Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gülçin yazıyor

Gülçin TELCİ

1 dolara satılık havayolu şirketi

Refahyol döneminin parlayan şirketlerinden Kombassan Holding, Almanya'daki Türkler'den topladığı paralarla bir anda Türkiye'nin en büyük holdinglerine kafa tutmaya başlamıştı. O tarihlerde, Kombassan yurtdışına bavulla para kaçırırken yakalanan kuryesi nedeniyle de gündeme gelmişti.

Şimdi o günleri bugünlere bağlayan bir gelişmeyi aktarayım sizlere: Mehmet Hasan Çebi, Türk turizminin yurtdışındaki kan damarlarından Sultan Reisen ve Pascha Tour'un sahibi. Çebi, yıllardır pek çok yabancının yanısıra Hollanda ve Almanya'daki vatandaşlarımızı da Türkiye'ye getirir. Elindeki bu potansiyeli daha iyi değerlendirmek isteyen Çebi, ‘‘Neden başka havayolu şirketlerine para kazandırayım’’ der ve Air Alfa adıyla kendi havayolu şirketini kurar. Kısa zamanda Air Alfa, özellikle Hollanda'dan Türkiye'ye gelen turist ve vatandaşlarımızın neredeyse tamamına yakınını taşımaya başlar.

Bu bilgilerden sonra tekrar Kombassan'a dönelim. Bir zamanlar matematik öğretmeniyken, ‘‘müthiş ticari zekası!’’ sayesinde Kombassan'ı yaratan Haşim Bayram, Refahyol rüzgarını arkasına aldığı dönemlerde bir de havayolu şirketi sahibi olmayı kafasına koyar. Ve Air Alfa için Mehmet Hasan Çebi'ye oldukça iyi bir teklif götürür.

ORTAĞA KAZIK

Çebi ve Kombassan arasında bir anlaşma yapılır ve Çebi, şirketin yüzde 80'inini 1996 yılında Kombassan'a satar. Ancak bu anlaşmada Çebi bir şart koşar. Buna göre Air Alfa, Sultan Reisen'in Hollanda'da bağlantı yaptığı yolcuları aynı fiyatla taşımayı taahhüt eder. Ancak 1997 yılında Air Alfa, Çebi'ye verdiği bu taahhüde uymaz ve bilet ücretlerini iki misli artırır. Bu anlaşmazlık sonucu Mehmet Hasan Çebi, yüzde 20 hissesini Kombassan'a satar ve kendi havayolu şirketini kurar. Kombassan, Air Alfa'yı satın aldıktan sonra ilk olarak uçakta alkollü içki servisini kaldırdı. Ve bugünlerde bu işletmecilik anlayışı ile yönetilen Air Alfa'nın oldukça sıkıntılı günler yaşadığı söyleniyor. Sivil havacılık kulislerinde, Haşim Bayram'ın 120 milyon dolara ulaşan borcu ile birlikte, Air Alfa'yı 1 dolara satışa çıkardığı konuşuluyor. Bu söylentilerin doğru olup olmadığını kısa süre içinde göreceğiz.

Allahtan 1 dolarım var. Bakarsınız şirketi ben alırım ve gökyüzünü keyfimce dolaşırım...

Gökberk Ergenekon'u yakından tanımak

Demokrat Türkiye Partisi (DTP) olağanüstü kongresinin ertelenmesine doğrusu çok üzüldüm. Üzüntüm iki nedenden kaynaklanıyor. İsterseniz önce birincisini anlatayım.

Hüsamettin Cindoruk'un, kendisinden sonraki lider olarak Yalım Erez'i göstermesi yetmedi. DTP Genel Başkanlığında halifelik söz konusu olamayacağına göre, yeni lider kongrede seçilecekti. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Kongre demokratik bir süreç olduğuna göre, birden çok adayın çıkmasını doğal karşılamak gerekirdi. Gökberk Ergenekon da Yalım Erez'e karşı aday oldu. Erez DTP'ye katılmaktan vazgeçince, Ergenekon tek aday kaldı.

Cindroruk hemen kongreden vazgeçti; daha doğrusu galiba genel başkanlıktan vazgeçemedi.

KİŞİYE ÖZEL KONGRE

Ben Sayın Cindoruk'un demokrasi anlayışıyla mutabık değilim. Kişilere göre kongre düzenlemek, hangi demokrasi anlayışına sığar.

