"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Karmaşığım

Kadın çok karmaşık çoook. Ben kendimi anlamamışım karşımdaki adam mı anlayacak diyorum bazen.

Oturup kendimi irdeledim. Hem de ayna karşısında, çırılçıplakmışcasına. Beden olarak demiyorum, hani ruh olarak diyorum. Ben bazen dışımdaki “şeyle” içimdeki “şey” arasında sıkışıyorum. O şey bir melek bir şeytan, bir canavar bir insan. Ne zaman hangisi olacağı da belli olmuyor. Ben nasıl bir kadınım, ne ister ne yaparım diye sorunca kendime, amanın kendi gerçeklerimin dehşetine kapıldım. Kadınsal itirafnamemi hazırladım neysem olduğum gibi, öylece...Hop terelleli miyim ne!

Yonca

“cıscıbıldak”

 

Tutarsızım

Anlaşılmak istiyorum; ama çok karışığım.

Demek istediğim şeyi bir cümlede anlatabilecekken kırk cümle filan kuruyorum. Detayların içinde kayboluyorum. Ay artık detaylardan da sıkılıyorum. Her zaman her şey benim istediğim gibi olsun istiyorum da, çaktırmıyorum. Ne istediğimi de bilsem bari! Bilmiyorum. Ayran gönüllüyüm. Çünkü hem her şeyi istiyorum, hem hiçbir şeyde gözüm yok. Hem çok cesurum, hem korkak. Hem her şeyi yapmak istiyorum, hem hiçbir şey yapasım yok. Her dediğim doğru olsun, her yaptığım haklı çıksın istiyorum. Başkalarının isteklerine karşı açıkmışım gibi görünüyorum, ama değilim. Bencilim sanıyorum, değilim olmak istiyorum. Görüntü ve gerçek tutmayıp sırıtınca, aynen kıvırtıyorum. Tutarlı gibiyim, ama tutarsızım. Akım derken kakam dediğimde çok üzülüyorum. Biri inadımı azdıracak bir şey yaparsa, nuh diyorum peygamber demiyorum. Bilmediğim şey de yok anasını satayım. Yani ben öyle sanıyorum. Daha kötüsü sandığım şeye inanıyorum. Gak desen bilirim, guk desen anlatırım. Çocuk olsam büyümüş de küçülmüş dersin, ama çocuk değilim. İnsan susması gereken yerle konuşması gereken yeri bilmez mi artık? Yok kardeşim hala bilmiyorum. Annem yıllardır dürtüyor beni. Kadın kaş göz tiki edindi ben hala adam olamadım. Kendim edip kendim buluyorum; ama suçu başka yerde aramaktan hoşlanıyorum. Kıskancım ama kıskanç değilmişim gibi davranmaya çalışıyorum. Kıskanılmayı da seviyorum, ama kıskanılmak istemiyorum. Ben istediğim kadar birine gıcık olayım; ama kimse bana gıcık olmasın. Hele kocam asla! O bana hep hayran olsun istiyorum mesela.

Oh ne ala!

Başka?

Yonca

“anasıgüzel”

 

Açgözlüyüm

Ben istediğim zaman kızayım kocama, ama o bana hiç kızamasın.

Ben istediğim kadar şımarayım, o şımarmasın.

Ben şefkat göstermeyebileyim, ama o hep göstersin. Ben, naz yapmıyorum ayağına nazlanayım; ama o hem hep nazımı çeksin hem de çekerken nazımı çekermiş gibi değil de, bunu çok severek yapıyormuş gibi yapsın istiyorum. Yani ben sürekli bişeyler isteyeyim o yapsın, ama o bişey isterse ben yapmasam da olur olsun istiyorum. Tafra atsam da üzerime düşsün, durup durup bana sarılsın istiyorum. İlgiden sıkılayım istiyorum. Aşkından da boğulmak filan istiyorum. “İstemem yan cebime” bir kadın olduğumu bana çaktırmadan bilsin, beni idare etsin istiyorum. Ben küseyim, o da barışmak için bana bir dolu numara çeksin istiyorum. Ben hep çok özgür olayım, ama o bana bağımlı olsun istiyorum. Dünyanın hep benim görmek istediğim yerlerine gidelim; ama bunu sanki o benden çok istiyormuş gibi yapsın öyle olsun istiyorum. “Paraşütle atlamak istiyorum” diye tutturunca ben, hem dünyanın sonu gelmişcesine çok endişelensin, hem de bıraksın beni atlayayım istiyorum. Dünyanın en berbat kadını olsam da, o bana bu dünyada benden başka kadın yokmuşcasına baksın istiyorum. Gözünü benimle açsın benimle kapasın istiyorum. Onu mutlu ettiğimi bilmek istiyorum. Onu çok mutlu etmek istiyorum! Sanırım mutlu da ediyorum. Ben böyle bir kadınken bu nasıl oluyor da oluyor anlamıyorum. İyi bir oyuncu olabilir mi kendisi diye düşününce, elimden kaza filan çıkar diye kendimden korkuyorum ondan bu cümleyi başımdan savıyorum. Beni mutlu ettiğini bilmesini istiyorum. Söylüyorum. Yazıyorum. Hatta ilan ediyorum. Ve...Ne acıklıdır ki, kötü şey ve ilişkilerin “flaş haber” olduğu ortamda iyi şeyler yaşamak anlamsız olur oldu! Oysa iyi şeylerin de hala var olması flaş haber olmalı değil mi bu şapşal dünyada? Alooo! Umut var bu dünyada, var var var ve hala! Kalabalıkta yanlız, yalnızlıkta kalabalık istiyorum. Alıp başımı gideyim, “sakın arkamdan gelme!” diyeyim, ama o arkamdan koşarak gelsin istiyorum muayyen zamanlarımda. Ha ama o asla alıp başını gitmesin ve hatta bunu aklının ucundan bile geçirmesin diye dua ediyorum bu arada.

Yonca

“istemesi bedava”

 

Kadınım

Ben zırt pırt ağlayayım, o da “Amma zırladın be kadın!” demesin, sadece omzunu getiriversin başımın düştüğü noktaya ve öylece dursun istiyorum orada.

Ben depresyona gireyim ve bir süre orada kalayım, ama o hep Süpermen olsun istiyorum çocukça, kadınca.

Kadın dediğin olgun görünen bir bebek aslında...

Yonca

“prematüre”

X