O tribünü susturun

Futbolcusuna küfür eden bir taraftarı düşünemiyorum, böyle bir şeyin olduğunu kabullenmek de zor. Artık o tribüne güvenlik mi konur, kamera mı konur bilemem. Ama bunlardan önce küfür eden taraftarı durduracak ilk unsur yanındaki diğer taraftardır.

* Fenerbahçeli futbolcular taraftarlarının kendilerine küfür ettiğinden yakınıyor. Küfür neden kaynaklanıyor, önüne nasıl geçilebilir?

Futbolcusuna
küfür eden bir taraftarı düşünemiyorum, böyle bir şeyin olduğunu kabullenmek de zor. Çok kötü ve çirkin bir olay. Taraftarın küfür etmesi futbolcunun moralini bozması demek. Halbuki seyircinin görevi takımını morallendirip motive ederek daha iyi oynamasını sağlamak. Futbolcuların çoğu genç olduğu için çabuk etkileniyor. Yurt dışında da bir sürü maç seyrediyoruz, kendi futbolcusuna küfür eden yok. Neden ediliyor, onu da anlamak mümkün değil.

Sadece F.Bahçe değil

Seyircimiz protestosunu küfür ederek gösteriyor ki, akıl alacak gibi değil. Biraz sinirlenen küfürü basıyor. Sadece F.Bahçe’de değil, tüm kulüplerimizde olmaması gerekir. Artık o tribüne güvenlik mi konur, kamera mı konur bilemem. Ama bunlardan önce küfür eden taraftarı durduracak ilk unsur yanındaki diğer taraftardır. Bu da eğitimle ilgilidir. Eğer yanındaki, küfür edeni uyarıp engellerse, sorun daha çabuk ortadan kalkar. Ama bir de bu tür kişiler gruplar halinde tribüne geliyor ki, sıkıntı burada. Gruplara müdahale edildiğinde küfür daha büyük olayları doğuruyor.

* Daum ile Van Hooijdonk arasında gerginlik yaşanıyor. Bu durum nasıl oluştu ve nasıl sonuçlanır?

Van Hooijdonk, Daum’
un yanlış yaptığını söylüyor. Takımın büyüğü olarak buna hakkı var. Ancaaak, bunu basın yoluyla yapmaması lazım. Hollandalı tıpkı Daum gibi yapıyor ki, tarz yanlış. Daum da diktatör yapıya sahip ve van Hooijdonk’un yaptığını, söylediklerini kabullenemiyor. Doğal olarak hiçbir antrenör kendine karşı çıkılmasını istemez. Ne var ki, hiçbir kariyerli futbolcu da kötü oyunu kabul etmez. Yani ikisinin arasındaki sürtüşme birbirini tamamlayan unsurlara dayanıyor. Sonu nereye varır, onu bilemem.

Kendi aralarında konuşmalılar

Bu konuda çeşitli spekülasyonlar yapılıyor. ‘Van Hooijdonk gider, yerine santrfor alınır’ söylentileri dolaşıyor. Bu konular yönetimin tasarrufunda olan şeyler. Yalnız Van Hooijdonk’un da keyifsiz oynadığı performansından belli oluyor. Buna bir çare bulunması şart. Daum, çıkıp ‘En kıymetli oyuncumuz’ der, belki konu kapanır. Yine başka bir dedikoduya göre, yönetim Hollandalı futbolcuya uyarıda bulunmuş. Yeniden söylüyorum; yaşanan sıkıntının dile getirilme yöntemi yanlış. Van Hooijdonk, bu konuyu gündeme getirecekse internet sitesinde değil de Daum ile bire bir kendi arasında getirecek. Mantıklı ve doğru olanı bu. F.Bahçe’de oyuncular arasında hep patlamalar oluyor. Hakan Bayraktar, Ali Akdeniz, bir ara Alex’te buna benzer konular yaşandı. Daum da yaptığı çarpıcı konuşmalarla kendini kurtaramaz. Bu tür konuları basın önünde değil, takım içinde kendi aralarında konuşmalılar.

Star olduk denirse

* Beşiktaş’ın 1-0 önde olduğu maçta 10 kişi kalan Konyaspor karşısında yenik duruma düşüp, beraberliği zor kurtarmasını neye bağlıyorsunuz?

Beşiktaş
’ta bazı oyuncular -ki bunlar Emre, Mustafa Doğan, Fatih Sonkaya, Tayfun Korkut, Ali Güneş- takımı galibiyetlere götürdükleri zaman müthiş güçle oynadılar. Aslında çok teknik futbolcular değiller, ama mücadele ediyorlar. İşte bu futbolcular eğer star gibi oynamak isterler, yani koşmadan oynayayım derlerse, Beşiktaş Konya’daki haline düşer. Bu futbolcular mücadele etmezse Konya’daki standardın altında kalır. Böyle iki maçta 4 değil, 6 oyuncu oynatmamak lazım. Denebilir ki, Pancu oyun sistemini bozdu. Zaten bundan önce de oynamıyordu bu yüzden bozmadı.

