Kişisel bilanço

Enis BERBEROĞLU
Haberin Devamı

Bu köşenin çete işgaline uğramasının üstünden iki yıl geçti. Mademki yeni yıla giriyoruz, bilanço zamanıdır diye düşündük.

Önce memnuniyetle belirtelim ki, okurların telefon, faks ve elektronik posta aracılığıyla ilettikleri görüş, eleştiri ve ihbarlar bir önceki yıla göre önemli ölçüde arttı.

Anlaşılan okurun güvenini biraz daha kazandık.

Ve/veya artık konuşma-yazma sırası okura geldi.

* * *

1997 yılını çete cinayetlerini sayarak kapattık, oysa 1998 yılında bazen polisin çete yakalama hızına bile yetişemedik...

Acaba ne değişti?

Kanımızca çete düzeninin ardındaki siyasi destek azaldı. Türkiye gibi merkezi yönetimi güçlü bir ülkede çetecilik ancak siyasi himaye ile yapılırdı. Siyasiler çetenin ardından çekilince polis üstüne düşeni yaptı.

Çeteye karşı yürütülen mücadelede kamuoyu desteği tamdı.

Nereden mi çıkarıyoruz?

DYP ve Refah Partisi liderleri çok değil iki yıl önceki Susurluk kazasından sonra neler yumurtlamıştı bir anımsayın...

Necmettin Erbakan, Susurluk için ‘‘Fasa fiso’’ dedi, lafının altında kaldı. Tansu Çiller kazada hayatını kaybeden Abdullah Çatlı'yı kahraman ilan etti, herhalde şimdi pişmandır.

Ama siyasi yelpazedeki konumu DYP ve Fazilet'ten (Refah) çok uzak olmayan Mesut Yılmaz, ‘‘çetelerle mücadeleyi’’ ön plana çıkardı. Yakalanan her çeteyi propaganda vesilesi yaptı, seçmenden oy istedi. Demek ki artık çeteye yazılmak değil çetelere karşı çıkmak siyasi prim yapıyor.

* * *

Bu kadar çete yakalandı, ama neden ortalık temizlenmedi diye sorarsanız... Ne yazık ki merkez sağla çete temizliğinin sınırları var.

Düşük hükümet, çete takibini ihale takibiyle karıştırdı.

Nasıl Türkbank ihalesinde bizzat başbakan pazarlığı yürüttüyse, çete sorgularında da aynı siyasi takip söz konusuydu.

İnanın ki bugün iktidarın bazı milletvekilleri çeteler hakkında yargıç ve savcılardan daha fazla bilgiye sahip... Ve sakın bu farkı marifet saymayın...

Unutmayın ki Başbakan'ın sağ kolu bu tür bir operasyonda gazi oldu. Daha da önemlisi yargıya sevk edilen çetelerin büyük bölümü kanıt yetersizliği gerekçesiyle serbest kaldı. Çetecilikten yargılananlara verilecek ceza 3 yılı geçmeyecek...

* * *

Peki mahkemelerden karar çıkmadı mı?

Tabii ki çıktı...

Baklava Çetesi 6 yıl yedi, Gofret Çetesi 4 yıl.

Akide şekeri çalan çetenin cezası daha belli değil.

Dansçı kızlar ucuz kurtuldu.

Bu kadar ayıp hepimize yeter.

O yüzden... Bu yıl da devam.



Yazarın Tüm Yazıları