Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Álem buysa kral malûm

Adrenalin meraklısı, risk almayı spor bellemiş, göbeğini Banu Alkan’dan hayde hayde başarılı bir şekilde içine çekmeye muktedir, en bi’ eşkenar üçgen vücutlu, Başbakan’la "delikanlılık" áleminden eski tanış Devlet Bakanımız Kürşad Tüzmen’in Ayşe’ye (Arman) verdiği ibretlik röportajı takip ettiğinizi umuyoruz?

Berber koltuğunda saç kestirirken kestiği ahkámlar olsun, kardeşi Tüzmen’in kovboy çiftliğinde çekilmiş klibine destek çıkmak için yaptığı davudi vokal olsun, her hareketini bir yandan karnımızı tuta tuta gülerek, bir yandan derin tefekkürlere dalarak izlediğimiz, nev-i şahsına münhasır, enteresan ötesi bir kişilik kendileri malûm...

Bugünlerde Tüzmen, gündemin tepesine bağdaş kurmuş Oturan Boğa durumda ki insan, sinir gazı niyetine başka ne ister diye sorasım var müsaadenizle...

Kürşad Bey’in, bizim gazetede "kadınlar konusundaki sabıkasının kabarıklığı" ile böbürlendiği sırada: A-a-aaa???

Bir de baktık ki, Vatan gazetesi, Bilal Çetin’in ele geçirdiği Başbakanlık ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (DDK) murakıp raporunu manşetten görmüş!

Sabıkayı an, çomağı hazırla!

Efendim, meğerse BDDK, raporda Tüzmen’i, Yönetim Kurulu’nda yer aldığı Eximbank’tan EGS Dış Ticaret’e 64 trilyon lira usulsüz kredi vererek Hazine’yi zarara uğratmakla suçluyormuş.

Tüzmen dışındaki dokuz yönetim kurulu üyesi hakkında TCK’nın 508 ve 510. maddelerinden (Beş yıla kadar hapis istenen emniyeti suistimal maddesi) derhal dava açılması istenmiş.

Anayasa’nın 83. maddesine göre, dokunulmazlığı olduğu için Tüzmen hakkındaki karar, Başbakan’ın takdirine bırakılmış.

İki kere sözlenip bir kere nişanlandıktan sonra, kadınlara 30 santim uzakta durmayı beceremediği için (Niyeyse bu dirsek mesafesi gayreti artık?) anacığından helal süt emmiş, ince bilekli, sıfır kilometre kız (Murarrire bu noktada galiz bir üsluba sardırmamak için burnundan aldığı derin nefesleri itinayla ağzından vermeye çabalar...) bulmasını isteyen ve validenin bulduğu üç adayı aynı gün görmeye gidip, "içinin ısındığı" biriyle tek bir yemek yedikten sonra evlenen Tüzmen’in kadınlarla ilgili fikriyatı hakkında Başbakan ne düşünüyor bilemiyoruz. Kaldı ki umursamıyoruz.

Karısı bunları okuyup yine de kocacığıyla gurur duyuyor olsa gerek; vardır öyle bir kadın modeli maalesef; Allah birbirlerine bağışlasın, ona da diyecek bir şey yok.

Beni daha ziyade, Tüzmen’in Ayşe’ye siyasete girişiyle ilgili söyledikleri ilgilendiriyor: "(Tayyip Bey) Haberler, mesajlar gönderiyordu. Ben kendisiyle birebir görüşmek istedim, dedim ki ’Kimse olmayacak, sadece ikimiz; ben bir takım sorular soracağım ve o sorularıma cevaplar alacağım, ona göre karar vereceğim.’ O da bu álemden geldiği için davranışlarımız benzer. Delikanlılık álemi... Biz hálden anlarız. Bizi yol görmüş insanlar olarak tanımlarlar..."

Şimdi gel de Tüzmen’in ne sorduğunu ve ne cevap alıp neye güvenerek siyasete girdiğini ve bakan makan olduğunu merak etme!

Yol görmüş insanlar olarak yolsuzluk nedir onu da bildiklerini varsayıyor, Allah’ın, Başbakan’ın ve Tüzmen’in, Tüzmen’in "sırtında paraşüt, altında tente var"mış gibi güven içinde hissetmesini sağlayan muhabbetlerini artırmasını diliyoruz.

Tayyip Bey, delikanlı adamdır, birlikte yol aldığı yoldaşlarına nasıl arka çıktığını, zaten Unakıtan örneğinden, biliyoruz. Beraber yürüyün siz bu yollarda; siz yürüyün, biz bakıyoruz...

Álemde başarılar, nice kabarık sabıkalar dileriz. Nasılsa sicile işlenmiyor...

Rrrrröööhhh!!!
X