyle bir baktım, ‘Bir de şu lisan bizde olsaydı, bu nitelikler tam da bize otururmuş' dedim...’’

Bu sözlerinin ardından gülüyor. Koalisyon ortaklarının bu açıklamalarına rağmen son anda vazgeçtiklerini ve Meclis dışından sıraladıkları niteliklere uymayan bir isme yöneldiklerini söylüyor.

Parti yönetiminin kendisine destek olmayacakları ve adaylıktan çekilmesi gerektiği yönündeki çağrılarına rest çekiyor, ‘‘yola devam’’ diyor.

Akbulut'un bu kararı almasında ANAP'taki arkadaşlarının da büyük katkısı oluyor.

ANAP'ta, Lütfullah Kayalar, Eyüp Aşık'ın etkin olduğu milletvekilleri Akbulut'un seçilmesini arzu ettiklerini gizlemiyor.

Bir anlamda ANAP'ta, 18 Nisan seçimleri sonrasında ertelediği hesaplaşma için kollar sıvanıyor.

18 Nisan sonrasında, ‘‘Nasıl olsa Mesut Yılmaz cumhurbaşkanı seçilir bu mücadele de biter’’ düşüncesinde olan ANAP'ın muhalifleri, Yılmaz adaylık yarışına giremeyince, hareketi başlatmak için düğmeye basıyor.

DYP de ANAP'ta başlayacak bu mücadeleyi görüyor.

Her ne kadar DYP lideri Tansu Çiller, Sezer'i aday gösteren teklife imza koysa da arkadaşları kendisine oy vermediklerini açıktan söylüyor.

Nitekim, dün DYP Grup Başkanvekili Turan Güven de bunu doğruluyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimi, siyasi partilerin iç ve dış mücadelesi ve liderlere karşı güç gösterisine dönüşüyor.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'in adaylık yarışında kulis faaliyeti içine girmemesi, kapalı kalması, görevinden istifa etmemesi de Meclis'te kendisine karşı oluşturulmak istenen negatif havanın güçlenmesine neden oluyor.

Meclis dün ikinci tur oylamayı bu tablo altında gerçekleştiriyor.

X