"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Komplo ve gerilim

SİVİL darbe önlendi! Nedir o sivil darbe? Faiz lobisi ve dış destekçileri sokakları savaş alınana çevirerek hükümeti devirmek istemişler, işte bu önlenmiş.

Bunu savunanlar zamanlamaya dikkat çekiyorlar: Ne zaman faiz yüzde 5’e düştü, işte o zaman düğmeye bastılar, kontrol ettikleri iletişim kanallarıyla işaret verdiler, olaylar patladı, faiz yükseldi.
Dahasını, dünkü Yeni Şafak birinci sayfasında yazdı “Soros ve faiz lobisi yaptı!” diye.
Çok ilginç değil mi? Kemalist kesim yıllarca “Soros’un çocukları”nın nasıl Erdoğan ve AKP’yi desteklediğini söyleyip durmuşlardı; demek ki şimdi komplo rolleri değişmiş!

KİM DÜĞMEYE BASTI?

Olaylar yüzünden faiz ve dövizin yükseldiği, bundan da o sektörün kazançlı çıktığı doğrudur. “En çok kime yaramışsa o yapmıştır” şeklindeki komplocu mantıkla düşünürsek faiz lobisi “düğmeye basmış” olabilir...
Fakat, olayların kendisine bakarsak “düğmeye basan”ın kim olduğunu daha net görebiliriz.
30 Mayıs Perşembe sabahına kadar Gezi Parkı gösterileri, Türkiye’de zaman zaman gördüğümüz olağan çevreci gösterilerden biriydi... Sayılarının daha da azaldığı, çoğunun da uykuya daldığı sabaha karşı saat 05.00’te polis akıl almaz bir biber gazı hücumu yaptı, göstericileri sürükleyip, toparlayıp, çadırlarını yaktı...
Sonradan Başbakan Yardımcısı Arınç’ın ve İstanbul Valisi Mutlu’nun özür dilediği bu ölçüsüz güç kallanımı, bu şiddet, geniş kitlelerin tepkisini tetikledi, sokaklar, meydanlar böyle dolmaya başladı.
“Düğmeye basan” hükümetin emrindeki polisin bu şiddetidir; ne faiz lobisi ne dış güçler... Faizin, dövizin yükselmesi, faiz lobisinin kazançlı çıkması bir “sonuç”tur. Sebeplerle sonuçları karıştırmamak gerekir.

KOMPLO KÜLTÜRÜ

Kemalist kesim ve askerler “türban”a nasıl bakmıştı? Türban bu kadar yaygın olduğuna göre bunun sosyolojik ve sosyal psikolojik sebepleri olmalıydı, değil mi? Hayır, komplo sandılar, “kökü dışarıda irtica” diye baktılar. “Amerika’nın Ilımlı İslam Projesi” dediler. 28 Şubat’ın gaddarlığı toplumsal tepkiyi büyüttü, AKP gelişti... Tamamen sosyolojik.
Fakat AK Parti iktidarı da şimdi toplumsal olaylara aynı komplo zihniyetiyle “faiz lobisi, Soros, teröristler, anarşistler” diye bakıyor...
Halbuki, borsaya bakın, ne zaman “hükümet sert davranacak, olaylar tırmanacak!” diye endişe doğmuşsa borsa düşmüş, faiz ve döviz yükselmiş, bu durumun “sonucu” olarak faiz lobisi kazançlı çıkmıştır.
Başbakan yumuşak sözler ettiğinde borsa toparlamıştır.

GERİLİMİ TIRMANDIRMAK

Sayın Başbakan Adana ve Ankara konuşmalarında da “faiz lobisi, teröristler, anarşistler” kavramlarını vurguladı. Elbette  “terörist, anarşist, vandal, marjinal” gruplar var; yaptıkları korkunç tahribat da ortada...
Fakat bir de şiddetten uzak duran, sadece siyasi muhalefet yapan geniş kitleler var.
Bu toplumsal tablo karşısında Başbakan ve arkadaşları hayati derecede önemli şu sorun üzerine odaklanmalı: Marjinal gruplar her zaman iktidara karşı eylemler yapardı, eylemleri de marjinal kalırdı... Şimdi büyük kitleleri sokağa döken duygu birikimi nedir? Hangi dışlanmışlık, bastırılmışlık algısı onlarda bu protesto duygusunu biriktirdi?!
Marjinal ve saldırgan grupları tecrit etmenin yolu da bu geniş kitleyi anlamak ve kaygılarını gidermektir.
Kitlelerin duygularını anlayıp yatıştıracak yumuşak yaklaşımlar, uzlaşmacı politikalar gerekirken “güç gösterisi” olarak mitingler düzenlemek, karşı-tepkiyi körüklemek ülkedeki gerilimi tırmandırmaktan başka neye yarar?! Gerilimin tırmanması ülkeyi nerelere sürükler?! Başbakan bunu çok iyi düşünmeli.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI