Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Karım ‘Oğlun ya da ben’ diyor

BİR babaya, oğlu mu daha yakındır yoksa karısı mı?

Gerçekten zor bir soru..
Böyle bir tartışmanın yaşandığı bir gün oğluma annesi:
“Sen yokken ben vardım. O nedenle baban bana daha yakın..” dediğinde, oğlum annesinin gözlerinin içine bakarak şunları söylemişti:
“Hayır, babama ben daha yakınım. Babam seni boşayabilir ama beni boşayamaz!..”
Annesi bu söze, donup kalmıştı..
Sayfalarca açıklanacak bir konu, iki kısa cümle ile ancak böyle özetlenebilirdi.

BİR BABA VE BİR EŞ

Bir tarafta oğlunuz, diğer tarafta ise eşiniz..
Ortada bir olay var.
Eşiniz diyor ki;
“Ya oğlun ya da ben. Tercihini yap..”
Erkeğin yerinde olsanız ne yapardınız?
Okurlarımızdan Selçuk Bey, şu anda bu durumda.
“Karım, ‘ya oğlun ya ben’ diyor. Ne yapayım?” diye soruyor.

SORUN NE?

İlk evliliğinden olan oğlu ticaretle uğraşan, kendisi de iki ayrı işyerinden ciddi tutarda “kira geliri” elde eden Selçuk Bey’in, ikinci eşi olan Aylin Hanımla da mutlu bir beraberliği var.
Selçuk Bey, zaman zaman bankadan kredi kullanan oğluna “kefil” oluyor.
Ağustos ayında, yeni bir teminat mektubu nedeniyle, oğluna kefil olmak için bankaya giden Selçuk Bey’e;
“Oğlunuza kefil olabilmeniz için eşinizin rızası gerekiyor. Eşiniz de bankaya gelebilir mi? Yeni çıkan Borçlar Kanunu bunu zorunlu kılıyor” diyorlar.
O güne kadar, oğlunun ticari işlerini ve kefalet konusunu eşi ile paylaşmayan Selçuk Bey, durumu eşine anlatıyor. O da;
“Kesinlikle böyle bir olaya rıza göstermem. Yarın olumsuz bir şey olursa, malımız mülkümüz riske girer. Babamdan kalan mirası bile banka elimden alır. İmzalamıyorum” der.
Selçuk Bey ısrar edince eşi:
“Ya oğlun ya ben. Kararını ver, ben annemlerin eve gidiyorum” diyerek, evi terk eder.

KRİTİK KARAR

Selçuk Bey, koltuğa çöker ve başını iki elinin arasına aldığında, o ses kulaklarında çınlar; “Ya oğlun ya ben..”
Evden çıkıp yürür, yine aynı ses “Ya oğlun ya ben..”
Devamını Selçuk Bey’in yazdıklarından okuyalım.
“Adli tatil olmasına rağmen, eşim boşanma davası açmış. Oğlumla konuşamadım çünkü senet ve çeklerini ödeyemeyip iflas etme tehlikesiyle karşı karşıya. Son çare size soruyorum, oğlum bankadan kredi ve teminat mektubu alamıyor. Eşim evi terk etti dönmüyor. Peki.. benim suçum ne? Bu kanunu çıkartanlar Patagonya’da mı yaşıyorlar?”

ÇÖZÜM NE?

Çözüm yolu belli, bu ucube kanun maddesinin değişmesi.
Ancak şu anda TBMM tatilde. Değişmesi Ekim ayı sonundan önce olmaz.
Eşi evi terk edip ayrı yaşadığına ve daha ötesi “boşanma davası” açtığına göre, bunu kanıtlayan belgeleri bankaya ibraz eder. Bu durumda eşin rızası aranmaz.
Hiç değilse oğlunun sorunu çözülür.
Karısına gelince.. Selçuk Bey kanun değişikliğini bekleyecek. Kanun değişirse, karısının düşüncesi de belki değişir!..
Türk Ticaret Kanunu’ndaki “ucube” maddeler, uyarılarımız üzerine değişti.
Darısı Borçlar Kanunu’nun başına..

X