Gidenlere...

Daha şunun şurasında yeni girdik yeni yıla ama ne çok insanı kaybettik.

Haberin Devamı

Allah’tan hepsine rahmet, kalanlara da başsağlığı diliyorum.

DEPREM DEDE
Benim arkadaşımdı, üç günlük bir şeydi yaşadıklarımız.
Aynı hastanede yan yana odalarda yattık.
Sohbeti çok hoştu.
Bana dedi ki “Ayşe, bir gün gel de anlatayım sana şu deprem gerçeğini, gerçekte nasıl korunulacağını...”
Ben ona gidemedim, o başka diyara gitti.
Üzgünüm.

BİR YIL BURHAN DOĞANÇAY BAKTI BANA
Boşanıyordum, evleri ayırmıştık. Parasızlık ne, bir ev kaça döner, doğalgaz ne tutar bilmezdim. Burhan Doğançay eski eltimin dayısıydı.
Bir gece bize yemeğe geldi, o Amerika’dayken de biz ona gittik.
Türkiye’de az bir kesim tanıyordu.
Henüz kıymeti çok bilinmiyordu.
Bir resim satın aldık ondan, bize kıyak geçti tabii. İşte o boşanma günlerimde yiğitliğe mok sürüp “anne para” diyemedim, resmi sattım. Öyle bir paraya gitti ki beni bir yıl idare etti.
Onun için Doğançay hep dualarımda oldu.
Çünkü bana tam bir sene o baktı.

Haberin Devamı

Mizah mı?

Herkes mizah yapar oldu, daha doğrusu yaptığını zanneder oldu.
E-postalar geliyor bana; “bu mizah mı?” diyorlar.
“Şu siteye girip baksana, güya mizah yapıyor” diyorlar.
Babadan, amcadan ötürü bana akıl soruyorlar sağ olsunlar.
Tabii ki baba, amca dışında da bugünün birçok mizah ustasıyla neredeyse kardeş gibi aynı evde büyüdüğümü biliyorlar.
Öyleydi de, bizim dergiler bazen bizim evde, sabahın ilk ışıklarına kadar baskıya hazırlanırdı neredeyse.
Ben bir mizah ustası değilim, onlardan geriye kalan küçük bir kırıntıyım.
Ama madem çok soruluyor, söyleyeyim.
Sizlerle hemfikirim.
Mizah yapmak önce zekâ ister. Sağ gösterip solu vurabilmek gerekir.
Bel altındansa bel üstünden aşağıya laf çakılır.
Küfür kıyametin olduğu, her cümlenin biplendiği şey mizah olmaz.
Nasreddin Hoca’dır büyük üstat...
Aziz Nesin’dir...
Babamdır, amcamdır, daha niceleridir.
Mizah insanı düşündürmelidir.
Akılda bir tat, bir düşünce bırakmalıdır.
Orandan girdim, burandan çıktım, hadi len, muşt kuşt, onun bunun nesi, jet ski vs ile bir halt ettiğini sananlar başarısız olurlar.
Haaa bir de amcam demiş ya “fazla taramalardan kaçının” diye, ben de diyorum ki bizimkilerin karakterlerini taklitten kaçının.
Olmuyor, çok yapay duruyor.

Haberin Devamı

Üst komşum hoş geldin

Nasıl tatlı bir adam.
Geçen gün karşılaştık. Kendisi Yunan ama çok belli ki Türk aşığı.
Türkçesi yok gibi.
Bana “ar you di feymus riter?” dedi.
Ben de salak gibi İngilizce estağfurullah diyemediğimden, “yes” dedim utana sıkıla.
Bizim ev biraz hayvani.
Tam yedi katlı.
Ben dördüncü kattayım, o üçüncü.
Ben “ne zaman taşınıyorsunuz?” diye sorunca “haftaya” dedi. “Ama karım ve oğlum gelecek haziranda.”
Şimdi adamı hoş geldiniz diye eve davet etsen olmaz, etmesen de olmaz.
Yarın bir profiterol yapıp yollarım Yunan yeni arkadaşıma.

Yazarın Tüm Yazıları