Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Katar basına kapar

ARAP Yarımadası’nın şeyhlerle, emirlerle, krallarla yönetilen devletleri bu aralar ülkemizde pek revaçta.

Devlet büyüklerimizden, daha birinin ayağının tozu üzerinde dururken, bir diğeri soluğu Arap Yarımadası’nda alıyor. Son dönemde kapısı en çok aşındırılan ise Katar. İşte o Katar’ın Ankara’daki büyükelçilik rezidansında, geçtiğimiz gün bir defile vardı. Hem de basına kapalı bir defile. Yanlış duymadınız, Ankara’da ilk kez bir defile, basına kapalı gerçekleştirildi.

Katar’ın Or-An semtindeki büyükelçilik rezidansı, aslında rezidanstan daha çok bir kaleyi andırır. Dışardan bakıldığında petrol trilyoneri bir Arap ülkesinin büyükelçilik rezidansı olduğunu anlamak pek de zor değildir. İşte basına kapalı defile de, bu görkemli rezidansın bahçesinde yapıldı.

Tek eksik gazeteciler

Aslında bu aktivite, Ankara’da hemen hemen her hafta bir büyükelçilik rezidansında yapılan, çeşitli kadın dernekleri ve bazı sivil toplum kuruluşlarıyla yabancı büyükelçiliklerin ortak düzenledikleri davetlerden birisiydi. Bu kez de Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı’yla (ZİÇEV), Katar Büyükelçiliği birlikte düzenlemişti. Amaç, ZİÇEV yararına gelir toplamaktı. Davetliler de her zamankinden farklı değildi. Bu tür organizasyonları neredeyse hiç kaçırmayan Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt’ün eşi Ferda Hanım, sanatçı Ayten Gökçer, diplomat eşleri, dernek üyeleri ve Ankara cemiyet hayatının tanıdık isimleri. Tek eksik ise gazetecilerdi.

Derneğe gelir

Rezidansın bahçesinde yapılan defilede kreatör Ahmet Özceyhan’ın geleneksel Türk motiflerinin ön planda olduğu koleksiyonu tanıtılmış. Özellikle de yabancı diplomat eşleri defileye hayran kalmış. Defilenin ardından da, ZİÇEV’e gelir toplamak amacıyla, aralarında pırlanta yüzük ve ipek halının da bulunduğu bazı eşyalar açık artırmayla satışa sunulmuş. İpek halıyı 2 bin 500 dolara, GAMA’nın ortaklarından ünlü işadamı Erol Üçer’in eşi Mine Hanım almış. Çaylar içilmiş, pastalar yenilmiş ve kutsal bir amaç uğruna çalışan bir derneğe gelir sağlanmış. Buraya kadar her şey normal. Anormal olan ise benim bu satırları mışlı-mişli yazıyor olmam. Çünkü basın yasağı var ve organizasyonu izleyemedim. Niye mi?

İlişkiler bozulmasın

Aynı soruyu, Katar Büyükelçiliği Rezidansı’nın kapısında, "Gazetecilere yasak. Basın giremez" diyen güvenlik görevlisine ben de sordum. Cevabı, "İki ülke arasındaki ilişkiler son zamanlarda çok iyi. Aman bozulmasın" oldu. Beni içeriye almadılar, hatta elçilik kapısının dışında beklememe bile izin vermediler. Dahası, kapıdaki Arap memur, karakolu arayıp beni o bölgeden kovdurmakla bile tehdit etti. Ne haddineyse? Neyse ki Türk polisler araya girdi ve bu densiz arabı sakinleştirdi.

Cevap bekliyorum

Ne oluyor sanki içerde? Neyi saklıyorsunuz? Neden basın almıyorsunuz? Bu organizasyonu basının takip etmesi iki ülke arasındaki ilişkileri nasıl bozabilir? Çocuklar için çalışan bir sivil toplum kuruluşu yararına yapılan bir etkinliğin haber olması, sizi neden rahatsız etsin? Bu haber medyada yer alsa, diğer büyükelçilikler için de teşvik edici olmaz mı? Çoğu zaman, lüks ve şatafat için sınırsız para harcayan insanlar olarak tanınan petrol zengini Arapların, böyle toplumsal projeler için de evlerinin kapılarını sivil toplum kuruluşlarına açtıklarının haber olması mı sizi rahatsız ediyor? Türk halkının gözünde bir parça olsun imajınız düzelmiş olmaz mı? Defilenin yapıldığı bölüme hiçbir erkek alınmamış. En azından bayan gazetecilerin girmesine izin verilemez miydi? Ben bu soruların hiçbirine bir cevap bulamıyorum. Sayın Büyükelçi, büyükelçilik yetkilileri ya da bu konuda herhangi bir sorumludan bu soruların cevabını bekliyorum.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI