"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Kopenhag Kırıtanları

HAYATIMIN şu ana kadarki bölümünün en mutlu gününü 17 Mayıs 2000’de Kopenhag’da yaşadım. Malum, Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı kazandığı Parken Stadı’nın harcı bu şehirde karıldı.

Kopenhag ayrıca, iki kez takılıp şahane zamanlar geçirdiğim rock festivali Roskilde için de merkez üssüdür.

Bu uzak kuzey şehrini sevmem için “yeter de artar” türden iki sebep.

Şimdi gelelim Kopenhag’ın beni şimdi durup dururken niye tırmaladığına.

Liderler (Ben bunların liderliğinde bilmediğim şehirde adres bile aramam o ayrı; lidermiş pöh!) Kopenhag’da buluşup yalandan bir İklim Konferansı düzenleyip hiçbir yere varamadan dağıldılar.

* * *

“Kestane, gürgen, palamut; sal karbonu derdi unut” noktasında anlaşmaktan öteye gidemeyen ve dünyaya bir kımıl zararlısı kadar bile fayda sağlamayan kitlenin verdiği zararı ise Telegraph Gazetesi’nden Andrew Gilligan çok net ortaya koydu.

Andrew biraderimin haberine göre Kopenhag’daki “İklim Konferansı”na gelenler normalde günde 12 adet limuzinin gezdiği caddelere binlerce ‘limo salınımı’na yol açmış.

Danimarka’daki limuzinler yetmemiş, Almanya ve İsveç’ten limuzin filoları getirilmiş kente.

Bu süreçte 140 özel jet, yolcu taşımış Kopenhag’a.

Havaalanının parkı yeterli olmadığı için, yolcuyu bırakıp İsveç’e filan uçup orada beklemiş bir de jetler.

Beyzadenin işi bitince gelip alacak.

Futbol tabiriyle insan “olayların gelişine vurmak” istiyor bazen! Hem de Bruce Lee ruhuyla, zıbonk diye!

* * *

Neticede Andrew biraderim hesaplamış. 20 bin küsur kişinin Kopenhag’da buluşup, konuşup dağılması Middlesborough boyunda (Balıkesir kadar diyelim mesela) bir kentin “karbonlaşmasına” denk zarar üretmiş.

Faydanız yok bari zararınız olmasaydı; ah paranın ve iktidarın gücüne tapınan güçsüzler.

Kopenhag’dan ne istediniz?

* * *

“Kopenhag Kriterleri”ni bilirdim bir, bu lider aranjmanının iki adet saksı ile süslenmiş masa başındaki kurtlu hallerini görünce “Kopenhag Kırıtanları”nı da tanımış oldum.

Memnun oldum mu peki tanıdığıma?

(...)

Siz benim ağzımı bozmaya mı çalışıyorsunuz allasen?

X