Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Irak’ı karıştıran kim?

IRAK’taki gelişmeleri dikkatle izliyorum. Demokrasi açılımını Irak’taki gelişmelere bağlamanın doğru olmadığını gösteriyor gelişmeler.

Bölgenin güvenliğinin Türkiye ile paylaşılacağı, hatta bölgede Türkiye’ye büyük bir rol hazırlandığı iddiaları Irak’taki karmaşa derinleştikçe anlamsızlaşıyor.    

Gerçekler keşke reçetelere uysaydı.

Keşke hayat yol haritalarındaki gibi belli bir çizgide akıp gidebilseydi.

Öyle değil maalesef.

ABD’nin Irak’tan öngörülen tarihte çekip gitmesi Irak’taki tırmanış hızlandıkça daha zor görünüyor.

Bazı yüksek rütbeli Amerikalı subaylar, kararların uygulanamayabileceğini söylemeye başladı bile.

Düne kadar esas çatışma noktası Kerkük olarak görülüyordu.

Bağdat’ta geçen hafta meydana gelen patlama bir dönüm noktası oldu.

Irak’ın bütünlüğünün ve yeniden yapılanmasının ilk sağlam adımı olarak kabul edilen Başbakan Maliki’nin itibarı sarsılıyor.

Ocak ayındaki seçimlerde eski başarıyı yakalaması zor artık.  

* * *  

SÜNNİ -Şii gerginliğinin yol açtığı çatlaklardan El Kaide’nin eskisine göre daha fazla yararlanmaya başladığı haberleri gelirken dikkat çekici bir gelişme daha var.

Eski Baasçılar. Sünnilerin yerel seçimlere katılmalarıyla Şii-Sünni gerginliğinin azalacağı hesaplanmıştı ama olmadı.

Geçen hafta çarşamba günü maliye ve dışişleri bakanlıklarına girişilen saldırıda ölenlerin sayısı yüze ulaştı. Bu olayla ilgili olarak, eski Baasçılar’ın da gözaltına alınması, Sünnileri gerginleştirdi.

Kürtlerle Şiilerin arası da Kerkük sorunu nedeniyle açık.   

Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, Maliki’yi aşırı iyimserlik havasına girmekle suçladı. Güvenlik önlemlerini azaltma kararını eleştirdi.

Zebari, cumartesi günü, “Halka gerçekleri söylemeliyiz. Ülkede güvenlik durumu önümüzdeki günlerde daha da kötüleşebilir” dedi.

Irak istihbarat servisi başkanının bombalı eylemden birkaç gün önce emekliye ayrılmış olması da, Maliki’nin günahları hanesine yazıldı.

Eski Baasçıların, savaştan sonra sığındıkları bazı komşu ülkelerden Irak’a yönelik faaliyetlerini artırdıkları ileri sürülüyor.

Bazı Iraklı yetkililer, “Irak’ı karıştırmak isteyen komşu ülkeler onları kullanıyor olabilirler” diyor. İran’ı işaret ediyorlar.

* * *   

ESKİ Baasçılar, Irak’ta istikrarsızlık kaynaklarından sadece birisi. Kerkük sorunu devam ediyor. BM’nin, bölgede referanduma karşı çıkan raporu Kürtler tarafından şiddetle reddedildi. Araplar ile Kürtler arasındaki gerginliğin çatışmaya dönüşmemesi için Amerikalılar, Kerkük ve Musul çevresinde Peşmerge, Irak ordusu ve Amerikalı askerlerin birlikte çalışacağı kontrol noktaları oluşturmayı öneriyorlar şimdi.

Irak’ı karıştırmak isteyenler isteklerinden vazgeçmedikçe, Amerikan askerlerinin geri çekilme takvimine ne derece uyacağı da belirsizliğini koruyor.

Bu durumda Türkiye’ye güvenlik rolü senaryosunu yeniden düşünmek gerekmez mi?

İşte onun için Kürt sorunun çözümünü Irak’ın geleceğiyle ilgilendirmek, ABD’nin iradesine bağlamak yanlış.

Çözüm ihtiyacı, Türkiye’nin kendi koşullarından kaynaklanıyor ve yol haritası da kendi dinamikleri tarafından çizilecek.

X