"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Komplo mantığı

MÜKEMMEL bir komplo teorisi: Gezi Parkı olayları patlak verdiğinde penguen, yemek veya doğa programları yayınlayan medya, insanların sosyal medyaya yönelmesini sağlayarak iktidara karşı girişilen sivil darbeyi destekledi!

Teorinin sahibi AK Partili akademisyen şöyle anlatıyor:
“Penguen belgeseli yayınlayarak ‘sahih bilgilerin’ aktarılmasını engelleyerek işi kızıştıran medya da sivil darbe girişimine ortak olmuştur. Penguen belgeseli, yırtıcı hayvanlar âlemi, musiki dünyası gibi yayınları yapanlar Gezici lobisine hizmet ettiler.” (Taraf, 23 Haziran)
Teoriyi geliştirebiliriz; dış güçlere, Soros’a, faiz lobisine kadar...

KARL POPPER ANLATIYOR

Çağımızın büyük bilim felsefecisi Karl Popper, komplo mantığının ne menem bir şey olduğunu anlatırken bir örnek verir: Vahşi bir cinayet işlenmiş, A gazetesi bunu iç sayfalarda küçük bir haber olarak vermiştir. Fanatik bir Marksist’e göre, bu burjuva gazetesi kapitalist toplumun krizini örtmek için olayı küçük, önemsiz göstermiştir...
Fakat B gazetesi büyük bir haber yapmış... Bu burjuva gazetesinin de amacı, insanların dikkatini sömürüden, sınıf savaşından böyle adi vakalara çekmektir!
Popper, komplo teorilerinin insanları nasıl araştırma ve bilgiden mahrum bıraktığını anlatır.
A ve B gazetelerinin okuyucu kitlesi olamaz mı? Cinayeti haber yaparken ideoloji hiç akıllarına gelmemiş olamaz mı? Siyasi gazeteyle magazin gazetesinin cinayet haberine bakışı aynı olabilir mi?... Falan...

ZİHNİMİZDE TAHRİBAT

Komplo teorileri zihnimizde iki tahribat yapar:
Bir: Kışkırtıcı bir dehşet ve savunma duygusu düşüncemize hükmeder. Kutsal bildiğimiz bir değerimize karşı düşmanlar tuzak kurmuş, savunmaya geçmeliyiz... Su uyur düşman uyumaz... Dört yanımız çevrili... İç ve dış güçler...
İki: Karmaşık olguları araştırarak anlamaya ve ona göre davranmaya çalışmaktan alıkoyar, düşmana karşı mücadele psikolojisi egemen olur. Siyasete anlayışsızlık ve sertlik hâkim olur. Gerilim ve kutuplaşma büsbütün tırmanır. İtidal, diyalog, ortak akıl kenara itilir.
Kemalist kanat AKP’yi “emperyalizmin ılımlı İslam projesi, mandacı, mürteci” falan gibi komplo teorisiyle görmemiş miydi... Şimdi de AKP çok çeşitli unsurlardan oluşan protestocu kitlelerine “faiz lobisine, dış güçlere alet oldunuz” diye hitap ediyor!
Apaçık ortada, komplocu bakış birbirimizi anlamaya çalışmamızı ve siyasetin normalleşmesini engelliyor; yüz yıldır böyle!

DÜN VE BUGÜN

Gelelim medyanın ilk günkü Gezi Parkı yayınlarına... Damarlarında reyting kanı dolaşan medya “Ben yayın yapmayayım, sosyal medyaya baksınlar” diye düşünebilir mi? Sık sık “Olayları büyütmeyin” diye azarlanan medya bu olayda çekingen davranmış olamaz mı?... Yayınladıkları belgesel, sponsorlu olamaz mı?... Ya da “Olaylar büyürse ekonomi olumsuz etkilenir” diye düşünerek hareket etmiş olmazlar mı?...
Daha önemlisi asıl iktidarın “Ekonomi olumsuz etkilenebilir, AB ile sorun çıkabilir” diye düşünerek olayları yatıştırıcı bir dil kullanması, anlamaya, diyalog kurmaya çalışması gerekmez miydi?
Halbuki iktidar, olayların kitlesel (sosyolojik) yönünü anlamaya çalışmak yerine “komplo” diye görerek sert davrandı. Evinde oturan sakin muhalifleri ve apolitik gençleri bile sokağa iten bir tepkiyi böylece kendisi körükledi.
Görülüyor ki, iktidarı savunmak duygusuyla komplo teorileri üretenler, iktidara hata yaptırıyorlar. Halbuki sosyal olayları anlamada sosyoloji bilimi, insan davranışlarında ise itidal her zaman daha iyi sonuç verir.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI