Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Meyve suyuna lahana ve kereviz girdi, 750 milyon YTL göründü

MEYVE sularındaki rekabetin meyveden sebzeye kayması, 500 milyon YTL olan yıllık pazar büyüklüğünü hızla artırıyor.

Mevcut meyvelere salatalık, pancar, havuç, kereviz, lahana gibi sebzeleri de karıştırarak farklı lezzetler oluşturan firmalar, bu ürünlerle sağlıklı beslenmek isteyen tüketicileri yakalıyor. Böylece pazarın büyüklüğünün 750 milyon YTL’ye çıkması hedefleniyor.

YILDA 500 milyon YTL’lik büyüklüğe ulaşan meyve sularında rekabet artık, meyveden sebzeye kaydı. Pazardaki ürün çeşidini arttırmak için meyve sularına salatalık, domates, pancar, havuç, kereviz, lahana gibi sebzeleri de karıştıran firmalar, bu ürünlerle sağlıklı beslenmek isteyen tüketicileri yakalamaya çalışıyor. Böylece firmalar, geçtiğimiz yıl yüzde 17 büyüyen pazarı, bu yıl 750 milyon YTL’ye çıkarmayı hedefliyor. Meyve suyuna işlenen meyve miktarının toplam 582 bin ton olduğu pazarda yılda 747 milyon litrelik üretim gerçekleştiriyor. Farklı tat ve lezzetlerin karışımı, Türkiye’de kişi başı meyve ve sebze suyu tüketiminin daha şimdiden 8 litreye ulaşmasını sağladı.

REKABET SEBZEYE KAYDI: Arkadaşımız Meltem Kara’nın yaptığı araştırmaya göre, ilk kez 1970’li yıllarda meyve suyu yatırımlarının yapıldığı Türkiye’de artık, portakal, vişne, şeftali gibi klasik tatların yanı sıra, nar, ahududu, ayva, üzüm, ananas gibi farklı tatlardaki meyveler de kullanılıyor. Bu meyvelere ayrıca, havuç, salatalık, pancar, kereviz gibi sebzeler de katılarak ürün çeşidi her geçen gün artıyor. Piyasaya sürülen yeni ürünler, meyve suyu tüketiminin hızla artmasına yol açarken, bunda sağlıklı beslenmek isteyen tükeciler de önemli rol oynuyor. Sektörde, Dimes’in yüksek lif içeriğiyle, formunu korumak isteyenler ile diyabet hastaları için ürettiği ayva nektarı, 8 farklı kırmızı meyveden oluşan ’kırmızı meyveler’ ve kuşburnu gibi ürünleri bulunuyor. Türkiye’de sebze suyunu ilk üreten firma ünvanını alan Tat ise kırmızı sebze ve meyve suylarından oluşan karışımla ön plana çıkıyor. Bu ürün, nar, çilek, domates, pancar gibi kırmızı renkli sebze ve meyveleri içeriyor. Yeşil sebze ve meyve suyu karışımında ise üzüm, kivi, salatalık, elma gibi yeşil sebze ve meyvelerin birleşiminden oluşuyor. Sebze sularında ise domatesin yanı sıra havuç, pancar, salatalık, kereviz, lahana karışımları bulunuyor.

ZEGİNLEŞTİRİLMİŞ ÜRÜNLER: Cappy, C vitamini ile zenginleştirilmiş ’yüzde 100 turunçgiller’ ve demir ve kalsiyum ile zenginleştirilmiş ’yüzde 100 elma-ahududu ve portakal-üzüm’ karışımlarıyla dikkat çekiyor. Aroma son olarak meyve bazlı IceTea ürünlerini piyasaya sundu. Ülker ise Türkiye’de ilk defa 500 mililitrelik ambalajını piyasaya sunacak. Ayrıca, önümüzdeki günlerde, yüzde 100 kategorisine giriş yaparak 5 farklı tatta ürün çıkaracak. Diğer meyve suyu markalarından Oranj, Türkiye’de ilk ve tek gerçek portakal parçacıklı nektarıyla pazarda rekabet etmeye çalışıyor.

