Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hükümet sıkıntılı ama sansür çare değil

1979 yılında ekonomik sıkıntı artık dayanılmaz hale gelmişti.

Kentlerin caddelerinde benzin, yağ, ampul, sigara, tüp gaz kuyrukları uzadıkça uzuyordu.

Halk burnundan soluyordu.

Ecevit Başbakan, Demirel muhalefet lideriydi.

Demirel her gün verdiği demeçlerle hükümeti fena halde sallıyordu.

O günlerde  Ecevit sık sık yurtdışı gezilerine gitmek zorunda kalmıştı.

Ülkedeki sıkıntı nedeniyle Ecevit’in önceden programlanmış bu gezileri bile tepki çekiyordu.

Bir gün gazeteciler, Demirel’e geziler hakkında ne düşündüğünü sordular.

Demirel  anında golü attı:

"Ne yapsın, sıkıntıdan kendini dışarlara atıyor."

Şimdi Erdoğan’ın bu sıkıntılı günlerde arka arkaya gelen gezileri de Demirel’in Ecevit için söylediklerini akla getiriyor.

Çünkü Başbakan ve hükümet gerçekten sıkıntılı.

*   *   *

Tarafsız yorumcuların genel kanısı, AKP hükümetinin kontrolü yitirdiği yolunda.

Hálá Talabani’nin, Barzani’nin ve Washington’un sözleriyle oyalanıyorlar.

Amerika söylediklerinin bir gün sonra tam tersini söylüyor.

Talabani ise tam bir fırdöndü.

Bir gün Dışişleri Bakanı Babacan’a, "PKK’lı liderleri yakalayıp iade ederiz" diyor, ertesi gün ise yalanlıyor.

Başbakan ve arkadaşları, Amerika’nın cumhurbaşkanı yaptığı bu adama güvenerek karar verecekse Türkiye hiçbir sonuca varamaz.

*   *   *

Barzani ise Türkiye’ye dost değil, hiçbir zaman da olmadı.

Onun söylemlerini ciddiye almamak gerekir.

O PKK’ya kol kanat germekten, kanlı terör örgütünü Türkiye’ye karşı kullanmaktan bir şey düşünmüyor.

Bütün bu curcuna içinde hükümet kalkıyor medyaya sansür koyuyor.

Demokratik bir ülkede haberlere sansür konulması kabul edilemez.

Türkiye çok partili demokratik hayata geçtikten sonra Menderes iktidarının son dönemlerinde ve askeri ara rejimlerin dışında sansür görmedi.

AKP hükümeti, iletişim çağında bunu yapabileceğini sanıyor.

Böyle bir yola başvurması, hükümetin çaresizlik içinde olduğunu gösteriyor.

Belli ki haberlerden, halkın gösterdiği tepki görüntülerinden rahatsız.

Bunların izlenmesini istemiyor.

Oysa internet siteleri, dünya televizyonları şakır şakır bu haberleri bütün ayrıntılarına kadar veriyor. Halk da bunları kolayca izliyor.

Yapılan devekuşu gibi kafayı kuma sokmaktan başka bir şey değil.

*   *   *

Çağımızda tutulacak tek yol şeffaflık ve açıklık.

Gerek baba Bush, gerek oğul Bush döneminde yapılan Irak savaşları, Amerikan televizyonlarından naklen yayınlandı.

Anımsarsınız, her gün Amerikalı komutanlar basının önüne çıkarak savaşla ilgili bilgiler verdiler, soruları yanıtladılar.

Medya da bu bilgiler ışığında haberlerini yaptı. Duyumlara dayalı yalan yanlış haber vermedi.

İletişim çağında yasaklar koyarak gerçekler saklanamaz.

Bunu yapmaya kalkanlar sadece bunun ayıbını yaşarlar.

Allah’tan Danıştay var.

Sansür kararı için yürütmeyi durdurma kararı verdi de, bu ayıbı Türkiye’nin sırtından aldı.

X