Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gaz vererek otomotiv ihracatı artar mı

Otomotiv Sanayii Derneği’nin (OSD) geçen hafta yapılan 31’inci Olağan Genel Kurulu’nun konuğu dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen’di.

Tüzmen, toplantıda yaptığı konuşmada otomotivcilerle ihracat pazarlığı yaptı. Sektörün Türkiye’nin parlayan yıldızı olduğunu söyleyen Tüzmen, ‘2005 yılında koyduğunuz 12 milyar dolarlık ihracat hedefi az. Siz yıldız sektörsünüz. Buna uygun hareket edin, hedefi büyütüp 15 milyar dolarlık ihracat yapın. İki yıl içinde de 25 milyar dolarlık ihracata ulaşın’ dedi.

Tüzmen’in ‘gaz vererek’ ihracat pazarlığı yapmasına otomotiv sektörünün yöneticileri gülümsediler. Çünkü otomotiv sektörünü, ‘gaz vererek’ artırmak, 15-25 milyar dolar seviyelerine çıkarmak o kadar kolay değil.

Otomotiv ihracatta rekorlara imza atıyor. Son 4 yılda ihracat 4 kat artarak ihracat yapan sektörler sıralamasında 7’ncilikten 2’nciliğe yükseldi. 2004 yılında ihracat geliri 10 milyar dolara çıkarken, bu yıl 12 milyar dolarlık ihracat hedefleniyor.

Otomotiv sektörünün ihracatını artırmak için formül belli. Bu formül uygulandığında, Türk otomotiv sanayiinin 1.5 milyon adet üretim, 15 milyar dolarlık ihracat, 480 bin istihdam rakamlarına ulaşması hayal değil. Türkiye’nin geleceğinde çok önemli olan otomotiv sektörünün bu hedeflere ulaşabilmesi için yapılması gerekenler şunlar:

Otomotiv sanayii 50 yıllık geçmişi ile ulaştığı noktada üretim ve pazarlama alanlarında küresel entegrasyonu tamamladı. Ancak bu alanlarda kárlılık son derece sınırlı. Sanayiinin sadece bu alanlarda kalması, aşırı riskli. Çünkü, küresel üretimde alternatif ülkeler giderek artıyor. Yaşanan krizler ve uygulanan yetersiz politikalar rekabet gücünü önemli oranda aşındırıyor. İthalat artarken, ihracat sınırlanıyor.

Bu yüzden otomotiv sanayii, yüksek katma değer yaratan, sürdürülebilir ve gelişmeye açık bir rekabet gücü bulunan, gelişmiş pazarlara ihracatı hedefleyen, gelişmiş Ar-Ge yeteneği bulunan bir sanayii olmalı.

Üretim ve ihracatta sürdürülebilir başarı için; pazarda istikrarlı vergi uygulamaları, satış vergilerinde AB ile uyumun sağlanması, mevzuat uyumunda AB mevzuatının örnek alınması, yeni yatırımlar için devlet yardımları mevzuatının yeniden düzenlenmesi ve en az yüzde 80 yatırım indiriminin sağlanması, Ar-Ge devlet yardımlarının genişletilmesi, bürokratik işlem ve giderlerin kaldırılması gerekiyor.

VW Polo’ya Günak çizgisi

Küçük sınıfın en çok satan modellerinden Polo, Volkswagen’in yeni tasarım anlayışı çerçevesinde yenilendi. Murat Günak’la başlayan tasarım anlayışı ilk olarak Concept C’de karşımıza çıkmıştı. Daha sonra Golf ile hayat bulan çizgiler yeni Passat ve nihayet Polo’da da kendisine yer buldu. Araçta en çok dikkat çeken yenilik ön kısımda bulunuyor. Motor kaputundan başlayıp tamponun altına doğru inerek ‘V’ formu oluşturan çizgiler yeni Passat’ı hatırlatıyor. Bunun dışındaki yenilikler küçük olmakla beraber arka ve yan kısımlarda gerçekleştirilmiş. 5 benzinli ve 4 dizel motor seçeneğine sahip olacak araçta FSI teknolojisine sahip benzinli motorların güçleri 55 ile 100 beygir arasında değişirken; TDI dizel motor seçenekleri ise 70 ile 130 beygir arasında güç üretiyor. Üç farklı donanım seçeneğinin bulunacağı araçta, ABS ve klima sistemleri baz donanımdan itibaren standart olarak bulunacak. Araç nisan ayı sonunda Avrupa’da satışa sunulacak.

İlk olarak 1975 yılında Audi 50 modelinin VW’deki kardeşi olarak yollara çıkan Polo, küçük sınıfta her dönem başarılı oldu. Aynı özelikleri taşıdığı kardeşi Audi 50’den daha düşük donanıma sahip olmasına rağmen çok başarılı bir araç olmuştu. 1978 yılında Derby ismindeki sedan versiyonu satışa sunuldu. 1981 yılına gelindiğinde ise Polo, artık Audi’nin bir kardeşi değil, VW’nin kendini kanıtlamış bir ürünü olarak ikinci neslini tanıttı. Daha sonraki gelişimler ise 1990 yılındaki kapsamlı makyajla birlikte; 1975-2005 arasında toplam 6 farklı Polo satışa sunuldu. Yenilemeler 1994, 1999 ve güncel modelin piyasaya çıktığı tarih olan 2002 yıllarında gerçekleştirildi.

Audi’den kayak sporuna destek

Audi, quattro sisteminin 25’inci yılı dolayısıyla tüm dünyada gerçekleştirdiği kış sporları etkinliklerine Türkiye’de de devam etti. Audi’nin sponsorluğunda 11-13 Mart tarihlerinde Bursa Uludağ’da gerçekleştirilen ve Kayak Federasyonu tarafından düzenlenen Türkiye Kayak ve Snowboard Şampiyonası’nın genel klasmandaki şampiyonu Erzurum oldu. İkinciliği İstanbul, üçüncülüğü ise Kayseri kazandı. Motorsporlarının iki ünlü ismi Can Artam ve Ertan Nacaroğlu, Audi quattro’larla yaptıkları özel şovla izleyenlere heyecanlı anlar yaşattılar. Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Erdoğan Üstünsoylu ve Audi-Porsche Marka Genel Müdürü Emir Ali Bilaloğlu bu etkinliklerin geleneksel hale getirilmesinden yana olduklarını belirttiler.
X