Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fotoşopsuz hayat bir gün mümkün olacak mı

Üzerinde zalim deneyler yapılan hayvanlar gibiyiz. Asla olamayacağımız bir şeye benzemeye çalışıyoruz. Olamadıkça daha çok çabalıyor, bedenimizle ilişkimizi, kendimize duyduğumuz güveni zedeliyoruz

Bu hafta başında İngiltere’de, Loreal grubunun son reklam kampanyaları yasaklanarak kaldırıldı. Lancome ve Maybelline markalarına ait fondöten reklamlarında, ünlü aktris Julia Roberts ile top model Christy Turlington görülüyordu. Yaşlanma karşıtı özelliklere sahip olduğu iddia edilen ürünlerin tanıtımı için yaşları 44 ve 42 olan bu ünlü iki kadın seçilmişti. Fakat fotoğraftaki yüzlerin orta yaşa (evet biliyorum, yeni orta yaş 50’lerde başlıyor) ulaşmış olduklarına inanmak mümkün değildi. Pürüzsüz, pırıl pırıl, kadife gibi ciltler. Tek bir çizgi bile yok...
Zaten reklamlar da bu yüzden kaldırıldı. Gerekçe çok fazla rötuş yapıldığı ve fotoğrafların gerçeği yansıtmadığı. Daha önce de bu konuda başka girişimleri bulunan doğal güzellik savunucusu, Liberal Demokrat milletvekili Jo Swinson, reklam denetim kuruluna şikayet etti ilanları ve başvurusu haklı bulundu.
Yüreğimin yağı eridi.

20 YILLIK KABUS

Mevsim itibariyle fotoşopun (Adobe Photoshop, doğumu 10.02.1990) hepten üstümüze üstümüze geldiği günlerdeyiz. Televizyon ekranlarında, gazete-dergi sayfalarında, eczane vitrinlerinde, kozmetik mağazalarında yuvarlak popolar, dik memeler, pürüzsüz bacaklar, kadife ciltler, incecik beller, anormal uzun kirpikler, parıldayan saçlar var. Gerçek olamayacak kadar mükemmel kadın bedenleri. Bir zamanlar gerçek bir kadına ait olan fotoğrafların, artık gerçekle ilgisi kalmamış, dönüştürülmüş, kurmaca halleri. Asla ulaşamayacağınız, hiç olmamış, olmayacak bir hedef.
Üzerinde zalim deneyler yapılan hayvanlar, labirentteki fareler gibiyiz. Asla olamayacağımız bir şeye benzemeye çalışıyoruz. Olamadıkça daha çok çabalıyor, bedenimizle ilişkimizi, kendimize duyduğumuz güveni zedeliyoruz.
Fotoşopu ticari nedenlerle kullanan firmalara sorsanız, kadınlara bir rüya satmaya çalıştıklarını söyleyeceklerdir. Ama sattıkları bir rüya değil, kabus.

NE ZAMAN İSYAN EDECEĞİZ

Fotoşoplanan isimler nasıl yaşıyor acaba? En sıradan halleriyle, makyajsız, sivilceli, yorgun, akşamdan kalma, hasta ya da uykusuz sokağa çıkarken insanları hayal kırıklığına uğratacakları geliyor mu akıllarına? Üzerinde mükemmelleştirilmiş fotoğraflarının olduğu bir otobüs durağının yanından geçerken ne hissediyorlar? Yetersizlik duygusu onların da canını yakıyor mu?
Bir gün birinin çıkıp isyan etmesini, “ben gerçekte buyum” demesini bekliyorum. Birinin değil aslında, hepsinin. Ki geçen yıl böyle bir vaka oldu; hareket hiç beklemediğimiz yerden geldi üstelik: Popüler kültür mahsulü Britney Spears’tan.
Candie’s firması için verdiği pozların fotoşopla oynanmamış halinin yayınlanmasına izin verdi. İki fotoğraf yan yana çıktı gazetelerde. Gördük ki, onun da sandığımızdan daha büyük bir poposu, selüliti, bacaklarında çürükleri varmış.

ALİYYÜL ÂLÂ HAYAL KIRIKLIĞI

Mükemmelleştirilmiş kadın bedenini en fazla üreten mecra reklam, en sık karşımıza çıktığı yerler kadın dergileri ki, çalışanlarının yüzde 90 kadın olduğunu hatırlatmak isterim.
Birkaç gün evvel yeni bir kadın dergisi geçti elime; Âlâ.
Henüz ikinci sayısında. Sloganı; Güzel Yaşam Tarzı Dergisi. Mottosu; Örtünmek Güzeldir.
Evet, Âlâ bir muhafazakar kadın dergisi.
Rafta görür görmez atladım üstüne. Alternatif bir şey bulduğumu düşündüm. Eleştiren, sorgulayan, var olandan farklı yöne giden, yeni öneriler veya biçimler getiren bir şey...
Ama hayal kırıklığına uğramam uzun sürmedi.
Âlâ, konvansiyonel kadın dergileriyle aşık atmaya çalışmaktan, aynı zihniyeti üretmekten öteye geçmiyor. Sadece içinde başörtülü kadınlar var. Kadınlıkla ilgili bir derdi, sözü yok gibi.
Fotoşopsa onun da âlâsı var. Kapaktaki genç kızın çillerinin yok edildiğini, eşarbının dibinde kalan üç beş kahverengi noktayı görünce anlıyorum. İçinde örtülü modellerin de hepsinde fotoşop kullanılmış.

BAŞÖRTÜLÜ KADININ ÇANTASI

Dedim ya, dergi alışıldığı yeniden üretiyor diye, bir fotoğraf çekimi de yapılmış: Çantamdakiler.
Kadının çantasının ve içindekilerin kişiliğini, kimliğini ele verdiğinden hareketle yapılır bu çekimler.
Bakın ‘Âlâ kadını’nın çantasında neler var:
Elbette derginin son sayısı.
Besmelenin Sırları isimli kitap (muhafazakar çizginin altı gereksizce abartılı çiziliyor böylece) MacBook, iPhone4 ve Turkcell Vınn üçlüsü (muhafazakar kadın dünyaya açıktır, teknolojiyi, yenilikleri takip eder), Pierre Cardin cüzdan (Vakko da olabilirdi), Moleskine ajanda (incelmiş zevklere vurgu ve Enox güneş gözlüğü
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI