"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Kardeşimi hamile bırakmış

Merhaba Güzin Abla, kardeşimin durumuna biz bir çare bulamadık; bir ümit belki siz yardımcı olursunuz.

Biz yedi kız kardeştik. Küçükken babamızı öldürdüler. Hepimiz çok küçük yaşta ortada kaldık. Annem son derece saf ve iyi niyetli bir kadın; hepimiz büyüdük ama ne acılar, ne olaylar geldi başımıza... Yazmaya kalksam sayfalar alır, romanlara konu olur, siz bile inanamazsınız. En küçük kız kardeşlerim ikiz ve 36 yaşındalar. Çok çekingen oldukları için kendilerine bir arkadaş ya da koca adayı bulamadılar. İkisi de mevsimlik işlerde sözleşmeli olarak, asgari ücretle çalışıyorlardı. Sonunda uzak bir akraba torpille kadroya aldıracak diye onları genç bir adamla tanıştırmış. Bu adam da "Sizi kadroya aldırtmam için para lazım" demiş. Saf kız kardeşlerim de sağdan soldan üç-dört bin dolar toplamışlar, adama vermişler. Üstelik aynı adam bir kardeşimi, karısı ile ayrılma aşamasında olduğunu söyleyip, mahkeme belgelerini göstererek kandırmayı başarmış.

Tabii kız kardeşimde babasız büyümenin etkisiyle sevgi eksikliği var ve bu adama bağlanmış. Bu adamdan hamile kalmış. Bizden dokuz ay gizledi. Hiç şüphelenmedik. Çünkü erkek sineğe bile yaklaşacak cesareti yoktu. Sonra bir gün haber aldık ki, kardeşim hastanede çocuk doğuruyor. Olanları duyunca hepimiz şok ve sinir krizi geçirdik. Kardeşimi o sözleşmeli işinden de, iş yeri özelleştirildiği için çıkarmışlardı. Tabii adamın da dolandırıcı olduğunu, herkesi dolandırdığını öğrendik. Adam ortadan kayboldu. Kardeşim beş parasız, işsiz, bir çocukla ortada kaldı. Çocuğa bakacak parası da yok. Bu arada çalmadığı kapı da kalmadı, asgari ücretle bile iş bulamıyor. Biz kardeşler aramızda para topluyoruz. Onunla zar zor geçiniyor. Çocuğu Çocuk Esirgeme Kurumu’na vermesini tavsiye ettik. "Vermeye kalkarsanız çocuğu da kendimi de öldürürüm" diyor. Ona bir iş verecek ya da iyi niyetli, merhametli onu çocuğu ile birlikte kabul edip evlenecek biri çıkarsa belki hayatı kurtulur. Üzüntüsünden her gün eriyip bitiyor. Utancından çocuğu dışarı çıkaramıyor. Çocuk bir yaşında, ama güneş ve yeterli gıda almadığı için gelişme problemi başladı. Bilmiyorum, bu dünyada insan gibi bir insan hálá var mı? Eğer bu konuda bir yardımınız olursa, bir bebeği ve bir anneyi kurtarmış olursunuz...

Mail adresim: umutlu543@hotmail.com


Evet, ben hálá bu dünyada ve okurlarımın arasında gerçek anlamda merhametli, vicdanlı ve iyi kalpli insan gibi insanların olduğuna yürekten inanıyorum. Beni tüm şahit olduklarıma rağmen hálá ayakta tutan da bu inanç zaten.

Biraz sabırlı olun, kardeşinize de artık sanırım (son zamanlarda çocuk yuvalarında olan bitene yakından şahit olduktan sonra) çocuğunu yuvaya vermesi için baskı yapmaktan vazgeçmişsinizdir. Elbette ona ya iş vermek üzere, ya da çocuğuyla kabul edip,bağrına basmak üzere yardım eli uzatacak, Allah korkusu olan iyi bir insan çıkacak ve sizi arayacaktır. Lütfen beni de haberdar etmeyi unutmayın.

Ona güvenmekle hata mı ettim

Ben 19 yaşında bir genç kızım. 24 yaşında bir sevgilim var, ona deliler gibi aşığım. Arkadaşlığımız bir senedir sürüyor. Ve onunla ilişkiye girdim. Ama sonradan pişman oldum. Evlenelim diyorum. Bana, şu an kendine bir iş kuracağını söylüyor ve "Daha zamanı var" diyor. Acaba ona güvenmekle hata mı ettim? Ama beni sevdiğine de eminim. Yine de korkuyorum, acaba benimle evlenmeyecek mi diye?

<ı>l RUMUZ: KÜÇÜK SEVGİLİ


Olaya onun açısından bakarsan, o da haklı kızım. Bir iş güç sahibi olmadan nasıl evlensin seninle? Evlilik o kadar basit ve ciddiye alınmayacak bir şey mi sanıyorsun? En azından ailenin karşısına çıkabilmek için ciddi bir işe sahip olması şart. Madem sevgisine inanıyorsun, biraz sabırlı ol ve dır dır etme. Artık geri dönüşü olmadığına göre, ona güvenmek zorundasın.

Avukatlar müvekkillerini kandırıyor mu

Sayın Güzin Abla, herhangi bir konuda haksızlığa uğradığınız zaman karşı tarafı dava etmek için veya size karşı açılan bir davada kendinizi savunmak için mecburen bir avukata ihtiyaç duyuyor ve ücretini ödeyerek vekil tayin ediyorsunuz. Dava sonucu sizin lehinize olursa, mahkeme karşı tarafın mahkeme masraflarını ve takdir edilen vekalet ücretini size ödemesine hükmediyor. Bu vekalet ücreti doğal olarak, hiç kusurunuzun olmadığı bir durumda, ödemek zorunda kaldığınız avukatlık bedelini kısmen telafiye yönelik bir uygulamadır. Ancak günlük uygulamada avukatlar, müvekkillerinin hukuki bilgisizliğinden yararlanarak bu paranın kendilerinin hakkı olduğunu ileri sürerek el koymakta ve davayı kazanan müvekkillerine vermemektedirler. Böylece haklı olduğunuz bir davada avukata kendi cebinizden ücret ödemiş olduğunuz halde, karşı taraftan bunu alamıyorsunuz.

<ı>l İSMAİL E. ALTINBAŞ


Sevgili okurum, bu uygulama yıllardır vardır ve hiç kimse de bunun haksız kazanç olduğunu düşünmemişti. Bu paranın avukatların hakkı olduğunu düşünüyorum. Çünkü her davada mutlaka müvekkil ile avukatı arasında bir vekalet ücreti tayin edilmiyor. O zaman avukatın kazancı sadece davayı kaybeden taraftan alınan ücretle kısıtlanıyor. Bu konuyu danıştığım Av. Mustafa İnanç da bana şu açıklamayı yaptı:

"Avukatlık Kanununun 164.md. son fıkrası aynen şöyledir: ’Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.’ Yani davayı kaybeden tarafa (resmi tarifeden) yüklenen avukatlık ücreti, kazanan tarafın avukatına aittir."

e-mail: minanc@dertur.com.tr
X