Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gecesi de gündüzü de renkli yaşayan bir şehir New York

Efendim ayağımın tozu ile Çarşamba günkü köşemde sizlere İzmir haber ve dedikodularını yazdım. Şimdi sıra geldi New York anılarıma.

Aslında bu kez pek eğlendiğim söylenemez. Nedeni hiç hayal ettiğim gibi olmadı. Ben New York’un o renkli yaşamını, kalabalığını, pahalılığını zaten biliyordum. E yedi kez gidince size İstanbul, İzmir gibi geliyor. Aslında bu kez amacım oyunculuğunu çok beğendiğim Catherine Zeta Jones’in, Angela Lansbury ile oynadıkları dev müzikali izlemek. New York’dan Bahama ya da iki kez gitmeme rağmen müthiş keyif aldığım Orlando’ya geçmekti. Broadway The Walter Kerr Theatre’deki ‘A Time Nıght Musıc’ adlı müzikalde bizim olduğumuz tarihte iki starın da film çekimleri vardı.
Nev York anılarım
Bir de Catherine Zeta Jones’ın kocası Mıchael Douglas’ın ilk evliliğinden olan oğlu kokainden içeriye alınıp beş yıl ceza verilince morali çok bozulan güzel oyuncu müzikale bir süre ara vermiş. Aslında iyi organize de olamadık. New York’a yakın dostlarım Canım Cicom (Besim Kazodo), İsmail Akkaya, Ömer Yılmaz, Orhan İban ile gittim. New York, gecesiyle gündüzüyle yaşayan çok renkli bir metropol. O nedenle size iki gün yayınlayacağım bu New York anılarımı kesip saklayın. Ukalalık değil ama benden iyi bir rehber bulamazsınız.

THY teşekkürler

THY ile uçtuk. Sağ olsunlar bilet ve otel rezervasyonlarımızı gurup olarak İzmirli Sign Tour’ dan arkadaşlarımız Yonca ve Damla aylar öncesinden yaptılar. Uzun yolculuklarımda kesin de da iç hatlarda da genelde THY tercihimdir. Business Class uçarım. Bu kez Kevin Costner’ın reklamlarında oynadığı Boeıng 777-300 ER ile uçtum. Harikaydı. Fatma Yavuz amirliğindeki Business ekibi de mükemmeldi. Yemekler lezzetli fakat  fazla yağlıydı. Kim ne derse desin THY büyüdü, çok güçlü oldu. Herkesi kutluyorum. Central Park, AKA Rezidans’da kaldık. Lokasyon olarak her yere yakındı. 42 West 58 th St. Ama adını duyarsanız kaçın. Günlüğü 275 dolar. Kapı girişi 350. Ama odanızı 25 dolar temizliyorlar. İstediğiniz her hizmetin ve odanıza aldığınız kasanın günlüğü bile ayrı para. Kısacası lüks bir otel size daha normale gelir. Müthiş gürültülü. Tam karşısında Sayın Tayyip Erdoğan’ın da kaldığı The Plaza Hotel var. Bana tek faydası her gün Central Park’ da spor yapmak oldu. Bu arada Alec Baldwın ile karşılaştım. O da her sabah koşarmış. Sırdaşım 30 yıllık dostum İsmail Akaya Donald Trump’ ın 5 AVE da 59 th Street de gayet lüks rezidansında benden ucuza kaldı. Bu arada sosyetenin pek çok isminin New York’un en popüler caddelerinde, Central Park’ı gören evleri var. Ahu Aysan Kerimoğlu, Ender Mermerci, Tülin-Akın Öngör, Güler, Dilek, Sevil Sabancı, Yosun Mermerci. Selma (Turkeş) bu arada yeni satmış.

Şimdi moda Buddakan

Otelin tam köşesinde Berdorf Goodman adlı devasa bir alışveriş merkezi var. Daha doğrusu 5 AVE ile Madison köşesini kapsamış. Amma bize göre değil. Dünyanın en pahalı markaları, dizaynır ve stilistlerinin özel koleksiyonları satılıyor. Chanel, Prada, Armani, DG, fakat fiyatlar el yakıyor. En ucuz ayakkabı 3000 dolar falan. Seyrettik. Zaten param da olsa almam. Yerine üç-dört çocuk daha okuturum. İlk geldiğimiz Çarşamba akşamı yemeği New York’un en top yerlerinden olan 77 Ninth Ave NY 10011 Buddakan’ da yedik. Füzyon mutfağı. Enfes bir yer.
Bir masa bin dolar
Özellikle de Türk elitlerinin gözdesi. Ördek, sushi, kalamar salatası, lobster, kısacası tıka basa yedik. Şarap seçimini ben yaptım. Toplam beş kişi 300 dolar ödedik. Aynı yemeği İstanbul’da Sunset ya da Paper Moon’da yeseydik o şarapla 1000 dolar olurdu. Yemek sonrası İsmail ve ben yine hayli in olan 848 Washington Street New York’ da The Standart Hotel’ in tepesine bir torpil bulup çıktık. Ama girmedik. Çünkü masa 1000 dolar, stand 500 dolar, içki hariç Madonna, Shakira, Roberto Niro, sık İspanyol sevgilisi ile Rıcky Martin, NY’de olduğu zaman buradan çıkmaz, özel partiler düzenlermiş. Bom bom adı. Doğruysa Tarkan, Kenan Doğulu, bizim elitler de buranın müdavimleri arasındalar. Otelden giriş yok. Fakat Türkiye’de olduğu gibi burada da bol bahşiş veren kazanıyor. Yaşayan ve sabaha kadar eğlencesi olan bir metropol NY. Tüm gece kulüpleri hafta arası bile tıklım tıklımdı. Perşembe Terramere Cafe’ye gittik. 22 East 65 th Street. Harika bir kahvaltı yaptık. Beş kişi 150 dolar ödedik. Her gittiğimiz yerde kişi başı hesabı böldüğümüzden el yakmıyor. Akşam yemeğine kadar herkes serbest kaldı. Ben kendimi otelin hemen köşesinde olan Fifth Avenue 720 de Abercrombie&Fitch attım.
Broadway coşkulu
Burada gençlik çıldırmış. Sabahın köründe kapıda 20 metre kuyruk vardı. Yalnız fiyatlar abartılı değil. Oradan yine aynı cadde üzerinde bir başka çılgınlığa katıldım. Yeni çıkan IPHONE, 1 PAD ve dünyanın en büyük merkezi olan bu satış yerindeki kuyruk daha beterdi. Ancak gece saat 02.00’de gezdim. Ama ülkem hem ucuz, hem de kredi kartına bir çok  seçenek var. Sakın aldanmayın beni dinleyin. Akşam Broadway’da turladık. Yıllardır aynı müzikaller devam. Mama Mia, Fantom the Opera, Hair, The Cat’s, sevgili Ali Poyrazoğlu’nun bizlere tanıttığı Çılgınlar Kulübü. Ama müthiş renkli harika bir yer. Buranın büyüsü başka. Sabaha kadar insan gezebilir. Karnımız acıkınca kendimizi tarihi bir otelin Sofia’nın aynı adı taşıyan İtalyan restoranına attık. 221 West 46th Street. Yemekler nefis, hesaplar çok uygundu. O akşam İsmail ve ben hariç bizimkiler Chrıstorher Street de Monstre Gay Clup’a gittiler. Çoooooooook eğlenmişler.

NOKTA: Kardeşlik ve dostluk bayramımız kutlu olsun.

Woodbury Common Premıum Outlets

Cuma Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Hanım’ın ve NY’e gelen tüm elitlerin alışveriş yaptığı meşhurrrrrrrr Woodbury Common Premıum Outlets’e gittik. Taksi ile. 250 dolar tuttu. Bana göre değmez. Zaten yol gidiş-dönüş 3.5 saat. Armani, Dolce & Gabbana, Etro, Valentino, Prada, Puma, Swarovski, Nike olmak üzere yüzlerce giyim, takı, aksesuar, spor giyim ve ayakkabıları, çocuk giysileri olmak üzere mağaza var. Benim üçüncü gidişim ama akıllanmadım. Çok daha iyilerini 5, 6 ve 7 Avenue ve Madison ile Macy’s de bulabilirsiniz. Akşam tatsızdı. Çünkü NY’i sel götürdü. Tabiri caiz ise donumuza kadar ıslandık. Zaten pazartesi gününe kadar da hava felaket soğuk ve yağmurlu devam etti. Biz İsmail ile yemeğimizi yine son yılların en in yeri olan 80 Spring Street Balthazar’da yedik. Burada mutlaka Oyster Samp yiyin. Harika. İki kişi yalnızca bira içtik. İsmail 150 dolar ödedi. Fakat felaket bir gürültü. Neymiş moda. Ne yediğinizi ne de konuştuğunuzu anlıyorsunuz. Bir sürü cadı servis elemanı garson başınızda bekliyor ne zaman kalkacaksınız diye. Buranın en baş müdavimi Madonna. Özel masası varmış. Balthazar, NY’de yine hayli popüler olan Pastis’in ki özellikle hafta sonları brunch mükemmel ve Down Town Cipriani’nin patronları aynıymış. Üstelik bu üç yerde de Türk işletmeciler varmış. Yemek sonrası NY’in son iki yıldır zirvede olan 409 West 13 th Street de yer alan Bagatelle’ ya gittik.

YARINI KAÇIRMAYIN VE BENİ İZLEMEĞE PARDON OKUMAYA DEVAM EDİN EFENDİM

X