Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İşlet toriğini bay kaşalot

Doğruları üst üste koyduğunuzda ya da doğruları topladığınızda çıkan sonucun doğru olmaması mümkün müdür?

Şunun için soruyorum. Diyorlar ki bugün Türkiye’de yaygın olarak kullanılan klavye uyduruk Türkçe ‘Q’ klavyedir. Uyduruk Türkçe Q klavyenin atası olan İngilizce Q klavye de dünya üzerinde çok yaygındır. Türkçe ‘F’ klavye kullanmaya alışık biri yurtdışına gidip, kendi klavyesini kullanma olanağı olmadığı bir yerde bilgisayar kullanmaya kalkıştığında zorluk çekecektir. Eğer Türkçe klavye standardı ‘F’ değil de ‘Q’ olursa herkes rahat edecektir.

hurriyetim.com.tr/harflerimiz adresinde başlattığımız ‘Bilgisayar Türkçesi İstiyoruz’ tartışması, konuyla alakası nedeniyle geçen yılın favorisi ‘F klavye-Q klavye’ tartışmasını da yeniden alevlendirdi. Tartışma Bilgi Çağı aydını 150’ye yakın üyeden oluşan ‘Türkiye Bilgi Toplumu’ İnternet forumuna da taştı. Taştığı da iyi oldu. Eğitimli, kültürlü, bilgi toplumuna geçmeye hazır kişiler arasından bile F klavye tartışmasının özünü şu ya da bu sebepten kaçıranlar olduğunu görmüş oldum.

Hata tabii ki onlarda değil. Başta Emre Kongar, Emre Aköz, Doğan Hızlan ve ben olmak üzere bu önemli tartışmayı birkaç ay boyunca gündemde tutanlarda olmalı... Demek yeterince açık anlatamamışız meramımızı.

En önemli yanlış algılama, F klavye tartışmasında Q klavyenin yasaklanmasını istediğimizin sanılması. Halbuki kimse Q klavye yasaklansın filan demiyor. Böyle bir şey nasıl düşünülebilir. İnsanların elinden alıştıkları klavyeyi almak kimin haddine. Bizim söylemek istediğimiz bundan böyle dükkana girip de bilgisayar almak isteyen müşterinin eline uyduruk Q klavye tutuşturulmasın. Uyduruk Türkçe Q klavye sadece özellikle talep edenlere satılsın. Şu anda bunun tam tersi yapılıyor. Standart olan F klavye, özel olarak talep edenlere veriliyor. Ayrıca resmi kurumlarca açılan ihalelerde, zaten Türk standardı olan F klavye şartı konulsun. Kısacası üvey evlat muamelesi şimdi yapıldığı gibi Türk standardı olan F klavyeye değil, uyduruk Türkçe Q klavyeye yapılsın.

İkinci yaygın yanlış algılama ise F klavyeye geçişin maliyet getirecek bir geçiş olacağı yönünde. Ancak F klavyenin zorunlu standart haline getirilmesinin öyle büyük bir maliyeti yok. Şirketlerin bu maliyet artışına bakıp Türkiye pazarına girmekten kaçınacağını savunanlar var. Liberal ekonomide böyle birşeyin olması mümkün değil. Serbest rekabet bir yana Türkiye hiçbir bilişim şirketinin çekilmeye cesaret edebileceği bir pazar değil. Topluma bir maliyeti de yok, çünkü kimse mevcut uyduruk Q klavyelerin değiştirilmesini talep etmiyor.

Gelelim en baştaki soruya. Doğruların toplamı illa doğru olmak zorunda mıdır? Örneğimizi tekrar ele alalım. Dünyada yaygın olarak kullanılan klavye Q klavyedir (ki doğru). Yurtdışına gittiğimizde karşımıza hep Q klavye çıkıyor (bu da doğru) ve biz F klavyeye alışık olanlar zorluk çekiyoruz (bu da doğru). Toplayalım doğruları: Keşke F klavyeye değil Q klavyeye alışmış olsaydık (Eh o zaman bu da doğru. Ama öyle mi gerçekten?)

Aynı mantıkla şöyle bir toplama daha yapalım. Dünyada yaygın olarak kullanılan dil İngilizce (ki doğru). Yurtdışına gittiğimizde karşımıza hep İngilizce çıkıyor (bu da doğru) ve bizim anadilimiz Türkçe olduğundan zorluk çekiyoruz (bu da doğru). Keşke anadilimiz Türkçe olacağına İngilizce olsaydı (Eh o zaman bu da doğru).

Başlık notu: Suat Başer’in ‘Abuzittin Bey’ isimli şiirinin son dizesidir. Merak edenler için şiirin ilk üç dizesini de vereyim: Toriğini çalıştır kaşalot/Gır geçme/Çaparize gelirsin sonra zıngadak

Türkçe’ye teknolojik destek

Yabancı bilgisayar markalarının Türkiye’de piyasaya sundukları ürünlerde Türkçe’yi mutlaka desteklemesini talep eden ‘Bilgisayar Türkçesi istemiyoruz’ kampanyasını eleştirenlerin başlıca argümanlarından biri, dünya teknoloji devlerinin Türkiye gibi küçük bir pazarla uğraşmayacakları savıydı. Bu argümanı savunanlar, ürünlere Türkçe desteği koymanın üretici firmalara büyük maliyet yükü getireceğini, bunun sonucunda da ünlü bilgisayar markalarının Türkiye pazarında çekileceklerini iddia ediyorlardı.

