Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Köpekle Mantar Avı!

Geçtiğimiz hafta bir sonbahar masalı yaşadım.

Bu masal İtalya’da Toscana’nın kuzeyinde Piedmont bölgesinde, tepelerden aşağıya inen sıra sıra üzüm bağlarının nefes kesen pastoral manzaralarında yaşandı. İyi yemek peşinde tüm Türkiye’yi ve dünyayı gezen, damağına düşkün bir grup, bu sefer de bu bölgeye, beyaz trüf toplamaya gittik.
Farklı bir aroması ve inanılmaz etkileyici bir tadı olan trüf çok nadir bulunan ve değerli bir mantar türü. Beyaz trüfün dünyada en fazla yetiştiği yer de bu bölgede Alba şehrinin civarındaki köyler olunca, lezzet peşinde koşan insanlar ekim, kasım aylarında bu bölgeye akın ediyorlar.

ÇIKTIK BAHÇELERE BAĞLARA

Biz de aldık yanımıza eğitimli av köpeklerini çıktık bahçelere, bağlara... Köpeğimiz keskin koku alma duyusuyla bize mantarın bulunduğu yeri gösterince, biz de elimizde minik kazmalarla trüfü parçalamadan çıkarmak için toprağı özenle kazdık. Bu arada toprağın altındaki trüfü daha rahat bulabilmek için aromaların yoğun hissedileceği gece yarısından sonra, ya da sabah erken saatler tercih ediliyormuş.

DEĞERLİ LEZZETLER

Sonuçta hepimiz birer küçük parça mantar çıkartmayı başardık. Demeyin ki o kadar yolu bir parça beyaz trüf çıkartmak için mi gittiniz?! Ekşi maya, sarımsak ve rutubet karışımı bir tada sahip olan trüfün kilosu altınla eşdeğer. Makarnaların üstüne ancak 2-3 gr rendeleniyor!
Gastronomik açıdan değerli lezzetlerin yetiştiği bu bölgenin tüm dünya tarafından bu kadar ilgi görmesinde Slow Food hareketinin de büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Slow Food, 150’den fazla ülkede bulunan destekçisiyle hızlı yaşam ve Fast Food yeme alışkanlığının tekdüzeliğinin aksine, iyi, adil ve sağlıklı yemeğin zevkini toplumlara aşılamayı amaç edinen bir hareket. Yerel tatların ve geleneklerin farkındalığına varmak isteyen destekçileri de lezzet peşinde dünyanın dört bir yanını geziyorlar.
Bizde hiç yok mu böyle özel mantarlar ?
Olmaz olur mu! Sadece pazarlamayı, dünyaya tanıtmayı bilmiyoruz. Bizim de ilkbahar aylarında kıyı topraklarımızda yetişen Morel (kuzugöbeği) mantarımız gastronomi dünyası için çok değerli. Fransız mönülerinde sıkça adı geçiyor, fakat çoğumuz henüz ismini bile bilmiyoruz. Geçenlerde öğrendim ki Muğla’da bu mantarın tanıtılması için festivaller düzenleniyor,bilimsel tartışmalar ve tadımlar yapılıyormuş. Nisan’da 5.’si düzenlenmiş Yeşilüzümlü Kuzugöbeği Mantar Festivali’nin. Bravo! Bir sonraki festival için şimdiden yerimizi ayırttık bile!

Kadınlara futbolu sevdiren Alex!

Alex’in gitmesi beni çok sarstı. Sanki ailemden biri ayrıldı gitti gibi. Bırakın şiir gibi futbol oynamasını, karısına olan sevgisi, bağlılığı, insanlığı, centilmenliği, olgunluğuyla adam gibi adamdı. Bu özellikleriyle kadın erkek demeden kendini herkese o kadar sevdirmiş ki, takımdan ayrılması büyük protestolara sebep oldu. Bütün taraftarlar evinin önüne yığılıp saatlerce “gitme, başkan ol” diye futbolcuya yalvardı.
Bence Aykut da Aziz başkan da yanlış yaptılar. 2-3 hafta önce heykelini diktikleri adamı bugün ne oldu da 15 dakikada takımdan gönderdiler anlamak mümkün değil. Saygısızlık varsa gerekli uyarılar yapılsın ama böyle bir futbolcuyu takımdan çıkartmak için sadece telefonu ile meşgul olması ve bacak bacak üstüne atması yeterli mi? Yoksa derininde başka sebepler mi var anlayamadım…

İstanbul Moda Haftası Başlıyor !

Haftanın en çarpıcı aktivitesi hiç kuşkusuz İstanbul Fashion Week!
10-13 Ekim tarihlerinde İstanbul Modern’in yanındaki Antrepo 3’te aralarında Dilek Hanif, Deniz Kaprol, Atıl Kutoğlu,Zeynep Tosun, Gamze Saraçoğlu gibi iddialı isimlerin de defilelerinin gerçekleşeceği moda dolu günler başlıyor. Gündüz şovlar, defileler akşam davetler, partiler...
İstanbul’u hareketli günler bekliyor.

X