Bu beraberliğin en büyük nedeni, futbolcuların ikili mücadeleye girmemeleri. Oysa, F.Bahçe derbisi olsun, A.Bilbao maçında olsun, futbolcular büyük mücadele örneği verdiler. Ama işte ‘Star olduk’ diye düşünür ve başkan Yıldırım Demirören, Futbol Şube Sorumlusu Kıvanç Oktay ve yöneticiler farklı konuşmalar yaparsa, bu futbolcuların, yani takımın havası değişir. Konya’daki gibi saçma sapan Beşiktaş ortaya çıkar.

Futbol keyif oyunu

Maçtan sonra Reha Muhtar çıkıyor, olumlu beyanat veriyor; ‘Hakemler iyi yönetti. Böyle yönetirlerse arkalarındayız’ diyor. Zaten arkalarında olmama imkan yok. Ligi bu hakemler yönetiyor. Beşiktaşlılar gayet olumlu, güzel konuştu. Beşiktaş idarecisinden popülist değil, böyle anlamlı beyanatlar bekliyorum.

Bir de futbolcular, ‘Sahada ne olup bittiğine TV’ye bakar kararını veririz’ diyerek işi çığrından çıkarıyor. TV’ler sürekli hakem üzerine konuştuğundan, futbolcu da seyirci de ekrana kilitlenmiş kaosa sürüklenmek için bekliyor. O yüzden de birbirlerine saldırıyorlar. Kimse futbol maçına rahat gitmiyor, rahat seyretmiyor, rahat evine dönemiyor. Herkes stres içinde. Oysa futbol keyif oyunu. Herkesi büyüleyen bir spor böyle olmamalı.

Taşları yerinden oynattı

* G.Saray’da Hagi özellikle forvet oyuncularını eleştirdi. Necati yanlış yerde oynatıldığını söyledi. G.Saray’da taşlar yerinden oynadı mı?

G.Saray
’da taşlar yerinden oynamadı, oynatıldı. Bunu yapan da Hagi. Durup dururken çok iyi oynayan, takımın orta sahasındaki Saidou ile, Necati’yi Hakan’dan ayırması dengeleri bozdu. Saidou’yu kadrodan kesip Conceiçao’yu koyması, oyunda ikilik yarattı. Conceiçao’yu koyuyor, çünkü ona daha çok güveni inancı var. Onu da bir maç oynatıyor, sonra kesip Volkan’ı koyuyor. Yani hiçbiri birkaç maçı tam oynayan oyuncular değil. Böyle yaptığın zaman da 3 futbolcuyu birden kaybediyorsun.

Futbolcular da hangi maçta sıranın kendilerine gelip oynayacağını iyi bilir ve kendini ona göre hazırlar. Profesyonel futbolcu her zaman hazır olmalı, ama bizde bu biraz farklı. Ayrıca oynamayan oyuncu psikolojik olarak da eziklik içine girer. Aslında Hagi’nin de bunu bilmesi, yedek kalmanın ne kadar zor olduğunun farkında olması gerek. Çünkü o da Barcelona’da R.Madrid’de yedek kaldı. Daum da bunun benzerini yapıyor. 1 futbolcu değiştiriyor, oysa bunu yapınca 6 futbolcunun yeri değişiyor. Bu Beşiktaş’ta da böyle. Üç takım da 3 maça aynı kadroyla çıkmıyor. Futbolcunun psikolojisinden anlamak gerek.

G.Saray oruç önlemi almalı

* Oruç tutmak futbolcunun performansını etkiler mi?

Bizim
zamanımızda oruç tutan fazla futbolcu yoktu, ya da biz duymuyorduk. G.Saray’da Hakan Şükür ve Arif bu konularda ilk akla gelen isimler. Arif inançlarından dolayı evlilik hazırlığı yaptığı nişanlısından ayrıldı. Şu bir gerçek oruç futbolcunun oyununu etkiler. Sıvı alamıyorsun, besin, vitamin alamıyorsun, bir sürü yan etkisi var. İnançlara bir şey söylenemez, ama bir de işin sağlık yönü var. Futbolcuların formalarını giydikleri kulüpler için taahütleri var. Burada zararı kulüpler görüyor. Kulüplerle birlikte seyirciler ve futbolcunun kendisi görüyor. G.Saray’ın bu konuda bir önlem alması lazım. Sadece G.Saray değil, diğer kulüpler de oruç tutan futbolcularını ikna etmeli.

Trabzon’un kadrosu güçlü

* Trabzonspor sıkıntıyı atlattı mı?

Trabzonspor
bir maç berabere kalır, bir maç yenilebilir, ama toparlanır. Kötü de oynayabilir, her takım kötü oynuyor. Bordo mavililer güçlü bir kadroya sahip. İki defans oyuncusu mükemmel. Orta sahasında, ileri ikilisinde çok iyi oyuncular var. Bu futbolcular Milli Takımımız’ın da temel taşları arasında. Onlar da bazı maçlarda kötü oynayabilir. Böyle bir şey yaşandığında, Trabzon’un karışmaması lazım.
Yazarın Tüm Yazıları