Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gülçin yazıyor

Gülçin TELCİ

Nihal Hanım'ın danışmanı

Habersizlikten perişan halde iken cep telefonum çaldı. Telefondaki kaynağım ‘‘Emlak Bankası'nın bir de menkul değerler bölümü var. Başına ANAP Arı Grubundan ayrılan Ulvi Suvarioğlu diye bir genç getirilecekmiş’’ dedi ve devam etti:

‘‘Ulvi bir ara GFC genel müdürü idi. Daha sonra Ömer Lütfü Topal'ın sahibi olduğu Emper Menkul'ün yönetim kuruluna girdi. Topal'ın miras taksimi sırasında bu aracı kurum Topal'ın imam nikahlı eşine kaldı. Ama yeni konumu yüzünden bir müddet evvel ayrılmış.''

Elimde kağıt kalemim yoktu Ulvi beyin ismini unuttum, sonra tekrar arkadaşımı geri aradım. Biraz daha ayrıntı alınca, ‘‘Ulvi Bey, eskiden Ram Dış Ticaret'te genel müdür yardımcısı mıydı?’’ diye sordum. Kaynağım ‘‘evet’’ deyince tanıdığım Ulvi olduğunu anladım ve kaynağımın bana doğru bilgi verip vermediğini kontrol etmek için hemen Emper Menkul'ü aradım. Santraldeki kız, ‘‘Ulvi Bey arada sırada buraya uğrar. Ben sizi Pelin Hanım'a bağlayayım dedi’’ Ben de Pelin Hanım'a Ulvi Bey'le görüşmemi sağlamasını rica ettim. Emper Menkul'ün sahibinin ve yönetim kurulu başkanının kim olduğunu sordum. Ulvi Bey yönetim kurulu başkanıymış. Sahibi ile ilgili sorumu ise Ulvi Bey'in yanıtlaması gerekiyormuş.

POLİTİKA GÜNLERİ

Bunları öğrendikten sonra kaynağımı geri aradım. Verdiği haberin doğru olduğunu beni bu hafta habersiz bırakmadığı için teşekkür ettiğimi söyledim. Ulvi genç bir yetenekti. Koç'ta çok sevilen bir çocukttu. Politikanın gençlere fırsat yaratması gerektiğine inanıyordu ve biran önce kendine bir yer açmak için genç yaşta politik yatırımlara başladı. Arı Grubu kendisini tatmin etmedi. O günlerde grup zaten Mesut Yılmaz'la ters düşmüştü. Arı Grubu'ndan ayrıldı ve iyi hatırlıyorsam Bakırköy Belediyesi'ne Meclis Üyesi olarak aktif politikaya atıldı. Ben de bu davranışını çok beğenmiştim. İşin tepesinden değil içinden yaşıyarak öğrenecekti. Bir kamu bankasının menkul değerler biriminin başına geçmesi de iyi olabilirdi ama Emper Menkul'ün Ömer Lütfü Topal'a ait olması ve Susurluk için taşların her an yerinden oynadığı bir dönemde buradan kamu görevine geçmesinin doğru olmadığını düşünüyorum. Bu düşüncemi telefonla kendisine konuşmamız sırasında söyledim...

Ulvi Bey'in bana anlattıkları şöyle:

‘‘3 Temmuz itibariyle bu şirketin Hilal Hanım'dan olan iki çoçuğuna hisse devirleri yapıldı. Benim o sıralarda kurduğum bir danışmanlık şirketim vardı. Bu şirkete danışman olmam için teklifi yapıldı. Ben de kabul ettim. Şirketin kurumsallaşmasına yardımcı oluyordum, yönetim kurulunda görev almam istendi. Bu şekilde şirketi daha yakından tanıyacaktım. Hem de geçiş süresi kısalacaktı. Kabul ettim. Danışma şirketmi kurmadan önce General Finance Co.'da (GFC) Orhan Sürekli'nin yanında genel müdürdüm. Daha sonra bu şirket Uğur Ekşioğlu'na satıldı. Hilal Altıntaş'ın oğulları bir ve beş yaşında. Velayeti Hilal Hanım'da. Şirket hukuken bu çoçuklara kaldı. Firmanın genel müdürü İbrahim Haselçin SPK'dan gelme. Teklifi kabul etmeden önce iki şeye önem verdim. Hukuki anlamda çoçukların üzerine sermaye geçişi yapıldı mı? SPK'nın bu firma ile bir sorunu var mı. Ben netice itibariyle danışmanım. Her iki sorunun cevabı da müsbetti. Bir organizasyon şeması çizdim, hedeflerini koydum. Bunları danışman ve yönetim kurulu üyesi olarak yaptım. Şirketin yeni sahiplerine ‘firmanızın prestij firması olmasını istermisiniz?' diye sordum. ‘Sizin önerileriniz neyse bunu yapmaya hazırız' dediler. SPK'ya şirketin sermayesini artırmak ve ismini değiştirmek için başvurduk. Emperyal Otelcilik Grubu ile zaten hiç bir ilgisi kalmadı. Emperyal Otelcilik Topal'ın büyük çocuklarına kaldı. Aldığım bir teklifi kabul ettiğim için bu ayın 20'sinde istifa ettim. Yeni görevim için görüşmeler yaptım ve bu yüzden istifa ettim. Emper Menkul Değerler'le ilişkim budur. Emper’in yönetim kurulu üyeleri İbrahim Haselçin, Turgut Ergül ve ben. Hisse devirleri sırasında üç kişiydik. Ben bu işin profesyoneliyim. Hukuk ve adalet kurallarına uygun davrandım. Yaptığım iş illegal değil. ’’

Nihal Hanım bugün bir yaşında olan çocuğunu, Ömer Lütfi Topal'ın öldürüldüğü gün doğurmuştu. Topal, hastanede çocuğunu ziyaret ettikten sonra öldürülmüştü. Türkiye'de o günden sonra sular eskisi gibi akmamaya başladı.

Denge'nin dengesi bozuldu

PİYASANIN önde gelen gıda kuruluşlarından Denge Gıda Sanayi Beltaş'ları satın alarak kendisinden uzun süre bahsettirdi. Hızlı büyümenin kurbanı olan Grup bir müddet önce nakit sıkıntısı içine düştü. 16 bankaya büyük borcu bulunan Grub’un en büyük alacaklısı Bank Kapital. Denge Grubu'na ilk hacizi koyan ise Turkish Bank. Turkish Bank Denge Grubu'na 198 milyarlık haciz işlemi yaptı. Enver Şahin, Mümin Dağlı, Şinasi Yavaş, Hakan Bilge, Oktay Kümetli ve Uluer Yalçınkaya bu şirketin ortakları arasında bulunuyor. Grub'un factoring şirketi olan Denk Factoring de bu sıkışıklıktan nasibini aldı. Denizbank da ilk hacizi Denk Factoring'e koydu. Onu diğer bankalar izledi. Denge, Beltaş'ı bu haciz furyasından kurtarabilmek için klasik bir yönteme başvurmuş. Beltaş'ın fişleri başka bir şirket adı ile kesiliyor.

X