Adı Demokrat diye başlayan bir partiye bu yakışır mı? Ya Yassıada mahkemelerinin avukatı Cindoruk'a...

Bence bu kongre yapılmalı, Cindoruk da Ergenekon ile yarışmalıydı. Aslında bu olay, büyük umutlarla kurulan DTP'nin Cindoruk sayesinde nasıl bir tıkanma noktasına geldiğini gösteriyor.

Üzüntümün bir nedeni daha var. Ben bu kongrede gerçek bir rekabetin yaşanmasını ve teşkilata güvenen Ergenekon'un da kendisini ortaya koymasını arzuluyordum.

Kazanır, kazanmaz, o kadar önemli değil. Ama bu demokratik terbiyenin DTP'de gösterilmesi gerekliydi.

Ergenekon kongrelerin ustasıdır. Önce DYP'de, daha sonra da DTP'de pek çok kongrede Cindoruk'la karşı karşıya gelmişti. Bir daha hesaplaşırlardı...

Ergenekon DYP kökenli olup da Tansu Çiller konusunda tutarlı davranabilmiş birkaç siyasetçiden biridir. İnanın, bu gruptaki DYP kökenli siyasetçilerin sayısı bir elin beş parmağını geçmez.

Ergenekon'un Çiller'le yıldızı hiçbir zaman barışmadı.

Örneğin, ünlü 1993 Haziran kongresinde Çiller'e karşı grupta yer alıp İsmet Sezgin'i destekledi.

Çiller'e birlikte muhalefet ettiği isimlerin her biri zamanla teker teker Çiller'in saflarına geçtiler, o geçmedi.

Örneğin İsmet Abi, Çiller'in kontenjanından TBMM Başkanı olmadı mı? Cavit Çağlar, Çiller'in 1995 Ekiminde kuruduğu DYP azınlık hükümetinde Çiller'in bakanı olarak yer almadı mı? Ergenekon ise, azınlık hükümetinin güvenoyu almaması ve böylelikle Çiller'in DYP liderliğinden düşürülmesi yolunun açılması için bir grup muhalifle birlikte bu hükümete ret oyu verdi.

AKIL HOCASIYDI

O sırada Odalar Birliği Başkanı olan Yalım Erez, Çiller'in en yakın akıl hocası değil miydi?

Ergenekon, 1995 Ekim ayında çizdiği stratejide herşeyi iyi hesaplamıştı da, Deniz Baykal'ın son anda Çiller'e yardım elini uzatacağını hiç düşünmemişti.

Sosyal demokrat lider, elini Çiller'e uzatarak, onu düştüğü yerden yeniden yukarılara taşıdı. Çiller ona ne kadar teşekkkür etse azdır.

Sonra Çiller'in yanındakiler teker teker ayrılmaya başladılar. Bir kısmı bağımsız kalırken, bir kısmı kapağı DTP'ye attı.

Ergenekon bütün bu olaylar olurken hep aynı noktada durdu. O bir yere gitmedi, diğerleri onun çizgisine geldiler. Ergenekon hâlâ aynı yerde duruyor ve durmaya da devam edecek.

Siyaset uzun soluklu bir iştir. Ergenekon, 1983 yılında Dışişleri'ndeki parlak kariyerini bırakıp, DYP'nin kurucuları arasında yer almış, uzun yıllar yasaklar altında siyasi mücadele vermişti. Dolayısıyla siyasetin sabır işi olduğunu herkesten en iyi bilebilecek durumdadır.

Gökberk'le ilgili bir de küçük hatırlatma yapayım. Gökberk, 25 Ekim 1981 tarihinde Roma Büyükelçiliği'hde diplomat olarak görevliyken bir Ermeni teröristin silahlı saldırısana uğramıştı. Omuzundan ve elinden üç kurşun alan Gökberk, silahını çekip canına kasteden ASALA teröristini Roma sokaklarında kovalamış, şarjöründe kalan son iki mermiyi sıktığında teröristi yere devirmişti.

Bu olayı niye mi anlattım? Okurlarımın Gökberk Ergenekon'un nasıl bir adam olduğun biraz daha yakından tanımalarını istedim, hepsi o kadar...

Siz en iyisi Gökberk Ergenekon'u izlemeye devam edin.



X