Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İlk hedef oda, ileriiii!..

<B>ŞİMDİ </B>sıkı, ama çok sıkı durun:<br>

‘’Cumhuriyetimize yönelik saldırılara direnilmesi amacıyla, ulusalcı ve halkçı bir cephenin kurulup örgütlenmesi gereklidir.

(...) Bu cephenin halk tabanında kurulması zorunludur.

(...) İşçi ve memur sendikalarıyla meslek kuruluşları, ulusalcı-halkçı cephenin altyapısını oluşturmada temel sorumluluğu taşımaktadır.’’

Yeni bir cephe kurmak gerektiğine göre, savaşın eşiğindeyiz!.. Kurtuluş Savaşı günlerine dönüyoruz!.. Yeni bir Amasya Genelgesi, Sivas ve Erzurum Kongre bildirisi mi?.. Ne?..

Cumhuriyet’in tehlikeye düştüğünü fark edenler, göğüslerini ateşe siper ederek, görev başına geçiyor. Onlar tarihsel bilinçleri rehberliğinde, ulusalcı ve halkçı cepheyi kuruyor.

ULUSAL BİRLİK KONSEYİ

Cephe nerede ve nasıl kuruluyor?.. Bu bildiride o da var:

‘’İstanbul Üniversitesi’nde ateşlenen bir süreçle başlatılan, yurt ölçeğinde hızla yayılan Ulusal Birlik Konseyi çatısı altında merkezi bir önderliğe kavuşan ulusalcı-halkçı cephe...’’

Vay anasını, helal olsun bu cepheye!.. Madem, İstanbul Üniversitesi’nde kurulmuş, yurt ölçeğinde ve hızla yayılmış, madem halk tabanında kurulması zorunlu, o zaman ben de halk tabanının gönüllü bir ferdi olarak, bu cephede yer almak istiyorum!..

Hayır, mümkün değil, çünkü ben doktor değilim!.. Ne alaka?.. Çünkü, bu çağrı doktorlara!..

ULUSALCI DUYARLIK

Gelecek hafta İstanbul Tabip Odası’nda seçim var. Bu oda şu anda aklı başında doktorların yönetiminde. Şimdi nereden ateşlendiği belli bir grup doktor da, yukarda gördüğünüz bildirilerle oda yönetimine talip. Olabilir. Bunlar yönetime gelirse ne yapacak?.. Bildiride o da var:

‘’Hekimlerin, meslek kuruluşu olarak İstanbul Tabip Odası’nın üyelerine karşı görevlerini yapabilmesi, onun ulusalcı-halkçı cephenin oluşturulması ve başarısı için yürütülecek mücadeledeki kararlılığına bağlıdır. (...) O nedenle, önce ulusalcı hekim duyarlığı meslek örgütümüze taşınmalıdır.’’

Ben doktor olmadığım için, bilmiyorum. Demek, doktorlukta ilk adım ulusalcı hekim duyarlığından geçiyor. Hastayı ulusalcı duyarlıkla muayene etmek gerek. Tedavi yine ulusalcı duyarlıktan geçiyor. Ulusalcı duyarlık yoksa, hasta ölebilir.

Ancak, bu tek tek hastalarla sınırlı değil. Ülke bütününe uzanıyor. Ulusalcı-halkçı cephenin hikmeti şimdi daha net. Cepheyi önce hekimler kuruyor, kurtuluş ruhu sonra tüm ülkeye çığ gibi yayılıyor. Ama, bunu başarmak, İstanbul Tabip Odası’nı ele geçirmekle mümkün. İlk iş, o kaleyi zaptetmek. Aksi halde, ortada ne hekimlik kalır, ne ulusal çıkar, ne ülke bütünlüğü, ne Cumhuriyet!..

‘‘Ulusun birliği, toplumun sağlığı için’’ ilk hedef İstanbul Tabip Odası, ileriiii!..
X