Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kurtula kurtula kurtulamadık...

<B>TÜRKİYE’</B>nin zamanının çoğu <B>kendi başbakanından kurtulma</B> çabasıyla geçiyor.

İlk bir-iki yıl sorun çıkmıyor. Sonra Türkiye, başına gelenin farkına varıyor, kendi başbakanından kurtulmaya çalışıyor.

Kurtulamıyor.

Kimi zaman tanklarla gelip başbakanı alıp götürüyorlar.

Türkiye seviniyor.

Derin nefes alıp ‘Oh kurtulduk...’ diyor.

Bir süre sonra bu sefer kurtaranlardan kurtulmak için çırpınıyor Türkiye.

Bu böyle sürüp gidiyor.

*

Bizler aslında iktidarlardan, hükümetlerden, başbakanlardan kurtula kurtula kurtulamadık.

En çok yaptığımız iştir kurtulmak.

Kurtulamayabilirdik.

Bu yüzden gelenlerin sevincinden çok gidenlerin sevincini yaşar memleketimiz.

Bunda elbette toplumun kimleri seçeceğini bilmemesi en birinci etkendir.

Diyelim ki bu kalitesiz-çürük-çarık çamaşır makinesi seçip almaya benzer. Renkleri ağartıp beyazları kirlettiğinde ve fişi takınca titreyerek banyodan salona doğru yürümeye başladığında anlarsınız.

Kurtulmak istersiniz.

Ama kurtulamazsınız.

*

Türkiye, zamanının çoğunu iktidarlardan ve başbakanlardan kurtulmaya çalışarak geçiriyor.

Kurtulmak istediklerimizin gelişleri çabuk oluyor.

Ama kurtulmak yıllar alıyor.

İşte yine bir ‘kurtulma süreci’ başladı.

Başbakan da bunun farkında olmalı ki, önceki gün ‘Biri düğmeye bastı’ diyordu.

Gerçi ben de farkındayım.

Renkler solup beyazlar kirlenirken, işadamları, aydınlar, AKP’nin yağcısı yazarlar, işadamları, hatta kendi partilerindeki bakanlar-milletvekilleri döndüler.

Niçin?..

Çünkü ‘kurtulma süreci başlamıştır.

Ancak kurtulmak kolay değildir.

Bizler bu ahmak kafalarımızla kurtulmaya değil, kurtulmaya çalışmaya mahkûmuz.

Kurtula kurtula kurtulamıyoruz...
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI