"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Gelin Şırnak’a bir sinema açalım

ŞIRNAKLI Berber Mesut ve bir köy ahalisi kuruyor film setini...

Amansız dekorumuz Cudi Dağı’nın etekleri...

Geçiyor kameranın arkasına Berber Mesut başlıyor senaryosunu örmeye.

Filmin adı “Dermansız Dert”.

Başrolde köyün genç delikanlısı.

Kurşun seslerinin ölümlere karıştığı, top seslerinin yankılandığı Cudi Dağı’na bir aşk hikâyesinin film seti kuruluyor.

Acımasız ağa, yakacak gençlerin aşkını.

Budur işte bir tek sinema salonu bile olmayan Şırnak’ın mahrem senaryosu.

Yönetmen Berber Mesut...

Oyuncular Cudi halkı...

Ama gösterecek bir tek sinema salonu bile yok Şırnak’ta...

Dün bunu yazınca birçok dostum aradı. Hepsi de Şırnak’a bir sinema salonu için katkı yapmayı istiyor.

Gelin bugüne kadar hep “ölümlerden haber” aldığımız bu sarp dağların kimsesiz şehrine, bir sinema salonu kuralım...

Mesela Şırnaklı bir aile, bir pazar sabahı hayalini seyredebilsin.

Gelin Şırnak’ta hayaletleri değil, hayalleri çoğaltalım.

İKİNCİ YAZI:

Aktütün muamması

EKİM 2008:

Karargâhtaki subayın önündeki ekranda bir hareketlilik başlıyor.

Gri zeminde, parlak beyaz insan figürleri, küçük gruplar halinde ilerliyor.

Küçük bir grup İran-Irak sınırını geçiyor. Sarp dağların arasından yürüyerek Türkiye’ye giriyor.

Ekrandaki görüntüyü, Hakkâri dağlarının binlerce kilometre yukarısından bir insansız araç gönderiyor. Saat 09.35’te akmaya başlıyor görüntü.

Teröristler yavaş yavaş ilerliyor. Tıpkı bir aksiyon filminin başlangıç sahnesi gibi.

Subay hızlı adımlarla komutanına koşuyor.

Sonra kamera dağların üzerinden hayatın gerçeğine doğru iniyor.

Acı gerçeğe...

Aktütün Karakolu basılıyor. 17 askerimiz şehit...

Bir değil, iki değil, tam dört kez basılıyor.

16 yıl önce basıldığında 22 şehit. 2007’de iki kez basılıyor. Ve 2008’de 17 şehit.

Son baskınla ilgili iddialar çok ağır:

“Teröristlerin sızdığı görüldü, Ancak müdahale edilmedi...”

Evlatların gittiğine mi yanarsın, iddiaların ağırlığına mı?

Sarsılıyoruz, ağlıyoruz, kanımız donuyor; tutuşuyoruz.

Ve dün Genelkurmay bir açıklama yapıyor:

- Aktütün karakolu yakınlarında envanter dışı silahlar bulundu. Gömülü silahlar Kalaşnikof ve İran yapımı...

Peki nedir şimdi bu?

Kime ait o silahlar? Hangi olaylarda kullanıldı?

İki ihtimal var:

1) Gömülü silahların faili meçhullerde kullanılmış olması.

2) Teröristler baskından sonra silahları oraya gömüp kaçıyorlar. Sonra gelip aynı silahlarla bir kez daha basıyorlar.

Her iki ihtimalde de durum vahim...

 

X