Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ha Erbakan, ha Çiller

Tufan TÜRENÇ

Hoca sabah evden, her gün yaptığı gibi sağ adımını atarak çıktı. O gün çok yoğun bir programı vardı.

Özel uçakla miting ve açılışlar yapacağı ile gidecek, programını tamamladıktan sonra yine Ankara'ya dönecekti.

Onun için zaman yitirmemesi gerekiyordu.

Hemen otomobillere binildi ve son hızla havaalanına gidildi.

Oradan partililer tarafından uğurlandı.

Uçak havalanınca bir an uğurlamanın dört ay önceki gibi görkemli geçmediğini düşündü.

Biraz canı sıkıldı ama bunu da doğal karşıladı.

Aynı sıkıntıyı gittiği ildeki karşılamayı görünce de duydu. Neyse üzerinde fazla durmadı.

Miting alanındaki kürsüye, çok sert bir konuşma yapmaya, hükümeti yerden yere vurmaya kararlı bir şekilde çıktı.

Meydan istediği gibi dolmamıştı ama olsun, önemli olan istediği mesajları vermesiydi.

* * *

Biraz havadan sudan söz ettikten sonra meydanda toplananlara şöyle seslendi:

‘‘İktidarın anlattığı bir masal var, o da 8 yıllık eğitim masalı.

Cumhuriyet tarihinin en büyük reformuymuş. 8 yıllık eğitim benim ülkemde 11 yıl olsun.

Bütün evlatlarımın bugün yüzde 90'ı okuyor, ama bunun altında yaptıkları şu; bütün meslek okullarını 8 yıllık eğitim bahanesiyle kapatıyorlar. Çırak okullarını kapatıyorlar.

Soruyorum niçin kapatıyorlar?

Tek şey için. İmam hatip okullarını kapatmak için...

Milletin dini ile, imanı ile uğraşmayın, hizmet için gelin.

Ama biz varız, biz buna mani olacağız. Allah'ın izniyle mani olacağız.’’

Mitingden sonra bazı açılışlar yaptı.

Sonra partililerle kucaklaştı, gülücükler dağıttı ve Ankara'ya döndü.

* * *

Aradan birkaç gün geçti. Bu kez helikopterle bir başka ile uçtu.

Miting alanında kendisini mehter takımı marşlar çalarak karşıladı.

Kürsüde armağan edilen Türk bayrağına sarılı Kuran-ı Kerim'i üç kez öpüp alnına götürdü.

Sonra konuşmaya başladı. Şunları söyledi:

‘‘Bu iktidarın destekçileri arasında güç odakları, tekelciler, kartelciler, kumarhaneler var.

Ben hiçbir gücün önünde eğilmedim, eğilmem. Sadece Cenab-ı Allah'ın önünde eğilirim.

Bunlar ‘8 yıl' diye zulüm yaptılar, 8 yıla vergi koydular.

‘8 yıllık eğitim' deyip meslek liselerini kapattılar. Bütün okulların orta kısımlarını kapattılar.

‘Yetmez' deyip, imam hatipleri kapattılar, ezanın sesini kıstılar. Kuran kurslarını yok ettiler.

Ne diyecek tarih, biliyor musunuz? ‘Adnan Menderes Kuran kurslarını açtı, Yılmaz kapadı' diyecek.

Onların kapattıklarını biz açacağız. İktidarımızda türban yasağını kaldıracağız, YÖK'ü de lağvedeceğiz.

Bunlara kalsa ezanı Türkçe okutmaya bile kalkarlar.

Bunlar 163'üncü maddeyi hortlatmak istiyor.

Ama biz varız. Biz bunlara izin vermeyiz.’’

Hoca o gece o ilde kaldı, ertesi gün değişik ilçeleri ziyaret etti ve oralarda da aynı ateşli konuşmaları tekrarladı.

ÖNEMLİ NOT:

Yazıyı bitirdikten sonra çok vahim bir hata yaptığımı anladım.

Şaşılacak bir şey, baştan sonra Çiller yerine Erbakan yazmışım.

Ama buna rağmen bu vahim hatayı düzeltmeye gerek olmadığına karar verdim.

Çünkü, ha Erbakan, ha Çiller ne fark eder, diye düşündüm.

X