YÜZDE 20 PAYA ULAŞTI: Meyve suları arasında en çok tercih edilen klasik ürün şeftali nektarı olurken, onu vişne nektarı takip ediyor. Bu tüketim tercihleri kimi zaman bölgelere göre farklılık gösterebiliyor. Türkiye’nin kuzey bölgesi ekşi tatlardan vişneyi, Akdeniz, şeftaliyi tercih ediyor. Son zamanlarda piyasaya sunulan ve sayıları her geçen gün artan farklı meyve tatlarının ve karışım ürünlerinin payı ise şimdiden yüzde 20’ye ulaştı. Erkek-kadın, genç-yaşlı her kesime hitap eden meyve sularında en fazla tüketimi, 10-49 yaş grubu gerçekleştiriyor.

Yeni ürünlerle içmeye başladık

BİLİNCİN artmasıyla, gazlı içeceklerden meyve sularına yöneliş olduğunu söyleyen Dimes Yönetim Kurulu Üyesi ve Nobel Pazarlama Genel Müdürü Bülent Ozan Diren, "Yeni ve farklı lezzetler denemeyi seven ciddi bir tüketici grubu var. Kimi tüketiciler, klasik çeşitleri tercih etmedikleri için daha önce meyve suyu tüketmiyorlardı. Yeni ürünlerle beraber bu grup da artık meyve suyu içmeye başladı" dedi.

Farklı tatlar benimseniyor

TÜRKİYE’de dünyada olduğu gibi, yüzde 100 ve katkısız ürünlere talebin arttığını belirten Coca-Cola Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Ebru Bakkaloğlu, "Ayrıca dünyada fonksiyonel meyve sularına yoğun ilgi olduğunu görüyoruz. Yeni çıkan ürünlerin her birinde tüketici faydaları göz önünde bulunduruluyor. Tüketici talepleri de bu yönde olduğu için, yeni ürünlerin hızlı bir şekilde benimsendiğini görüyoruz" dedi.

Kişi başına yılda 8 litre içiyoruz

Yılda kişi başına düşen meyve suyu tüketimi 8 litreye ulaştı. Ancak, Avrupa ortalaması 15 litre iken Almanya ve Avusturya’da 40 litre, İngiltere’de 30 litre tüketim gerçekleştiriliyor.

Meyve Suyu Endüstrisi Derneği’nin (MEYED) verilerine göre, Türkiye’de meyve suyuna en fazla işlenen meyve, 282 bin tonla elma oluyor.

Elmanın ardından 65 bin tonla şeftali, 52 bin tonla vişne, 46 bin tonla da nar geliyor.

Suyu için işlenen meyve miktarı ise 582 bin tonu buluyor. Meyve suyu, meyve nektarı, meyveli içecek ve aromalı içecekler 4 grupta toplanıyor.

33 şirket rekabet ediyor pazar yüzde 17 büyüyor

33 firmanın rekabet ettiği meyve suyu pazarı geçen yıl yüzde 17’lik büyüme ile 500 milyon YTL’ye ulaştı.

İhracatın ve tüketimin artması nedeniyle meyve suyu pazarı diğer sektörlere oranla daha hızlı büyüme gösteriyor.

Tüketimdeki artış, elma suyu konsantresi fiyatı ile nar suyuna olan talebin artışına bağlanıyor.

Dimes’in yüzde 26’lık payla lider olduğu pazarda, Aroma’nın yüzde 20 payı bulunuyor.

Sektörde Cappy, Tamek, Pınar, Ülker, Meysu ön plana çıkan firmalar arasında bulunuyor.

Farklı lezzetleri içeren ürünlerle pazara yeni giren Tat’da, hızla payını artırıyor.

Tüketimde Avrupa 10 yılda yakalanacak

TÜRKİYE’deki kişi başına düşen meyve suyu tüketiminin hızla artmasına rağmen hálá Avrupa ülkelerinin çok gerisinde kaldığını söyleyen Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Başkanı Aziz Ekşi, "Bunun en önemli nedenini Türkiye’deki gelir düzeyinin Avrupa ülkelerine oranla düşük olması oluşturuyor. Tüm bunların yanı sıra, meyve suyu üretimi AB’de 100 yıl önce başlamışken, Türkiye’de 40 yıllık bir geçmişe sahip. Yine de, en geç 10 yıl içinde Avrupa ortalaması yakalanacaktır" dedi.
X