Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

FP'nin ikiyüzlülüğü

Tufan TÜRENÇ

Meclis'i toplantıya çağıranlar imzalarını atmadan önce acaba kendilerine şu soruyu sordular mı:

‘‘Eğer listelerde seçilecek bir yerde olsaydım bu hareketin içinde yer alır mıydım?’’

116 milletvekilinin her biri ne derse desin hepimiz adımız gibi biliyoruz ki böyle bir durumda hiçbiri bu dilekçeye imzasını atmazdı.

Bir tanesi bile liderini diktatörlükle suçlamazdı.

Yine hepimiz biliyoruz ki, bu 116 milletvekili şimdi liderlerinin peşinde koşuyor olacaklardı.

Liderle konuşma fırsatı elde ettikleri zaman ona hak etmediği övgüler düzeceklerdi.

Şimdi ne söylerlerse söylesinler, istedikleri kadar vatan millet nutukları atsınlar kamuoyu bunu yutmaz.

İşte bizim toplumumuzun bugün yakalandığı en büyük hastalık da bu ilkesizlik.

Bu kişiliksizlik, bu çıkarcılık.

Seçim kararı alınmadan çok önce, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere bu ülkenin bütün sağduyu sahibi insanları bunları uyarmadı mı?

Bunlara ‘‘Yapmayın, etmeyin... Şu seçim yasasını düzeltmeden karar almayın. Ülke için yaşamsal önemde olan yasaları çıkarın’’ demedi mi?

Şimdi veriyoruz dedikleri ‘‘onur mücadelesi’’ne kimi inandırabilirler?

***

Küskünler böyle...

Ya Fazilet Partililer?

Onların derdi ise Erbakan ile Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasaklılık durumunu kaldırmak.

Dedikleri gibi ne demokratik yasaların peşindeler, ne de ülke için son derece acil olan ekonomik ve sosyal yasaların...

‘‘Fazilet cemaati’’ beyin kaypaklığından bir türlü kurtulamıyor.

Herkesi aptal zannedip çocukların bile inanmayacağı takiyye alışkanlığından vazgeçmiyorlar.

Akıllarınca iki kişinin siyasi yasaklarını kaldırmak için küskün milletvekillerini kullanacaklar.

Bu arada rejim bunalımı doğacakmış, ülke kaosa girecekmiş onların umurunda değil.

Onlar siyasi parti grubu gibi değil, cemaat gibi hareket ediyorlar.

Hani seçim yaptırmak istemeyen güçler vardı Türkiye'de?

Hani halkın iradesinden korkuyorlardı?

Hani Fazilet sandığa gitmek için her türlü özveriye hazırdı?

Ne oldu?

Koskoca parti bir Erbakan uğruna bütün bunlardan vaz mı geçti?

Bu kadar ikiyüzlülük olur mu? Politika bunu kaldırmaz.

***

Ok yaydan çoktan çıktı. Bundan dönüş olamaz. Olmamalı da...

Türkiye 18 Nisan günü sandığa gidip dürüst bir seçimle kendisini yönetecekleri seçecek.

Belki sandıktan beklediğimiz sonuç çıkmayacak ama unutmayalım ki demokrasilerde bundan başka çözüm yok.

Türk demokrasisi siyasette istikrarı yakalayana kadar sandığa başvuracak.

Sonunda da kendine layık yönetimi işbaşına getirecek.

Fazilet Partisi bu tutumuyla büyük bir parti olmadığını ortaya koydu.

Böyle cemaat kafasıyla hareket eden ve ikiyüzlü politika uygulayan bir partinin seçmenin güvenini yitirmemesi olanaksız.

‘‘Her şeyde bir hayır vardır’’ derler.

FP layık olduğu yere inecek.



X