"Özgür Bolat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Özgür Bolat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Özgür Bolat

Kürt açılımında Başbakan’ın liderliği

“Dünyanın en tehlikeli işi nedir?” diye sorsam, herhalde söyleyeceğiniz en son şey liderlik olur.

Martin Luther King, Abraham Lincon, John Kennedy, Benazir Bhutto, Che Guevara, Hz. İsa, Hz. Ali gibi birçok lider, bu yolda hayatını kaybetmiştir. Liderlik tehlikelidir.

 

Bu tehlikeyi sadece davasına inanan kişiler göze alabilir. Doğru hareket etmezlerse, risk kaçınılmazdır. Bu risk Başbakan için daha da büyüktür çünkü Başbakan kendisini tek otorite olarak kabul etmektedir. Onun için Başbakan, Kürt açılımı sürecini çok iyi yönetmelidir.

 

SORUNUN OLGUNLAŞMASI

 

Kürt açılımı, Atatürk’ün reformlarından sonraki en büyük sosyal değişim olacaktır.

 

Toplumun bir değişimi benimsemesi için sorunun ‘olgunlaşması’ gerekir.

 

Yani, herkes tarafından Kürt sorununun bir problem olarak algılanması ve bir çözümün talep ediliyor olması gerekir.

 

Sizce bu konu yeteri kadar olgun mu? Kesinlikle hayır.  Toplum için en önemli konu bu mu? Hayır.

 

Kadınların oy kullanması ve Amerika’daki ırk ayrımcılığının sonra ermesi yüzyıllar almıştır.

 

Başbakan’ın yapması gereken ilk liderlik davranışı, bu konuyu olgunlaştırmak olmalıdır. Bu sorunun olgunlaştırılmadan, bu kadar hızlı bir şekilde çözüm aranması büyük hatadır.

 

Bir sorun nasıl olgunlaştırılır?

 

SORUNLARI KİŞİSELLEŞTİRMEME

 

Sosyal sorunun olgunlaştırılması için ilk önce, sorunun kişiselleştirmemesi gerekir.

 

Amerika’nın Vietnam’daki başarısızlığının bir sebebi, Başkan Johnson’un konuyu kişiselleştirmesidir.

 

Eski Roma krallarının yanlarında her zaman bir adam bulunur ve krallara bir gün öleceklerini hatırlatırlardı. Bunun amacı, kralların otoritelerinin eseri olup, sorunları kişiselleştirmemelerini sağlamaktı.

 

Başbakan, maalesef sorunu kişiselleştirme yolunda. “CHP’ye ve MHP’ye sizle ve ya sizsiz bu iş olacaktır,” demektir.

Böyle devam ederse, asıl sorun Kürt sorunu değil, Başbakan’ın kendisi olacaktır.

 

İyi bir lider, her zaman toplumun ilgisini soruna yöneltir. Kendisi problem olmaz.

 

Lider, sorunla ilgili ortaya çıkan farklı fikirleri bir orkestra şefi gibi yönetir. Kendisi sorun olduğu zaman, bunu yapamaz.  Asıl sorundan uzaklaşılır. Bir liderin yapacağı en büyük hata budur. Başbakan bu hatayı yapmaktadır.

 

DTP’NİN HATASI

 

DTP’deki bir grup da aynı hatayı yapmaktadır. Sorunu Kürt sorunu olmaktan çıkartıp, Abdullah Öcalan sorunu yapmaktadır. Asıl sorundan uzaklaşmaktadır.

 

Onun sürece dahil edilmesi konusunda, o kadar ısrar etmektedir ki sürecin önünü kapatmaktadır.

 

DTP’nin Apo’ya olan bağlılıklarını sorgulaması gerekir. Türk toplumu, bebek katili olarak gördüğü Apo’yu ve önerilerini kabullenmesi mümkün değildir.

 

DTP’nin bu gerçeği kendileri için zor olsa da kabullenmesi gerekir. Bu bağlılıktan kurtulmadan, çözüm üretemezler. Tahminim hiçbir DTP’li bu konuyu tartışacak ve açıkça gündeme taşıyacak kadar cesur değildir.

 

Sonuç olarak, Başbakan vizyonunu açık şekilde belirtip, sorunu olgunlaştırmanın yolunu aramalı.

 

Bu nasıl olmalı konusundaki fikrimi Perşembe günü yazacağım.

X