Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gülay Hanım ile Şenol Bey'in öyküsü

Tufan TÜRENÇ

Gülay Aslıtürk, vitrinini süslemek isteyen DYP tarafından 1989'da Çatalca Belediye Başkanlığı için aday gösterildi.

Aslıtürk genç, güzel, iyi eğitim görmüş bir kadın aday olarak hemen basının ilgi odağı oldu ve rakiplerini geride bırakarak seçimi kazandı.

Belediye başkanlığı döneminde yöresine hizmetten çok kendi reklamını yapmak için çalıştı.

Bunda o kadar başarılı oldu ki bütün Türkiye onu tanıdı.

Ancak genç Belediye Başkanı, aynı başarıyı hizmet vermesi gereken Çatalca'da gösteremedi.

Derken DYP'de Tansu Çiller genel başkan seçildi.

Tansu Hanım ile Gülay Hanım'ın yıldızları taa baştan beri barışmamıştı.

Çatalca Belediye Başkanı, başına gelecekleri bildiği için kendisine yeni bir parti aramaya başladı.

Zaten yerel seçimler de yaklaşmıştı.

Başarılı bir manevra ile DYP'den istifa edip ANAP'a geçti.

O sıralarda marifetleri henüz bilinmediği için Şişli Belediye Başkanlığı'na aday gösterildi.

Aslıtürk, en güçlü rakibi CHP adayı Fatma Girik'i, DSP adayı Mustafa Sarıgül'ün sol oyları bölmesi sonucunda geride bırakarak başkan seçildi.

Bu başarı, Gülay Hanım'ın dramatik sonunun da başlangıcı oldu.

* * *

Şimdi bir parantez açarak ikinci öykümüzü anlatalım.

Şenol Başaran, Türkiye Kömür İşletmeleri'nden emekli bir devlet memuru.

Yıllarca namusu ve onuru ile bu devlete hizmet vermiş bir kişi.

Şimdi memleketi Trabzon'da yaşıyor...

Şenol Bey namusuyla çalıştığı, devletin kör kuruşunun yıllarca bekçiliğini yaptığı için bir köşeye beş kuruş koyamamış.

Bu nedenle aldığı emekli maaşı bugün onu geçirdiremiyor.

Şenol Bey de, kimseye el açmadan evinin tenceresini kaynatabilmek için ek iş yapıyor.

Geceleri mangalda kestane kavurarak satıyor.

Bunca yıl devlete hizmet veren 58 yaşındaki Şenol Bey için gecenin ayazında saatlerce sokakta kestane satmak zor oluyor ama onuru için buna seve seve katlanıyor.

Şenol Bey, ANAP Trabzon Milletvekili Ali Kemal Başaran'ın ağabeyi.

Bu konuda şunları söylüyor:

‘‘Emekli maaşıyla geçinilmiyor, onun için ben de kestane satıyorum. Yaptığım işi küçümseyip de kardeşim için siyasal malzeme yapmak isteyenler beni üzüyor.’’

Şenol Bey milletvekili kardeşinin forsundan yararlanmayı hiçbir zaman düşünmüyor ve onuruyla kendi nafakasını çıkarmayı amaçlıyor.

* * *

Şimdi dönelim Aslıtürk olayına...

Gülay Hanım yaşamı boyunca Şenol Bey gibi sıkıntı çekmemiş.

Ailesinin durumu çok iyi olduğu için Türkiye'nin en iyi okullarında eğitim görmüş.

Genç kızlığında istediği her şeyi ailesi ona sağlamış.

Yine halli vakitli bir kişiyle evlenmiş. İki çocuğu olmuş.

Talih Şenol Bey'in tersine Gülay Hanım'a her yönden fazlasıyla gülmüş.

Ama buna rağmen Gülay Hanım, Şişli belediye başkanlığı görevinde çok büyük yolsuzluklar yapmış.

Bugün devletin parasını çalmakla suçlanıyor ve hakkında tutuklama kararı var.

Yurtdışında olduğu için de şu anda cezaevinde değil.

Gülay Hanım şimdi Nice'teki muhteşem malikânesinde kaçak olarak yaşıyor.

Şenol Bey ise geçinebilmek için sokakta kestane satıyor...

Ama başı dik, alnı açık...

Ne diyelim, Tanrı'nın da, dünyanın da adaleti bu değil...

Türkiye Gülay Hanım'larla değil, Şenol Bey'lerle onur duyuyor.













X