Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İsviçre’deki paralar

YURT dışında Türklere ait 100 milyar doların üzerinde para olduğu, öteden beri iddia ediliyor.

Yurt dışındaki paralar denince de akla hemen İsviçre geliyor.


İşin doğrusu, yurt dışında Türklere ait ne kadar para olduğu kesin olarak bilinmiyor. Nasreddin Hoca’ya sormuşlar:

- Gökyüzünde ne kadar yıldız var?

- 852 bin 136 tane...

- Aman Hocam, bir yanlışlık olmasın?

- İnanmazsan say da bak!..


Fıkrada olduğu gibi, yurt dışında Türklerin 100 milyar, 125 milyar ya da 150 milyar dolar olduğu iddia edilen paraların aksini ispat etmek de mümkün değil.

KAFALAR KARIŞTI


Halk arasında “Varlık Barışı” olarak adlandırılan bir yasa çıktı. Bu yasa ile yurt dışındaki parasını yüzde 2 vergi ödeyerek Türkiye’ye getirecek olanlara “özel bir kolaylık” sağlandı. Buna göre;

- Getirilen paranın, 2004-2007 yılları vergisi istenilmeyecek,

“Getirdiğin parayı nereden buldun?” diye de sorulamayacak.


Buraya kadar tamam ama bundan sonrası için kafalar karışık.


İlgili yasayı ve tebliği açıp dikkatle okuyoruz;


1. Getirilen paraya, 1 Haziran 2009 tarihi itibariyle, yurt dışında sahip olunduğunun “kanaat verici belge” ile ispatı isteniyor.


2. Yurt dışındaki mevduat için o bankadan alınan belge, tek başına kanaat verici belge olarak kabul edilmiyor. Türkiye’deki mevduat için Türkiye’deki bankadan alınan belge ise kabul ediliyor.


İşte kafalar burada yani yurt dışı bankalardaki (örneğin İsviçre’deki) paraların belgelendirilmesi konusunda karışıyor.

KARIŞIKLIK NEREDE?


Varlık Barışı ile ilgili yasayı (Md.2) ve tebliği (Md.2.1) dikkatle okuyoruz.


1. Kanunda geçen banka kavramı; “Bankacılık Kanunu’nun 3 üncü maddesinde tanımlanan bankaları ifade etmektedir” deniliyor.


2. İlgili maddeye bakıyoruz; “Türkiye’deki bankalar ile yurt dışındaki bankaların Türkiye’deki şubeleri” olan bankalar belirtiliyor.


3. Yurt dışı bankalar için tekrar Varlık Barışı yasasına ve tebliğine bakıyoruz;

Bilgi değişiminde bulunulan yabancı ülkelerde, yetkili makamlardan alınan ve

- Mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları tarafından tasdik olunan, belgelerin “kanaat verici belge” olduğu kabul ediliyor.

Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya gibi anlaşma yaptığımız 70 civarında ülke için sorun yok. Ancak bugün itibariyle, Türkiye’nin İsviçre ile;

- Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması yok (iki ülkede de yasa çıkması gerekiyor).

- Bilgi değişimi anlaşması da yok.


O halde, İsviçre bilgi değişiminde bulunulan yabancı ülke olmadığı için bu ülke bankalarından alınacak belgeler, tıpkı offshore ülkelerden alınacak belgeler gibi “kanaat verici belge” olarak kabul edilmeyebilecek.


Böyle olunca, ileride bir inceleme elemanı, “parayı getirdiğiniz tarih itibariyle İsviçre ile yapılmış çifte vergilendirmeyi önleme ya da bilgi değişimi anlaşması yok. Varlık Barışı yasasından yararlanamazsınız” diyerek birkaç yıllık vergi ve ceza isteyebilir.


Konu son derece ciddi. Acilen bir yasa çıkartılıp, 2008 yılı da incelenmeyecek yıllara dahil edilir ve İsviçre olayı netleştirilirse, Varlık Barışı’nın başarı şansı çok artar... 

X