Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hukuka kızgınlar

BU muhteremler ne kadar “hukuka saygı”dan söz etseler de, iş olayla sınanmaya gelince, takke düşüyor ve sakladıkları kel, kabak gibi ortaya çıkıyor.<br><br>Aynen Anayasa değişikliği paketinin halkoylamasına 12 Eylül 2010 Pazar günü sunulacağına ilişkin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararına gösterdikleri tepki gibi.

Biliyorsunuz bugünkü iktidar, Anayasa’da değişiklik yapmayı aklına koyunca ilk iş olarak “Anayasa değişikliğinin halkoylamasına sunulmasına ilişkin” yasanın, “Oylama, Meclis’ten geçen metnin Resmi Gazete’de yayınlanmasından 120 gün sonraki pazar günü yapılır” anlamındaki maddesini değiştirerek süreyi 60 güne indirdi.

Maksat çok muhtemelen, yapılan değişiklik içeriğinin Anayasa Mahkemesi’nde incelenip karara bağlanmasına yetecek kadar zaman bırakmadan “oylama” işini bitirip, “Oldu da bitti... Maşallah!” demekti. Ama şimdi önümüzdeki 4 ay bu konunun karara bağlanmasına yetiyor.

Görüldüğü gibi “yasa yapma” konusundaki beceriksizlikleri burada da ayaklarına dolandı.

Yasayı çıkardılar, süreyi 60 güne indirdiler ama, Anayasa’nın 67’nci maddesinin son fıkrasındaki “Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz” diyen hükümle, öteki yasadaki “Halkoylamasında, seçimlerin temel hükümleri hakkındaki yasanın uygulanacağına” ilişkin hükmü anlaşılan ki göz ardı etmişler.

“Belki de bilmiyorlardı” dersek ayıp olur diye, o ihtimale değinmiyoruz.

Bu durumda Yüksek Seçim Kurulu’nun “Halkoylaması 120 gün sonra yapılır” demesi gerektiğini geçen gün bu sütunda Prof. Dr. Erdoğan Teziç’e atfen bildirmiştik.

Nitekim Yüksek Seçim Kurulu da “hukukun dediğini” yaptı ve “Halkoylaması 12 Eylül 2010 Pazar günü yapılacaktır” dedi.

Bu durumda “hukuka saygısı” olan insanlar ne der?

“Tamam... Hukuk bunu gerektiriyorsa bize düşen ona saygıyla uymaktır” gibi bir şey değil mi?

Oysa Başbakan Tayyip Erdoğan, hukuktan şikâyetçi. Nitekim görüşünü soran gazetecilere “YSK kararı zorlama bir yorum” demiş. Hukukun parlamentoya değil, parlamentonun hukuka uyması gerektiğine isyan etmiş. “YSK’nın da parlamento üstü bir güce sahip olmaya başladığını” söylemiş.
Öteki sözlerini aktarmıyoruz çünkü ne anlama geldiği bile belli değil.

Peki ya partisinin her konuda her zaman her yerde saçmalamaya yetkili sözcüsünün dediği ne?

YSK’nın kararlarına uymak durumunda imişler. “Ancak YSK’nın almış olduğu kararı, çok zorlamayla alınmış SİYASİ BİR KARAR olarak değerlendiriyoruz.

Bazı kanun maddelerini peş peşe sıralamak, alınan bu kararın doğru olduğu anlamına gelmez”
buyurmuş.

Madem öyle... Çıkıp “Şu gerekçeyle biz bunu yanlış buluyoruz” desenize!

Demezler, diyemezler çünkü keyfiliğin hukuk sayılmasını isteyen bir kafa ile konuşuyorlar.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI