"Refika Birgül" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Refika Birgül" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Refika Birgül

Guernica ve tapas

İki hafta evvel İspanya’daydım. Şimdi üzerinden aylar geçmiş gibi geliyor.

Sebebi malum. Oradayken size aktarmak istediğim, İspanya kültürünün önemli unsurlarından tapasların şimdi başka türlü bir önemi oldu. Ziyaretim sırasında tekrar gördüğüm Guernica tablosunun bugünkü yazının başrol oyuncusu, mezelerin de eşlikçisi olacağını tahmin etmemiştim

Yemek bir zanaat, sanatla paralel giden, birbirini tamamlayan...  Bir zanaatkârın da bu konuda kendisini beslemesi ayrıca önemli. “Guernica ile tapasların ne alakası var?” diyebilirsiniz. Her ikisinin de çokkültürlülüğün zenginleştirdiği birikimlerin ortak noktaları olduğunu söyleyebilirim. Tapasların çeşitliliğiyle Guernica’yı dünyadaki en kıymetli tablolardan biri yapan öz aynı. Çokkültürlülük ve bunun yeri geldiğinde çatışması, yeri geldiğinde birleşmesi...
Demek istediğimi net bir şekilde anlatmak için biraz Picasso ve Guernica’dan bahsetmek isterim. Picasso kübizmin babası, en parlak yorumcusu olarak aklıma kazınmıştır. Picasso’nun geçirdiği mavi, rose (gül) gibi farklı teknikleri kullandığı dönemleri vardır. İlerleyen dönemlerine baktığımızdaysa tüm bu farklılıkların bir şekilde tuvale yansıdığını da görebiliriz. İki boyutlu baktığımız bir resmin içine girip boyut anlayışımız tamamen farklılaşabilir. Picasso’nun muazzam dehası da buradadır kanımca. Guernica’ya gelecek olursak, başrolünde İspanya’nın simgesi at ve boğayla birlikte iç savaştan dolayı sivillerin çektiği büyük acılar anlatılır. Guernica, İspanya iç savaşıyla ilgili trajik bir anıdır. Yüzlerce sivil vatandaşın ölmesine, binlercesinin yaralanmasına ve ülkenin bölünmesine yol açar.
Bu olayı çok az kişi hatırlar ama Picasso’nun resmi, eli kalem tutan dünyadaki herkes tarafından bilinir.

ÜÇ DAKİKADA YAPILAN BİLE VAR

İspanyol mezelerinde de bu parçalı hal devam eder. Bu parçalı halin ortak noktalarından biri tapasların küçük küçük olup, yemeye çalışmak için çok efor gerektirmemesi diyebiliriz. Bu da birlikte yemek yiyen insanların yemeğe konsantre olup da etrafını ve birbirlerini unutmamaları, bilakis birbirlerini anlamaları için doğru zemin ve zamanı yaratıyor.
Bunun yanı sıra tapaslar, çok uzun hazırlık ve pişme süresi olan yiyecekler değildir. Üç dakikada yapılanları bile vardır. Rahatça evinizde bulabileceğiniz malzemeler kullanılır.
Ötekileştirmeden var olmaya ihtiyacımız olan bu dönemde, görmüş geçirmiş bir milletten damıtılmış, kısa sürede hazırlanan mezelerden sofra hazırladım. Herkesi davet ediyorum.

Cıvık yumurtalı patates

Yumurtayla patatesin eşsiz uyumu ve basitlikleriyle öne çıkan lezzeti insanı şaşırtıyor. Tarif çok basit. Patatesleri soyun ve çubuklar halinde kesin. Derin ve kızgın yağda kızartın. Çok kızarmadan hafif altın sarısı rengi aldıklarında bir peçetenin üzerine alın. Bu sırada başka bir tavaya 2 çorba kaşığı zeytinyağı koyun ve yağınız ısınırken başka bir kapta 3 yumurtayı 1 çay kaşığı tuzla iyice çırpın. Hafifçe kızarttığınız patatesleri bu tavaya ekleyin ve patatesler iyice ısınınca tavanın altını kapatıp yumurtaları üzerine dökün. Çok fazla karıştırmayın fakat yumurtaların patatesleri tamamen kapladığından emin olun. Yumurtanız böylece bir hayli sulu olacaktır. Arzu ederseniz  son dakika üzerine 1 çay kaşığı karabiber serperek servis edebilirsiniz.

Uçan lezzetli mantar

4 diş sarmısağı, 1 çay kaşığı tuzu havanda iyice dövün. Daha sonra içine 1 çay kaşığı karabiber, yarım çay bardağı zeytinyağı ve ince ince kıyılmış bir ufak kuru acı biberi ekleyip iyice karıştırın. İstiridye mantarının sapları dışındaki bölümleri elinizle gelişigüzel ufak parçalara ayırın. Bu mantarların saplarını zor piştiği için olabildiğince ufak parçalara ayırın ki tüm mantarlarınız aynı zamanda benzer yumuşaklıkta olsun. Bu tarifte tavanızın fırına girebilen bir tava olması işinizi kolaylaştıracaktır. Mantarların yapışmaması için tavayı iyice ısıtın, dibine azıcık zeytinyağı ekleyin. Tavanız çok küçükse bütün mantarınızı bir anda atmayın. Malum mantarlar üst üste gelip, kalabalık olursa suyunu bırakacak ve haşlanmaya başlayacaktır. O kavrulma hissi ve et lezzeti ortadan kalkacaktır. Mantarlarınız iyice kavrulduktan sonra ızgara modunda 200 derecede çalıştırdığınız fırında 5 dakika pişirin. Servis etmeden önce tazelemek için 1 çay kaşığı zeytinyağı gezdirin.

Parmak ısırtan domates

4 orta boy domatesi bir kaba rendeleyin, içine tuzla iyice ezdiğiniz 2 diş sarmısağı ekleyin. Rulo yapıp güzelce kıydığınız 20 yaprak fesleğeni, 2 çay kaşığı tuzu, 1 çay kaşığı karabiberi de kaba ekleyip, karıştırın. Ben 8 çorba kaşığı sızma zeytinyağı ekledim fakat domatesinizin sulu ya da etli oluşuna göre arzu ederseniz daha yağ ekleyebilirsiniz. Mahalle fırınından aldığınız baget ekmeklerini kızartıp iyice kıtırlaşması için tavada kızartın. Ekmeğin kıtır yapısını kaybedip yumuşamaması için hazırladığınız domatesli karışımı servisten hemen evvel ekmekler üzerine koyun. Bu içten 20 dilim çıkabilir.

Çıtır pastırmalı ekmek

Yarım baget ekmeği, 1.5 santim kalınlığında verev olarak doğrayarak 8 dilim ekmek hazırlayın. Bir bakır tavaya 2 çorba kaşığı zeytinyağı koyun ve yarım santimlik kareler halinde kestiğiniz pastırmaları ekleyip, pastırmaların kokusu çıkana kadar 1-2 dakika kızartın ve bir peçetenin üzerine alın. Eğer daha fazla pişirirseniz fazla kıtır olacaktır. Bir kapta 4 çorba kaşığı labneyi ve yaklaşık iki kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peyniri çatal yardımıyla iyice karıştırın. İçine bir tatlı kaşığı acı  toz kırmızı biber ekleyin. Servis etmek için bir dilim ekmeğin üzerine önce peynirli karışımı, daha sonra 1 tatlı kaşığı alıç reçelini ve son olarak da kızarttığınız pastırmaları ekleyin.

X