Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İyi bayramlar.......

Bayram vesilesiyle sizlerden bir günlük izin istiyorum, köşemi babamın doksanlı yıllarda yazdığı bir bayram yazısına bırakıyorum. Umarım zevkle okursunuz. Hepimizin bayramı kutlu olsun Pazartesi görüşürüz.

KURBAN ETİ….

 

Bir bayramı daha geride bıraktık. Bayramın bitmesine en çok sağsağlim hayatta kalmayı başaran koyunlar sevinmiştir herhalde.

Benim kurban bayramı'yla ilgili olarak, gençlik yıllarımda başımdan geçen ilginç bir anım vardır.

 

Yirmi yaşlarındaydım. Kiralık bir ev arıyordum. Uzun süre aradıktan sonra, Nişantaşı”nda kalantorların üslendiği ünlü Topağacı semtinde, bir oda, bir banyo, ufak bir yer bulup kapağı oraya attım.

Yanlış anlaşılmasın… Topağacı”nda oturmak kimdi, ben kimdim ama…Bulduğum yer, kocaman bir apartmanın arka tarafında, bahçeye bakan, dediğim gibi minicik bir yerdi…Göründüğü kadarıyla,kapıcı için yapılmıştı…Ama kapıcı herhalde beğenmemiş olacak ki, boş kalmıştı.

 

Eve yerleştim…Sabah çıkıp, gece gelerek sessiz sedasız ve de çaktırmadan, Topağacı sosyetesindeki yaşamımı kendi halimde sürdürmeye başladım.

 

Aradan birkaç ay geçti…Veee…Kurban bayramı geldi çattı…Ne olduysa da ondan sonra oldu zaten…

 

Bayramın ilk günü öğleye doğru kapı çalındı…

Açtım… Karşımda apartmanın kapıcısı…Elinde bir kap içinde, koca bir parça et var!


-İyi bayramlar beyim…Bu et sizin…Üç numaradaki Salim beyler yolladı…


Önce biraz şaşırdım, ama bozuntuya vermedim… Ne yapacağımı bilmeden de eti aldım.

-Teşekkür ederim, sağolsunlar…


Daha henüz kapamıştım ki, kapı tekrar çaldı. Bu defa apartmanın kapıcısı.

- Hayırlı bayramlar beyim…Bozyaka apartmanından Hayrullah beyler bunu size gönderdi… Afiyet olsun…


Ne diyeceğimi bilemeden o eti de aldım…

Aldım ama ne yapacağımı, nereye koyacağımı bilmiyorum.


Tam onu da bir kenara koydum…Gene kapı…


Bu defa bir çocuk…Ve de tabi elinde bir but…


-Kordon apartmanından Kerim beyler yolladılar abi…


O eti de aldım, bir kenara da onu koydum…


Ve de bu arada vaziyet durumunu anlamaya başladım…

Topağacı kalantor muhiti ya…Eee, beni de görüyorlar tabii bir göz odada gariban gariban yaşıyorum…Sevabına, dayanıyorlar eti…

 

İyi bayramlar.......

 

Uzatmayalım  akşama doğru, benim ev hafif tertip mezbaha manzarası arzetmeye başladı. Evde buzdolabı filan da yok…Bırakın buzdolabını, evde kitaplarım ve yataktan başka bir şey yok zaten…

Sağım et, solum et, yerlerde bir yığın et… Çıldıracağım…Artık gelenlere kapıyı açmamaya başladım.

 

Önce biraz gazete kağıdı alıp, birkaçını bir güzel sardım…Kapıyı aralayıp etrafta kimse olmadığını görünce, dışarı çıktım…Etleri çaktırmadan yavaş yavaş, şöyle münasip bir yere götürüp bırakacağım…

 

Ama evden çıkıp, birkaç adım atmamla donup kalmam bir oldu… Arkama bir döndüm, mahallede ne kadar kedi varsa peşime takılmış, üstüme saldırıyor…Belki yüz tane…

 

Ben önde, kediler arkada. Fareli köyün kavalcısı gibi, gerisin geri eve döndüm…


Oynatacağım ki, tam oynatacağım…Bırakıp kaçacağım, bu defa evi bir koku saracak, bütün mahalle kapıya toplanacak…

 

Geceyi beklemeye karar verdim… Bu arada da etleri alıp gazete kağıtlarıyla paketliyorum…Karanlık basıp el ayak çekilince ufak ufak evden taşıyacağım…

 

Ulan bu sefer de düştü mü içime bir kurt.

“Şimdi diyorum…İster misin gece elimde kanlı paketlerle şüphelenip, yakalasınlar beni…Adam öldürüp, parça parça evden taşıyorum zannetsinler…Ondan sonra anlat derdini anlatabilirsen… Hemen vazgeçtim…

 

Kapıyı çekip çıktım…Ve o geceyi sabaha kadar volta atıp sokakta geçirdim…Ve bu arada etlerden kurtulmanın yolunu da buldum…

Sabah erkenden eve geldim…Önce gidip kapıcıdan bir kap aldım…

 

Sonra etleri teker teker kaba koyup, başladım kapı kapı dolaşmaya…

 

Bir apartmana dalıp bir kapıyı çalıyorum…Ve karşıma çıkana, elimdeki eti uzatıp;

-Bozyaka apartmanından Hayrullah beyler gönderdi…Yalnız bir zahmet kabı geri rica edicem…


Karşımdaki şaşkın şaşkın bakarken, kabı alıp koşuyorum eve…Ve bir parça daha koyup, bu defa dalıyorum başka bir apartmana…

Önüme hangi kapı çıkarsa, zile basıp dayanıyorum eti…

 

Uzatmayalım bizim kasap dükkanı boşalmaya başladı yavaş yavaş…

 

Ve son parçayı da alıp, gene bastım bir zile…Bir adam açtı kapıyı…

­-İyi bayramlar…Bunu size Kordon apartmanından Kerim beyler yolladı…

 

­-Anlamadım…Dedi…Kordon apartmanı burası ve Kerim bey de benim…Sen ne diyorsun kardeşim?...


-Ne fark eder yahu…Dedim…


Kurban Bayramınız kutlu olsun…Hadi eyvallah…

 

Ya, böyle işte… 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI