Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Market rafında baskıcılığa hayır!

Bu hafta, Helal Gıda Sertifikalandırma Kuruluşu GİMDES, marketlerde domuz eti satışına yönelik son derece sert bir bildiri yayınladı.

“Market rafında domuz etine hayır!” başlıklı bildiride, marketlerde domuz eti satılmasına karşı çıkılıyor ve “Hala neyi bekliyoruz?” denerek mütedeyyin kesim isyana çağrılıyor.


Metin öyle bir kaleme alınmış ki, sanki mahallenin mütevazı kasabında bile domuz eti satılmaktadır ve halka zorla yedirilmektedir:


“Bugün basında çıkan haberlerden de anlaşıldığı gibi domuz eti satışı Müslüman halkın evine, alışverişini yaptığı en yakın noktaya kadar inmiştir. Domuz eti raflarda kolaylıkla bulunabilir hale getirildi! Bu utanç verici bir durumdur. Lütfen artık sessizliğimizi bozalım. Müslümanın helal hayat standardına aykırı bu duruma tepkimizi verelim. Bilinçlenme, şuurlanma arttıkça kimse bize zorla domuz eti yediremeyecektir ve marketlerde satışını yapamayacaktır.”

“Yüzde 99’u Müslüman olan ülkemiz” ezberinden hareketle, bunun hassas bir konu olduğunun farkındayım. Fakat bildiriyi kaleme alan zatlara “Ne münasebetle?” diye sormak isterim. Ne münasebetle tüm ülkeyi, tüm bireyleri kendi durduğunuz noktadan hareketle tanımlamaya ve biçimlendirmeye çalışıyorsunuz? Ha burada arkasında durduğum şey domuz eti değil, çeşitliliğe ve farklılıklara yer açılması, varlıklarının kabul edilmesi, tanınması gerekliliğidir. O farklılık yüzde 1’lik bir nüfusa işaret etse dahi.


Benim mahallenin afili marketinde domuz eti satılıyor. Şarküteri reyonunun ayrı bir bölümünde, kocaman kocaman etiketli uyarılarla ve sıkı sıkı mühürlenmiş ambalajların içinde. Dolayısıyla GİMDES’in kelimelerini kullanacak olursam, “haramdan en azami sakınan Müslümanlar”ın dahi inançlarına halel getirecek bir durum yok market rafında. Ama zaten burada tahammül edilemeyen o ürünün utanıp sıkılmadan rafa çıkması, etikette ‘domuz ürünü’ yazması. Okuması bile dinden çıkaracakmış gibi...


Her yerde, her alanda karşımıza çıkan tek tipleşme talebi, market raflarına kadar tırmanmış durumda. Ötekine tahammül, Kaf Dağı’nın ardında kalmış bir masal.



http://twitter.com/alısveriscadisi


Yazarın son yazıları


#09 Eylül 2013 Kağıt neşriyatı bırakıp dijitali nasıl sevdim
#23 Ağustos 2013 AVM HİKAYELERİ
#16 Ağustos 2013 Tekstil kimyasallarından nasıl korunmalı?
#26 Temmuz 2013 Haftasonu parklara gidin bir takas pazarı mutlaka vardır
#18 Temmuz 2013 Yedikule bostanının yaşamasına izin verin market yerine bostandan alışveriş yapalım


YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>

X