Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fikirsiz mütefekkirler

Şimdilere hayali bir CHP’ye ve sanal bir sola saldırmak çok moda!

Saldırmayan nâmerttir! “Ana rahmine haklı düşenler ve şoför mahallinde oturmaya meraklılar!” familyasının nüfusu karyokinez bölünmeyle ve erselik döllenme yöntemiyle giderek artmakta.
Anadolu’nun gözden ve gönülden uzak, liseden bozma üniversitelerinin bazı öğretim elemanları için görücüye çıkmalarının biricik yolu, içinde Statüko, CHP, Sol, Globalizm, Liberalizm, Sivilleşme, Militarizm, Antimilitarizm gibi baharatlı sözcüklerinin bulunduğu tahrir ödevleri yazmak.
Hedef: Cumhuriyet, Mustafa Kemal, laik düzen! Ve atış serbest!
Bayrağını, ulusunu, yurdunu seven komünist ve sosyalistlere bir zamanlar Acilci Sol’un nam ve hesabına saldırırlardı, aynı kadro ve bu kadrodan karyokinez bölünmeyle ve erselik döllenme yoluyla üreyen jenerasyon (kesinlikle “Kuşak” demezler) yani Yeni Nesil şimdi aynı işlemi geleneksel sağın bütün gam ve tonları adına yapıyor.
***
Bir de basın dünyasında sapla samanı birbirine karıştıranlar var. Bunlardan ismi gerekmeyen biri Gaziantep’in eski belediye başkanı Celal Doğan’a soruyor:
“Türkiye’de laik olmak orduyla yan yana durmak oldu. Bu biraz da CHP’nin suçu değil mi?”
Bu konularda kendine ait bir düşüncesi olmayan bayan röportajcı besbelli ki fikirsiz mütefekkiranın etkisinde kalmış.
Ama Celal Doğan kaçın kurrası, ne şiş yansın ne kebap ağzıyla konuşuyor:
“Şimdi bakın, ordu asla yıpratılmaması gereken bir kurum.Onun yeri bizim için çok başka. Kışlalar sisteme saygının en fazla olduğu yerlerdir!”
Dediğim gibi, Celal Doğan kaçın kurrası, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yöneltilen günün modası eleştiriyi hemen savuşturuyor. Bayan röportajcı, Avrupa Birliği sözcülerinin, İkinci Cumhuriyet ratelerinin peşinden gitmeyi anlaşılan çağdaş demokrasinin şiarı saymakta.
***
“Türkiye’de laik olmak orduyla yan yana durmak oldu?” demek ne demek?
Orduyla 2004 yılında yan yana durmak ayıp mı, onur kırıcı bir şey mi?
2004 yılında Türkiye’de laik olmak sanki AİDS olmak, belsoğukluğu kapmak gibi bir şey! Öyle mi?
Cumhuriyet düşmanı olmayan her TC vatandaşı laikliği baş tacı yapmak zorunda değil mi? Özellikle de kadınlar?! Bu ne gaflet!
Laiklik ilkesinde ordu düşmanı olmak gibi düşünce elbette yok; laikliğin rakibi dünya işlerine karışmıya, el koymaya hevesli din ve dinler!
Türkiye Cumhuriyeti’nin TBMM ve halkla birlikte kurucusu olan TBMM ordusu Cumhuriyet’in en önemli temel ilkesine sahip çıkmayabilir mi?
Ama sahip çıkmasın isteniyor!
***
CHP devlet partisiymiş, devletle iç içeymiş... Tam 54 yıldır iktidardan uzak kalan CHP devlet partisiymiş! Devletin temel ilkelerini savunmak başka, devlet partisi olmak başka. CHP elbette cumhuriyet devletinin temel ilkelerini savunacak.
Hangi anlamda kullandıkları belli değil ama CHP devletçiymiş! İki anlamdan birini yukarda açıkladım. Ekonomik açıdan devletçi mi CHP? Elbette 1940’ların devletçisi değil, 1960’ların karma ekonomisinin devletçisi de değil; ama anayasanın 2.maddesinde yer alan “Sosyal hukuk devleti”ni kurup işletmek her partinin görevi.
CHP bunu devletin yasal görevi sayıyor. AKP ise erzak paketleri dağıtıyor, Ramazan çadırları kuruyor. CHP’nin devletin yasal görevini es geçip AKP’nin izinden gitmesini istiyorlar.
***
Amacım CHP’yi savunmak değil! Her geçen gün çağdaşlıktan uzaklaşan bir partiyi neden savunayım? Ben, sadece fikirsiz mütefekkirlerin düşünsel sefaletini biraz aralamak istiyorum.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI