Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Affın faydaları

Fatih ALTAYLI

AF yakında genelleşecek. Kimse Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi'ne göndermedi diye kurtulduk sanmasın.

Bunu hükümet de biliyordu zaten. Genel af çıkarmayı paçaları yemedi. Böyle yaptılar. Bu affa onay verenlerden bir tekine oy verirsem, Allah beni affetmesin. Bu arada bir okurum beni çok eğlendirdi. Bu okur, hükümetin, Fazilet Partisi'nin desteğiyle çıkardığı affın olumlu yönleri de olabileceğini yazmış ve fakslamış. Bakın okuruma göre affın iyi tarafları neler:

1. Mafya dizilerindeki roller çoluk çocuğa kalmayacak, bizzat gerçek kişiler tarafından oynanabilecek.

2. Senaryolar daha ehil kişiler tarafından yazılabilecek ve haliyle daha gerçekçi olacak.

3. Çek ve senet tahsilatlarındaki gecikme ortadan kalkacak. Piyasaya nakit girişi olacak. Ekonomi rahatlayacak.

4. Sokaklarda önüne gelene dayılanma dönemi sona erecek. Birbirimize daha kibar davranacağız.

5. Sadece güçlüler ayakta kalabileceği için ‘‘Ari ırk’’ olacağız. 20 yıl sonra çelimsiz, dayanıksız tek Türk kalmayacak. Kurşun işlemeyen, tecavüzproof (tecavüz edilemeyen) bir nesil yetişecek.

6. Türk insanı cehennemi Türkiye'de yaşadığı için sorgusuz sualsiz cennete alınacak.

7. Bu affa onay veren politikacılar cennete alınmayacağı için hiç değilse orada bunlardan kurtulmuş olacağız.

<ı>Moskova'da Len-out Bayrampaşa'da

Len-in

ERTUĞRUL Özkök anlatmıştı. Yıllar önce Hürriyet'in Moskova Büro Şefi olduğu dönemde konuştuğu, 70'li yıllarda Türkiye'de görev yapmış bir Sovyet yetkili, Özkök'e, ‘‘Türkiye'deki komünistleri anlamak mümkün değil. Dünyada Stalin'in posterlerini asan yegáne komünistler Türkler. Burada katil olarak görünen Stalin'e Türk komünistlerin niye bu kadar saygı duyduğunu anlamak mümkün değil!’’ demiş.

Cezaevlerinden gelen fotoğraflara baktığımız zaman Türk komünistlerin o günden bugüne değişmediği görülüyor.

Hálá koğuşlarda Stalin fotoğrafları var.

Rusya dahil, tüm eski Sovyetler Birliği ülkelerinde 10 yıl önce indirilen Lenin heykelleri ve büstleri de bizim Bayrampaşa Cezaevi'nde hálá başköşede.

Dünya değişiyor, her şey değişiyor.

Bizim komünistler değişmiyor.

O yüzden de sağcısı, solcusu halk cezaevlerine yönelik operasyonu alkışlıyor.

Yakında Moskova meydanlarında ‘‘Komünistler Bayrampaşa'ya’’ diye bağırırlarsa kimse şaşmasın..

<ı>Dolaylı intihar

CEZAEVLERİNDEKİ örgüt mensubu gençlerin kaleme aldıkları ‘‘Örgüte mektuplar’’ diye nitelendirilebilecek yazılar önceki gün gazetelere dağıtıldı.

Yaşları 16 ila 25 arası olan gencecik çocukların kaleme aldığı mektuplardı bunlar. Ve bu mektuplarda bu çocuklar örgüt için neler yapacaklarını anlatıyorlardı. Hiçbirinde umut yoktu.

Umutsuzluk mektuplarıydı hepsi.

Ve hepsi öldürmek, intikam almak üzerine kurulmuştu. Ve yine hepsi ölmekle bitiyordu.

O yaşta gençler, kendilerini ölüme programlamışlar. Vuracaklar, kıracaklar, öldürecekler...

Ama sonunda ölecekler.

Bu kadar umutsuzluk olacak şey değil. Ölmek için örgüt üyesi olmak. Sanki tek amaç bu. Çünkü son amaç bu.

Ölmek...

Üniversiteyi kazanmış, eğitimini sürdürme şansı olan bu çocuklar, ölümü seçiyorlar.

Neden?

Belli ki, gelecekten hiç umutları yok. Yarınlar onlara hiçbir şey vaat etmediği için ölümü seçmişler. Yaptıkları iş bir tür intihar.

Ama ‘‘kuru kuru’’ intihar etmektense, ‘‘Bana umut vermeyen sisteme de biraz zarar vereyim, öyle öleyim’’ demeyi tercih etmişler.

Bana sorarsanız devlet bu çocukları cezaevine girerek öldürmüyor.

O çocukların umutları, beklentileri, gelecekleri olmadığı için onlar zaten ölmüşler.

Onlara bir yarın vaat edemezsek, daha da çoğalarak ölecekler!

<ı>NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Hiç değilse yağışlı havalarda otomobillerimizin farını gündüz de yakmayı akıl edebildiğimiz zaman.

X