"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Ezeli dert, ebedi olacak mı

HÜRRİYET Pazar’da Faruk Bildirici’nin Puzzle Portreler’deki konuğu bütün CD’lerini dinlediğim ses sanatçısı Melihat Gülses’ti.

O söyleşide benim için can alıcı bölüm bakın neydi?

Ünlülerin Vârisleri - Telif için büyük paralar istiyorlar.

O bölümü yeniden okumanızı isterim. Çünkü çok önemli. Çünkü bu yüzden birçok bestecinin eserini çalamıyorsunuz, dinleyemiyorsunuz; yazarların kitaplarını okuyamıyorsunuz.

“Kaybettiğimiz sanatçıların eserlerini, vârisleri muvafakatta güçlük çıkardığı için albüme alamıyoruz. 3-5 bin dolarlar, büyük paralar isteniyor. Sadettin Kaynak ve Selahattin Pınar da ricayla, sevgiyle bazen verilebiliyor. Ama Münir Nurettin ve Yesari Asım’da hiç başaramadık. Cinuçen Bey’in eserinde de Barihüda Hanım, ‘CD’yi şu beş kişiye dinletelim, onlar onay versin’ dedi. İsmi iyi kötü tescillenmiş bir sanatçıyım. Bu tavrı hak etmiyorum. Alaaddin Yavaşça Hocam, ‘Ne bildim kıymetin şarkınızı okuyacağım’ deyince, ‘Getir kızım dinleyeyim’ demedi, ‘Muvafakatnameyi gönder imzalayayım’ demişti.”

* * *


BENİM, edebiyat tarihi çalışmalarıyla, önemli kitaplarıyla tanınan, öğretim üyesi iki dostum İnci Enginün ile Zeynep Kerman, büyük bir emekle Yeni Türk Edebiyatı Antolojisi hazırlıyorlar. 2500-3000 sayfayı bulacak bu 5 ciltlik antoloji, yasal engel ve vârislere ulaşamama yüzünden yapılamıyor.

Biliyorsunuz yasal olarak bir eserin serbestçe kullanılması için, yaratıcının ölümünün üzerinden 70 yıl geçmesi gerekiyor.

Bu yetmiş yıllık süreç içinde, sanatçının eserinin çalınabilmesi, eserinin basılabilmesi için vârislerinin müsaadesi gerekiyor.

Mirasçılara ulaşmak bazı durumda imkânsız, üstelik mirasçısı olmayanlar için bir çözüm yok. Bazı mirasçılar da öyle astronomik paralar istiyorlar ki, gerçek piyasa koşullarıyla bağdaşmıyor.

Sonunda bu yaratıcının yapıtı topluma ulaşmıyor, yavaş yavaş unutuluyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yeni öneriler sunulmuş.

Türk kültürünün daha çok kişiye ulaşmasını sağlamak için 70 yıllık süreyi indirmek, en başta geleni. Zira, bir beste, bir kitap yıllar önce bestelenmiş, yazılmış, ama bugün yeniden dinlenebilmesi için yazarının ölümünün üzerinden 70 yıl geçmiş olması gerekiyor.

Edebiyat tarihi hazırlayanların ise daha özel önerileri var. Sanırım bu halledilirse, eski yazı birtakım metinleri genç kuşağın okuması kolaylaşacak, edebiyatımız için büyük bir kazanç olacak.

Birincisi, 1923’e kadar yayımlanmış yapıtları, yazıları bu 70 yıl engelinden kurtarmak.

İkincisi, harf devrimine kadar olan metinlere bu süreyi uygulamamak.

Diyelim ki mirasçıları bulamadınız, metni de antolojinize bastınız. Bundan sonra başlayan hukuk oyunları da yazarın aleyhine.

Şöyle gerekçeler ileri sürülüyormuş.

Mirasçı bu metnin bu kitapta basılmasını istemiyordu ya da bu kişilerin antolojisinde yer almak istemiyordu. O zaman tazminat miktarı artıyor.

Ben başka bir çözüm öneriyorum.

Mirasçısı bulunmayanların metinleri basılsın, ödenecek telif hakkı bankada bloke edilsin, ortaya çıktıklarında o para verilsin. Elbette o yazıya ödenecek telif miktarı da nesnel ölçütlere göre tespit edilsin.

* * *


BU konuya yeniden döneceğim.

X