İsmet Solak: Millet, cıvıyan çamura şekil verdi

İsmet SOLAK
Haberin Devamı

CHP ile ilgili gelişmeleri çok önemsiyorum. Taze heyecanı, atılan titiz adımları, iyi niyetli arayışları hep hayra yoruyorum. Geçen yazımdan sonra inanın, telefonlara zor yetiştim. Ancak 32. Gün programı ile hava değişti. Cam bardak sanki yere düşüp kırıldı. Heyecan duruldu. Telefondaki ağlamaklı ses, ‘‘Değişmez kardeşim, bu Deniz değişmez. O makamdan asla vazgeçmez!’’ diyordu. Belli ki, Baykal yine, ‘dediğim dedik’ görüntüsü vermişti. Ne diyelim!

Ben, CHP'nin yeniden doğuşunu heyecanla bekleyen, umut yüklü görüşleri sonraki yazılarımda aktarmayı sürdüreceğim. Çünkü onlar, zor oyunda, hesap değil inanç tarafında yer alıyorlar. Hafta içinde ehl-i dil yemeği vardı. Seçim sonuçlarını mayasa yatırdık. Katılım iyiydi. Çiçeği burnunda milletvekilimizden saymaya başlıyorum:

Birkan Erdal, Teoman Ünüsan, Yücel Yener, Ercan San, Sezar Aygen ve Mehmet Dülger (Dülger, Kanal-8'deki program için erken ayrıldı), Bener Cordan, Tankut Ünal, Engin Aydın, Doç. Akın Yıldız, Baki Şehirlioğlu, ben, Ümit Gürtuna, Aycan Giritlioğlu, Sedat Örsel ve Oktay Balamir.

* * *

Değerlendirmelerde müthiş ipuçları ortaya çıktı:

Vatandaşların, çözüm reçetelerinden çok istikrar aradığı görüldü.

MHP iyi izlenemedi... Özellikle İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da RP'nin 1995 seçimlerinde yaptığı yoğun propaganda ve dini söylemleri, bu kez FP korktuğu için işleyemedi. MHP ise kesintisiz 8 yılı ikiye böleceğini, Kuran kursları açacağını, türban sorununu çözecek parti olduğunu çok işledi.

MHP konjonktürü iyi yakaladı; yoksulluğu, işsizliği, PKK terörünü ve din motiflerini işledi. Halk ekonomiden çok, bunlara önem veriyordu.

MHP'liler şehit ailelerine sahip çıktılar. Aralarında maddi ve manevi yardımlar için görev paylaşımı yaptılar. Ve şehidin toprağa verilmesinden acılı aileye gereken dini ve ruhi desteğe her türlü yardımı sağladılar.

Bayar ve Menderes'ten gelen DP misyonuna bağlı seçmen kesimi, Türkeş ve MHP'yi sevmezdi, tutmazdı. Bu kez, DYP ve ANAP'tan soğudukları için oy verecek parti aradılar. Zoraki olarak ya Ecevit'e, ya Bahçeli'ye gittiler. Merkez sağdan uzaklaşan muhafazakár oylar da bu tercihi yaptılar.

Türkiye'de siyasetin tepkilere göre oluştuğu kanıtlandı. 83'te ANAP'a, ardından DYP'ye oy verenler, 95'te RP'yi birinci yapmışlardı. RP, ülkeye sorun yarattı ve devleti iyi yönetemedi. Daha disiplinli ve muktedir parti görüntüsü veren MHP, tepki oylarını toparlayan odak oldu.

Türk seçmeni, ‘Ben önüme konanı yemem, kendi aşımı kendim pişiririm’ dedi ve dört partiyi cezalandırdı. Hazır yemek sunanlara, ‘Benim aşım bu defa DSP ve MHP’ dedi. Ecevit'i dürüst lider olduğu için birinci yaptı.

Her seçimde birinci partiler değişiyor. Yine değişti. Bundan sonraki seçime DSP ve MHP riskli girecekler. Baraj altındaki CHP neden büyümesin?

Genç oyların yüzde 28'i MHP'ye, yüzde 20'si DSP'ye gitti. Yaş oranı yüksek kesimden en çok oyu yüzde 39 ile DYP aldı. Okuma-yazma oranı düşük kesimlerden FP yüzde 23, DYP 18 oy aldılar. Peki, DYP kimlerin partisi?

CHP kimlik bunalımı yaşadı. İlkelerini yitirdi. Eski CHP, vatan ve bayrak sevgisi gibi değerlerin sahibi idi. Bunları MHP ve DSP kaptı.

Sol solun kurdu oldu. Merkez sağ, kendini yuttu. Din istismarcılığı tutmadı. Uzlaşmaz görünümdeki CHP, değerlerini yitirince dibe vurdu.

Birkan Erdal, seçimin tek galibinin Tarhan Erdem olduğunu vurgularken, ‘‘Keşke aday olmadan önce Ehl-i Dil'e danışsaydım’’ diyerek gecenin rengini betimledi. Sedat Örsel'in tanısı ise yazı başlığım oldu:

‘‘Helal olsun bu millete. Cıvıyan çamura bile şekil verebiliyor.’’



Yazarın Tüm Yazıları