"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Eyüp’te bira festivali istemiyoruz demek kolay

E “Eyüp’te bira festivali istemiyoruz” demek kolay. Buyrun, ‘One Love Festival’ birasız oldu ama aynı Eyüplüler’in çocukları festival girişinde buzlu bidonlara doldurdukları soğuk biraları sattılar.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?
Oysa Eyüplüler’in çoğu çok iyi biliyor ki eski Silahtarağa Elektrik Santrali’nin yerine kurulan santralistanbul, bölgenin çehresini değiştiren en önemli yatırımdır.
Osmanlı’nın kent ölçekli ilk elektrik santrali olan Silahtarağa, kurulduğu 1911’den 1952’ye kadar şehrin elektriğini tek başına karşıladı, daha sonra üretimi azalsa da 1983’e kadar şehre elektrik sağlamaya devam etti.
2007’de de santralistanbul adıyla bir eğitim, kültür, sanat merkezine dönüştürüldü.
“Bira festivali istemiyoruz” demek kolay. Ama santralistanbul’u ve buradaki yüzlerce etkinlikten sadece biri olan One Love’ı “bira festivali”ne indirgemek haksızlık.
santralistanbul’un hayata geçmesine katkıda bulunan Eyüp Belediyesi, bu konuda arabulucu olmalıydı, yapamadı...
Küçük bir grubun mahalle baskısına boyun eğdi...
Haliç’in bittiği yerde, Kağıthane ve Alibeyköy derelerinin ağzında bulunan santralistanbul’un bölgeye katkısı büyük.
Açılışından bu yana sadece düzenlenen 20 sergiyi ziyaret edenlerin sayısı 500 bin... Konserleri ve diğer etkinlikleri saymıyorum bile.
Gidin Eyüp’teki emlakçılara sorun.
Son beş yılda bölgedeki emlak fiyatları hızla arttı.
Bunda ilk büyük etken Haliç’in temizlenmesiyse diğer büyük etken Eyüp’ün tarihi ve dini dokusuyla modern etkinliklerin yan yana gelmesidir.
Görünen o ki ısrarla bu iki kültürün yan yana yaşamasını istemeyenler var.
Ama bunu da öğreneceğiz. Belki beş yıl, belki 10 yıl sonra...
Nasıl ki moderni zor da olsa sonunda türbanlıya saygı göstermesini öğrendi...
Muhafazakârı da zor da olsa “Eyüp’te bira festivali istemiyoruz” dememeyi öğrenecek.

Son kullanma tarihi tamam ya üretim tarihi?

Son kullanma tarihi (SKT) her gıda ürününün üzerinde yazıyor artık.
Bu bir zorunluluk.
Peki SKT yazıyor da, neden üretim tarihi her gıda ürününün üzerinde yazmıyor?
Mesela günlük süt alıyorum marketten.
Son kullanma tarihi 17 Temmuz 2012 yazıyor.
Güzel...
Peki ne zaman üretilmiş?
Belli değil!
Belki bir hafta önce ürettin o sütü, belki 10 gün önce. Tüketici nereden bilecek?
Bazı süt üreticileri dikkat ediyor buna, şişelerin üzerine hem üretim hem de son kullanma tarihini yazıyorlar.
Bazılarında ise sadece SKT var.
Oysa tıpkı SKT gibi üretim tarihlerini yazmak da zorunlu olmalı.
Geçen yıl Meclis’e bile taşınmıştı bu konu.
TBMM Dilekçe Komisyonu tüketici şikayetini haklı bularak Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na konuyla ilgili bir yazı göndermişti.
Ancak tüketici haklı bulunmasına rağmen konuyla ilgili somut bir adım atılmadı.
Sadece süt değil, pek çok gıda ürününün üzerinde bugün hâlâ üretim tarihi yazmıyor...
Diyorum ve konuyu Bakan Nihat Ergün’ün bilgisine aktarıyorum...

Süper kahramanlar!

Hadise ne diyordu Süpermen şarkısında;
“Nasıl bir düşmek bu böyle gözden.
Süpermen olsan toplayamazsın.
Denenmişi denemek yok.
Hiç olmadı kitabımda, olduramazsın...”
İzel de Drakula’da ne demişti;
“Hadi kalk yoluna çekemem
Kendimi sana emdiremem
Bul bir kurban dişine göre
Hadi başka kapıya, pis Drakula...”
Şimdi Nil Karaibrahimgil’den dinliyoruz;
“Kahramanım o, evet o.
He-man, Batman, Pacman, Madman
Yanında durucam ben.
Hep onun olucam ben.”
Yani bizim kadın şarkıcılar bu aralar süper kahramanlara takmış durumdalar.
Erkekleri yerden yere vururken de, alıp göğe koyarken de aynı argümana başvuruyorlar;
Süper kahramanlar!
Örümcek Adam’lı, Kızıl Maske’li şarkılar da bekliyoruz.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI