Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

La Bella Otel, Park Fora, Akrep Nalan, Melek Boz ve İstanbul’da geceler, gündüzler, kışın da çok hareketli

Tam 35 yıl yaşadığım İstanbul’a, korkarak gideceğim hiç aklıma gelmezdi.

Vallahi zorla gidip, işimi gördükten sonra da hemen dönüyorum. Kışın maddi ve manevi sıkıntı. Bir kere havaalanından ulaşacağınız yer neresi olursa olsun, 50 ila 90 lira taksi parasını gözden çıkaracaksınız. Bir de trafik feci. Haaa çok eşim, dostum var. Arabasını da şoförünü de yollar. Ama insanlara, pek yük olmayı sevmem. Neyse. Bu kez çok sevdiğim ve değer verdiğim bir dostum, mide ameliyatı geçirdi. Geçmiş olsun demek için, koşturarak gittim. Hazır gitmişken de trafik ve karın, müsade ettiği ölçülerde, birkaç kapının ipini çektim. Hastane çıkışı Nişantaşı’nda, sevgili Melek Boz’a rast geldim. İstanbul ve Bodrum’da elitler, Melek’i çok iyi tanırlar. Eğlence hayatının nabzını, elinde tutan, kendi adını verdiği balık lokantalarıyla ünlüdür. Ha bu arada İzmirlidir. Bir süredir New York’ta yaşıyordu. Dönmüş ve yeniden eğlence dünyasının içinde yer almaya karar vermiş. Nişantaşı’nda, Mertol Tamtabak’ın sahibi olduğu Venge Kebap’ın alt katında, Sarraf adlı bir meyhane açıyor. Melek’in mezeleri harikadır. Bir daha gittiğimde mutlaka uğrayacağım. Daha sonra, City’s için de sevgili İzzet’in (Çapa) Limonata’sında, Ali Sayar ile buluştum. Sevgili Cenk, Kıbrıs’taydı. Cenk’le bir aydır Kuruçeşme Sortie içinde bu akşam hizmete girecek olan My Pavyon ile uğraşıyorlarmış. Bir de ortakları Sabih Totah. Kadro değişmiş. Afet’in yerine, Oya Aydoğan başlıyor. Bir de muhteşem bir Rus Revüsü. İlk benden duyun...Bu arada Ali, Sibel Can’ın, Günay’daki son galasına gitmiş. Yakın arkadaşlar Sibel ile... Yıkıp geçmiş Sibel yine. Yazın hep Ali’nin, Türkbükü’ndeki ‘Beş Oda Oteli’nde kalmıştı. Çoluk, çocuk. O nedenle, Sibel ile Ali’nin arasında su sızmıyor. Bu aralar Sibel, Miami’de okuyan oğlu Engin Can’ın, yanına dinlenmeye gidecekmiş.

Öğretim üyeliğinden otelciliğe

Gitmişken, 15 yıldır tanıdığım ve sevdiğim bir arkadaşımın da gönlünü aldım. Adı, Apdülkadir Özecelik. Kadir Has Üniversitesi’nde, 36 yıldır da öğretim görevlisi. Hocalık yapıyor. Geçen yıl ülkemizde yapılan 2010 Dünya Basketbol Şampiyonasını da düzenleyen, en önde organize eden kişi. Yıllardır da pek çok otele CEO’luk yaptı. Genelde butik ve tarihi otellerle çalıştı. Şimdi de Galata’da kendi otelini açtı. Harika bir yer yapmış. La Bela Hotel.  27 odası var. 5 yıldızlı otel ayarında. 100 yıllık tarihi bir bina. Terasından ve pek çok odasından, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii olmak üzere, Kız Kulesi’nin her tarafını görüyorsunuz. Konum itibarıyla da hayli merkezi. İstiklal Caddesi’ne yakın. Dilerseniz, 150 metre uzaklıkta bulunan metroyu kullanarak, birçok tarihi alan ve alış veriş merkezine çok kısa sürede ulaşabilirsiniz. Fiyatlarına gelince, 90 - 100 Euro arasında. İlgilenenler için iletişim adresi ise şöyle;
Telefon: (0212) 243 75 25 (pbx)
www.galatalabellahotel.com

Akrep Nalan, balıkta bir klasik; Park Fora

İstanbul’da, sevdiğim arkadaşlarım arasında yer alan Feza Fırat ve kızı Başak ile görüştüm. İstanbul gece yaşamını, çok iyi bilenlerdendir Feza. Bağdat Caddesi’ndeki, artık efsaneleşen Dijon Bistro Bar’da, Akrepli geceler başlamış. Daha doğrusu uçaktaki olay, Akrep Nalan’a uğurlu gelmiş. Hani kilosu nedeniyle, Bodrum-İstanbul uçuşu yapan THY uçağında, acil çıkış kapısının önünde oturduğu için, yeri değiştirilmişti ya. Hemen magazin gündemine oturmuştu. Bir süredir çalışmayan sevgili Akrep Nalan, perşembe geceleri kasıp, kavuruyormuş Dijon’u. Ben de sahnesini çok beğenirim. Bu arada Dijon, açıldığı günden bu yana İstanbul’da lezzet ve eğlencenin, kalbinin attığı yerlerden biridir. Telefon: (0216) 384 70 07. Akşamüzeri Ali ile tekrar buluştuk. Kışlık Sortie’yi gezdirdi. Çok güzel olmuş. Bir daha gittiğimde geniş yer vereceğim. Bu arada, yolumuzun üzerinde olan benim favori balık restoranlarımdan Park Fora ile ilgili anılarımız tazelendi. Rahmetli Osman Yağmurdereli, Sibel Can, Süper Star Ajda Pekkan, Seda Sayan, Vedat Bayrak, Mesut Yar, Deniz Seki hepimizin iş görüşmelerindeki, ortak noktamızdı. Ben ‘Yaşanmış Şehir Hikayeleri’ adlı kitabımın, tanıtım kokteylini de burada yapmıştım. Patronlardan sevgili Ali Rıza Yılmaz iyi arkadaşım. Diğer ortak İlhan Çulha’yı da tanırım. 15 yıldır aynı kaliteyi vererek, artık klasikleştiler. İstanbul’a yolunuz düştüğü an, gidebileceğiniz, şık ve kaliteli balık lokantalarından biridir, Park Fora. Önerilerim arasında ise; Lakerda, levrek marine, somon marine, rokfor peyniri salatası, uskumru çirozu, çerkez balığı, fora karides, mevsimine göre kabuklu deniz mahsulleri ve balık köftesi kaçmaz. Zengin de bir şarap kavı var. Telefon: (0212) 265 50 63

Boğaz’a karşı kebap; The Kebap

Ali ile o gece, canımız et ve kebap istedi. Ben İzmir’de, pek kebap yiyebileceğim yer bulamadım. Haa bir Karşıyaka’da Köşebaşı var. O gün de Etiler’deki, Köşebaşı’na gitmek istedik. Ama Ali’nin, Taksim’de bir işi olduğundan, Gümüşsuyu’nda, eski Pucci’nin yerine açılan, The Kebap’ta aldık soluğu. Burası Best FM’in patronu, sevgili Emrah Hattat’ındı. Sonrasında baktı ki, eş, dost ağırlamaktan para kazanılmıyor. Devretti. Pucci İtalyan’dı. Şimdi kebap ve steak. Boğaza karşı. Harika bir manzara var. İşin başında da Köşebaşı’ndan tanıdığımız, sevgili Ali Ekber Gökdeniz de var. Henüz açılalı 5 ay olmuş. Mönüyü şef Rıdvan Aksoy hazırlıyor. Herkes bir Nusret tutturmuş gidiyor, ama sıra beklemek, rezervasyon yapmak bana ağır gelir. Ayrıca The Kebap&Steak başarılı. Manzara yeter. Steakler servise çıkmadan, dry age yöntemiyle 28 gün dinlendiriliyormuş. Bir de çok özel sosları var. Sır... Öğle yemekleri için de uygun. Rahatlıkla iş görüşmelerinizi yapabilirsiniz.
Tel: (0212) 293 67 32 - 293 67 60 www.thekebapistanbul.com

Bir Dakika

Haydi LÖSEV’e desteğe

Ankara, İstanbul ve Bursa’da hayata geçen, Lösemili Çocuklar Evi’nin, İzmir’de de hayata geçirmemiz biraz da bizlerin katkılarıyla olacak sevgili İzmirliler. Bireysel ya da kurumsal desteklerinizle. 21 Ocak Cumartesi günü, yani bugün, Lösemili Çocuklar Evi ve ihtiyaçları konusunda yapılacak gönüllü toplantıdan önce ben sizlere, üretim atölyesi ile ilgili ihtiyaçlar listesini de yayınlıyorum. Haydi bakalım; 2 adet tablalı (masalı) ev tipi dikiş makinesi, 2 adet sanayi tipi düz dikiş makinesi, 1 adet ev tipi overlok makinesi, mini el dikiş makinesi (4 adet), 2 adet büyük masa, Çok sayıda malzeme ve ürünler için kapaklı&raflı dolap, ürün sergilemek için vitrin, ütü, ütü masası, sandalye, çok yer kaplamayacak koltuk takımı, beyaz çalışma önlüğü (laboratuvar önlüğü). Genel ihtiyaçlar ise; bilgisayar-PC (5 adet), buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, çamaşır kurutma makinesi, ocaklı fırın (2 adet, doğal gaz uyumlu), su sebili (3 adet) LCD TV, DVD, projeksiyon cihazı, fotokopi, printer cihazı, faks makinesi, telsiz telefon (4 adet). İletisim; www.losev.org.tr              losev@losev.org.tr
SEN DE KANSERE DUR DE! Gönüllü ol..
Bağışlarınız için tüm bankalardan LÖSEV 0660 hesap numarasına havale ücreti ödemeden 1 TL bile bağışlayabilirsiniz.
SMS yoluyla bağış yapmak için 3406’a SMS gönderebilirsiniz. Her bir mesaj bedeli 10 TL + 2 SMS’dir.

Nokta

EXPO 2020 logosunu hiç ama hiç beğenmedim

Fazla dolaştırmayacağım. EXPO 2020 logosu çok basit, sıradan. Hatta verin ilkokul çocuklarına boyalı kalemleri, yapsınlar size bir çöpten adam. O logonun neresi İzmir’i çağrıştırıyor? Yetersiz, sıcak ve etkiliyeci hiç değil. Beğenmedim, hem de hiç. Vizyon sahibi Mehmet Özgener dostum ve de sayın değerli Valim M.Cahit Kıraç bilginize...

X