Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İyi inceleyin Sayın Sezer

<B>CUMHURBAŞKANI </B>bazı bankalara devletten, yani vatandaşın cebinden kaynak aktarılması ile ilgili yasayı incelettiriyor.

Çok da iyi yapıyor.

Ancak yasayı incelemekle gerçeklere tam ulaşılamaz.

Cumhurbaşkanı Sezer bir yandan yasayı incelerken, bir yandan da ‘‘para pompalanacak bankalar’’ hakkında Bankalar Yeminli Murakıpları'nın hazırladığı raporları da bir gözden geçirsin ve 6 milyar dolar paramızın ‘‘kimlere’’ aktarılacağını görsün.

O raporlarla da yetinmesin.

Bir de ‘‘o’’ bankaların sahiplerinin ‘‘mal varlıklarını’’ bir incelesin. Bizim cebimizden ‘‘kaynak’’ bulacak olanların ‘‘özel uçağı kaç dolar değerinde, yatı kaç metre ve kaç para eder, yurtdışında nerelerde malikanesi var’’ onlara bir baksın.

Yunan adasına ‘‘park ettiği’’ 60 metrelik yatına, 40 milyon dolarlık Challenger uçakla gidip Uzo zıkkımlanan, Dünya Ticaret Merkezi kulelerinin yıkılmasına Manhattan'daki ultra lüks dairesinin önü açıldığı için sevinen ‘‘banka’’ patronlarının ‘‘bizim cebimizden’’ ‘‘sübvanse’’ edilen yaşamlarını bir incelesin.

Ben demiyorum ki, ‘‘kimi bankalara sahip çıkılmasın’’!..

Ama ‘‘ahlaksızcasına bir fütursuzluk içinde lüks bir hayat’’ süren batakçılara, bu hayatı sürme imkánı bizim cebimizden sağlanmasın.

Derviş anlatmadıysa


DEVLET Bakanı Kemal Derviş, bankalara kaynak aktarılması ile ilgili yasayı Cumhurbaşkanı Sezer'e anlatarak onay yolunu açmaya çalıştı.

Derviş'in yasanın olumlu yönlerini Cumhurbaşkanı'na aktardığına eminim.

Ancak yine eminim olduğum bir şey var. Derviş bazı bankaların durumunu Cumhurbaşkanı'na aktarmadı.

Çünkü ‘‘kendi ifadesine göre’’ Derviş de bu durumu bilmiyordu.

İzin verirseniz, yarın bu köşede ‘‘bir banka’’ hakkında düzenlenen ‘‘Bankalar Yeminli Murakıbı Raporu’’ndan birkaç pasaj aktaracağım.

Görün bakalım kimler kurtarılıyor.

Kırmızı Boğa


ABD'ye giderken Başbakan Ecevit'in bindiği uçağa Red Bull adlı ‘‘enerji içeceği’’ yüklenince, bazı vatandaşlarımızdan fakslar geldi:

‘‘Sağlığa zararlı gerekçesiyle ithal izni iptal edilmiş bir ürün halen Türkiye'de nasıl serbestçe satılmaktadır ve Başbakan'ın seyahatinde uçağa nasıl bu sağlığa zararlı ürün koyulur?’’

Benim aylar önce kendi kendime sorduğum bir soruydu bu.

Tam ben bugün bu konuda önceden edindiğim bilgileri aktarmaya hazırlanırken, benzer faksların Yalçın Bayer'e de geldiğini ve onun da bu soruyu sütununa taşıdığını gördüm.

Aylar önce Sabah Gazetesi'nde Red Bull'la ilgili olarak ‘‘sağlığa zararlı’’ iddiasını okuduktan sonra marketlerde bu ürünün satıldığını görünce önce bir araştırma yapmıştım.

İthal iznini veren Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın Red Bull'un zararlı olduğuna dair bir kanıtı ya da böyle bir iddiası yoktu. Red Bull'lar inceleniyor, test ediliyor ve ithal müsaadesi veriliyordu.

Daha sonra ithalatçıyı bulup onunla görüştüm.

Red Bull'un yasaklandığı bir ülke olmadığını söylediler.

Sabah Gazetesi'nin bu haberi hangi amaçla veya neye dayanarak yaptığı konusunda bir fikirleri yoktu.

Ancak bir süredir ithalat yapamadıkları bir gerçekti.

‘‘Bakanlık ürünlerinizde zararlı bir madde mi buldu?’’ diye sordum.

Böyle bir şey de yoktu.

İddialarına göre Bakanlık Red Bull'un ithal edilebilmesi için gereken incelemeleri yapmıyordu ve böylelikle de Red Bull'un ithalatını engelliyordu. Bakan Hüsnü Yusuf Gökalp ‘‘Ben şekerli su ithal etmenize izin vermem’’ demişti. Ve söylendiğine göre, ‘‘Kımız ithal edin izin vereyim’’ diyordu.

İthalatçı firma bunun bir şaka olduğunu düşünüyordu.

Red Bull ithal eden firmanın yetkilisi, ‘‘Zararlı olduğuna dair bir rapor çıkarsınlar razıyım. Ama ortada bir şey yokken önümüzü kesiyorlar’’ demekteydi.

Ve işin Türkiye açısından önemli tarafı Red Bull'la olan ticari ilişkide Türkiye kárlı olan taraftı.

Çünkü şimdiye kadar ithal edilen Red Bull'lar için yaklaşık 4 milyon dolar ödenmişti. Buna karşılık Red Bull promosyon malzemesi olarak kullandığı tüm buzdolabı ve tekstil ürünlerini Türkiye'den alıyordu ve bu miktar 30 milyon doları buluyordu.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?


İyi niyetliler, aptal yerine koyulmadığı zaman.
X