Ancak ünlü bilgisayar markası HP, bu savı kökünden çürüttü. Dünya devi HP orijinal olarak Türkçe F klavyeli üretilen modeliyle Türkçe standartlarına destek verdi.

Türkçe klavye kullananlar özellikle dizüstü bilgisayar satın almak istediklerinde zorlanıyorlardı. Gelişkin dizüstü bilgisayarların klavyeleri, bazı ergonomik ve kullanıma yönelik özelliklerinden dolayı tuşları çıkartılıp yeniden takılmayacak bir imalat yapısına sahip. Bu nedenle de, Türkçe klavye talebi tuşların üzerine yapıştırılan çıkartmalar gibi ilkel yöntemlerle karşılanıyordu. Ünlü bilgisayar markası HP, dizüstünde Türkçe klavye çilesine Türk tüketicileri için özel olarak ürettiği yeni modeliyle derman oldu. Yakında piyasaya sürülecek olan HP nx9000 dizüstü bilgisayarlar fabrikada orijinal olarak Türkçe F klavyeli çıkacak. HP nx9000, 2.2 GHz hızında Mobil Intel Pentium4 işlemci ile sunuluyor. Üzerinde Windows XP Pro işletim sistemi yüklü olan ürün, 256 MB DDR belleğiyle de dikkat çekiyor. HP’yi Türk tüketicisine gösterdiği saygıdan dolayı tebrik ediyoruz.

hp.com.tr

Bilgisayar Türkçesi istemiyoruz

hurriyetim.com.tr/harflerimiz
adresinde başlattığımız kampanya katılım rekoru kırıyor. Cuma günü itibarıyla kampanyaya destek verenlerin sayısı 35 bini bulmuştu. Kampanya sayfasında, Türkçe’ye sahip çıkmak isteyenlerin görüşlerini yazabilecekleri bir de forum alanı bulunuyor. Foruma gönderilen mesajlar arasından seçtiklerimi her hafta yayınlamaya devam ediyorum.

Cengiz Bay: Yeni nesil işi daha da ileri götürerek; ‘ş’ için ‘sh’, ‘ç’ için ‘ch’ gibi İngilizce’den uyarlama harfler kullanmaya başladı. Çok hassas bir konuya dikkat çekmişsiniz. Teşekkürler. Bir an evvel bu konuda gerekli düzenlenmelerin yapılıp, yetişmekte olan çocuklarımızın Türkçe’mizden kopmamasının sağlanması gerek. Umarım ilgili makamlar gerekli düzenlemelere bir an evvel başlarlar...

Alparslan Başaran: Gelişen teknoloji karşısında Türkçe donanımlı cihazların hayatımızı daha da kolaylaştıracağı bir gerçekken, böylesine önemli bir konunun bugüne kadar dikkate alınmaması ve bu konuda gerekli girişimlerin yapılmamasını hayretle izliyordum. Büyük bir tüketici potansiyeline sahip olmamıza rağmen bu konuda adım atılmaması beni düşündürüyor.

Hoppala yarim araştırmaya gel

TNS
’nin yaptığı bilgisayar marka anımsama araştırmasının sonuçları, sektör gerçekleriyle tutarsızlıklar gösteriyordu. Ali Atıf Bir’e çağrıda bulunmuş ve uzmanlık alanlarımızı birleştirerek bu tutarsızlıktan çıkartılabilecek dersler üzerinde durmayı teklif etmiştim. Ali Atıf Bir, bir notla cevap vermiş. İki araştırma sonucunun neden birbirleriyle tutarlı olmadığını sorduğumu sanmış. ‘Olmaz tabii ki Yurtsancığım’, demiş, ‘TNS’in araştırması 18 yaş üstü Türkiye temsili, kırsal kesimi de temsil eden bir araştırma. Örnek yapısı farklı iki araştırmanın sonuçlarının farklı olması çok doğal’. İlahi Atıfçığım... Ben onu sormadım ki, istatistik bilgim örneklem farkını anlamaya yeterli. Benim üzerinde duralım dediğim konu; TNS araştırmasının sonucunun sektör gerçekleriyle tutarlı olmaması. Yerel bilgisayar şirketi reklam kampanyasını daha çok A ve B grubuna hitap eden kanallarda ve reklam tarifesi ucuz kısıtlı sayıda gazetede yapıyor. Medya planlamasıyla böylesi bir kitleye ulaşmaya çalışan yerel markanın, ABC1 kent örnekleminde yedinci olup, kırsal kesimin de dahil olduğu Türkiye örnekleminde birinci olması tutarsızlık değil de nedir?

Intel’e BMW modeli pazarlama

Intel’in ürettiği bilgisayar işlemcileri yakında 3 serisi, 5 serisi ve 7 serisi olmak üzere gruplandırılarak pazarlanacak. Yakın geçmişe kadar Pentium4 genel adı altında sadece işlemci hızı ve kullanım alanına yönelik isimlendirmelerle pazarlanan Intel işlemcilerin özellikleri, bu yeni gruplandırma sayesinde tüketici tarafından daha kolay algılanacak. Her seri farklı kullanıcı ihtiyaçlarına hitap edeceğinden, kullanıcılar kullanım amaçlarına göre daha bilinçli seçim yapabilme olanağına kavuşacaklar.

intel.com/tr
X