"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Hürriyet’ten çöplenmek

Hürriyet olmasa, Sabah yazarları köşelerini nasıl doldururdu merak ediyorum...

Sabah gazetesi bu pazar gününü de, dört-beş yerleşik düzen yazarı aracılığıyla Hürriyet’e ayırdı.

Artık iş tashih bulmaya kadar vardı.

En ufak hatanın, en küçük eleştirinin üzerine hoyratça gidip kılıçtan geçirmeyi marifet sayıyorlar.

Yerleşik düzen yazarlarının kontrol edemediği öfkelerini her gün Sabah sayfalarında görmek mümkün.

Pazar günkü yazılarda aynı hedefe yapılan seri atışlardan seken kurşunlar beni de buldu.

Söyleyeceklerimi savunma olarak değil, medyaya yeni gelen bir gözlemcinin değerlendirmesi olarak okuyun.

Diğer gazetelerin en büyük hataları sıradan bir olaymış gibi karşılanırken, Hürriyet’in en küçük bir hatası ya da iki sütun haberi günlerce konuşulur.

Bunun adı olsa olsa Hürriyet’ten çöplenmektir.

Evet, herkes Hürriyet’ten çöpleniyor.

Kimi zaman genç bir yazarını ezip yok etmeye çalışarak, kimi zaman ‘kamelyasını’ tartışarak, kimi zaman yayın politikasını eleştirerek oluyor bu...

Ya diğer gazetelerde görmezden gelinenler?..

Daha geçen gün Sabah’ta Sağlık Bakanlığı’nın kanser için dua kurulu oluşturduğu haberi vardı.

Sağlık Bakanlığı’ndan resmen yalanlandı.

‘Dünyanın en kolay mesleği Hürriyet’te editörlük yapmaktır’ diyen Hıncal Uluç, Sabah’ta konuyla ilgili bir özür görmüştür belki...

Ben göremedim de...

Aşı kampanyalarında yaşanan rezaletin hangi amaçla olduğunu hepimiz biliyoruz, geçmişte enerjiyle ilgili haberlerin Sabah’ta hangi saikle yer aldığını unuttuk mu?

Ne gariptir ki tüm bunları görmezden gelenler, bugün medyaya Hürriyet üzerinden çeki düzen vermeye kalkanlar...

Siz her gün başkalarını yerden yere vuracaksınız, size masum bir eleştiri yapan insan karşısında da tahammülsüz olacaksınız.

Sabah’ın ikinci sayfasından başlayın, sözünü ettiğim aynı hedefe kilitlenmiş yerleşik düzen yazarlarını sayfa sayfa göreceksiniz...

Sabahçılar’ın bugün yürüttüğü taktiği, yıllar önce Sabah’ın kurucu abileri denemişti.

Bence o dönem Sabah’ın taktiği doğru, Hürriyet’inki yanlıştı.

Çünkü Hürriyet o dönemde hata yapmış ve bunlara yanıt vermişti.

Ne var ki Sabah bunu ilk yaptığında küçük bir gazeteydi.

Küçük bir gazeteyi büyütmek için yürütülmüş bu taktiği, rahmetli Çetin Emeç yönetimindeki Hürriyet fazla ciddiye alarak, Sabah’a en büyük yardımı yapmıştı.

Son olarak Sabah’ın yeni patronuna bir şeyi hatırlatmak isterim.

Hürriyet’ten çöplenme taktikleri küçük bir gazeteyi orta boy yapabilir ama orta boy gazeteyi ancak küçültebilir...

Birand farkı

Aylardır merakla beklediğimiz Mehmet Ali Birand’lı Kanal D Haber bu akşam başlıyor.

Birand olur mu olmaz mı, başarır mı başaramaz mı tartışmaları bitecek.

Bu akşam 19.00’da hep birlikte göreceğiz.

Benim Birand’a güvenim tam.

Cuma günü gazetecilerle yaptığı toplantıya yurt dışında olduğum için gidemedim.

Bu toplantıda konuşulanları öğrenince daha da umutlandım. Öğrendik ki Birand, ‘magazin düşmanı’ değilmiş.

‘Her şey biz de haber olacak, magazin de’ demiş Birand.

Bugüne kadar Birand’ı hep ciddi izlediğimizden, sağ kolu Ayşenur Aslan’ı yakından tanıdığımdan, önceki dönemde magazine mesafeli bakıldığından hep kafamda bir şüphe vardı...

Acaba diyordum...

Birand ve Ayşenur Aslan magazine soğuk durur mu?

Neyse ki değilmiş.

Birand’ın televizyon geçmişi başarılarla dolu, günlük haberde de hiç yabana atılacak bir isim değil.

Bu nedenle Birand’ın Türk haberciliğine yeni bir soluk getireceğine şüphem yok.

Bir dönem Star’da birlikte çalıştığımız Deniz Arman da var ki ekipte... O da şeytena külahını ters giydiren isim olacaktır.

Kadirizm tam da budur!

Cuma günü bu köşede Kadir İnanır’ın yeni reklamının Brillant Perde olduğunu yazdım.

Hürriyet magazin cumartesi reklam filminden bir kare bulup, birinci sayfadan yayınlamış.

Kadir İnanır perde yıkıyor.

Nefis bir fotoğraf.

‘Bu reklam filmi, Kadir İnanır’ın karizmasını çizer mi tartışması başlatır’ demiştim cuma günü.

Öyle de oldu, pazar günü Kiev’den döndüğümde gündemde bu vardı.

‘Kadir İnanır’ın bittiği an’, ‘Karizma gitti’ gibi yorumlar var!

Tam tersine!

Bu reklam filmiyle İnanır ne kadar büyük oyuncu olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

Elbise giymesi, bonus kafa olması, saçını sarıya boyatması Kadirizm kalesine ne kadar tuğla eklediyse, son reklam filmi de bir tuğla daha koymuştur.

Kadir İnanır gerçekle-oyun arasındaki çizgiyi her seferinde kalın kalın çizmesine rağmen biz hala onun karizmasını tartışıyoruz.

O ise bunlara hiç kulak asmadan işini en iyi şekilde yapıyor.

Gamze’nin görüntüleri haber değil diyen haberci değildir

Gamze Özçelik’in olduğu iddia edilen görüntüleri haber yapan gazeteler eleştiriliyor.

Deniyor ki;

‘Bu ‘pisliği’ haber yapmak yanlış. Kendi kızınız olsa aynı şeyi yapar mıydınız?’

Görüntüler maillerde gezecek, ‘bluetooth’larla saniyede cep telefonları arasında transfer edilecek, on binlerce kişi izleyip, bunu konuşacak ve bu haber olmayacak...

Gazeteler ve televizyonlar bundan bahsetmeyecek.

Böyle bir olay hiç yaşanmamış gibi davranacak.

Gazeteler-televizyonlar o haberi yapmasaydı zannediyor musunuz ki bu ‘pislik’ten kimsenin haberi olmayacaktı.
X