"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Ergun Babahan Bodrum’da olsa yangına mı koşacaktı

Türkbükü beach’lerinde yatanların Bodrum’daki yangında kıllarını kıpırdatmadığını manşet yaptı Sabah, acaba Sabah yöneticileri içinde Bodrum’da olan yok muydu?

Bu tür ucuz popülist haberler her zaman irite etmiştir beni.

"Kılları bile kıpırdamadı" manşetiyle çıktı dün Sabah.

Önde Türkbükü beach’lerinde güneşlenenler, arkada Bodrum tepelerinden yükselen dumanlar fotoğrafı eşliğinde...

Bu haber bize ne anlatıyor?

Türkbükü beach’lerinde yatan zenginler hep böyledir;

Hiçbir şeyi takmazlar.

Dünya yansa umurları olmaz.

Ülkelerini sevmezler.

Onlar vatan hainidirler!

Çünkü arkada orman yanarken onlar güneşlenmeye devam etmektedirler.

Sabah’ın buram buram popülizm kokan dünkü manşeti bana bundan başka bir şey anlatmıyor.

Merak ediyorum bu manşeti atan Sabah yönetiminden, yangın sürerken Bodrum’da olan biri yok muydu?

Mesela Ergun Babahan o beach’te yatıyor olsa, mayosunu bile değiştirmeden kazma küreği kapıp yangını söndürmeye mi gidecekti?

Ya da sevgili Doğan Satmış, teknede güneşleniyor olsa, dumanları gördüğü anda dağlara doğru koşmaya mı başlayacaktı?

Kaldı ki beach’lerde güneşlenenler içinden kalkıp yardıma gidenler bile olabilir.

Bilemiyoruz.

Güneşlenmeye devam edenlerden hareketle "Kılları bile kıpırdamadı" manşetini atmak olabilecek en kaba yaklaşımdır.

Aynı haber Hürriyet’te "Herkes seferber" başlığıyla iç sayfalarda yer aldı.

Haberde kümes hayvanlarını kurtaranlar, yangın söndürme tüpünü kapıp koşanların fotoğrafları vardı...

Demek ki Sabah’ın dediği gibi değilmiş, "kılını kıpırdatanlar" da varmış.

Aslında bu habere bakış açısı, iki gazete arasındaki tandans farkını da gösteriyor.

Hürriyet yangın haberinde bu ülkenin yardımlaşma, ülke-doğa sevgisi gibi ortak değerlerini öne çıkarırken; Sabah bu değerleri dinamitleyen, ucuzcu bir yaklaşım sergilemiştir.

Kadınlara ağır hakaret

Geçtiğimiz hafta Yargıtay’ın aldığı karar ev kadınlarına yapılmış en büyük hakarettir. Yargıtay dedi ki; "Kadınların yemek, temizlik, çocuk bakımı gibi ev işleri, evlilikte edinilen mallara katkı sağlamaz".

Bu yüzden de bir boşanma davasında mal bölüşümü talebini reddetti.

Ayıp, haksızlık, adaletsizlik, ayrımcılık...

Hiçbir anne, ev kadını maddiyat bekleyerek günlük işini yapmaz.

Ama gündeliğe giden bir kadının bile en az 50 lira aldığını düşünürseniz, bir ev kadınının yaptığı işin ekonomik değerinin sıfır olduğunu söylemenin mantıksızlığı ortaya çıkar.

Peki evlilik hayatından dolayı iş yaşamını bırakmış, çocukları için kariyerinden vazgeçmiş kadınlara ne diyeceğiz?

Köle mi?

Evet, bir köle alıp eve koysaydık, ancak bu kadar hakkı olmazdı.

Kadın yıllarca o evliliğin düzenini sağlamak için didinsin, eşinin ve çocuklarının rahatı için çabalasın ama boşandığı zaman edinilen mallarda hiçbir hakkı olmasın.

Neymiş, ev işleri edinilen mallara katkı sağlamazmış.

Hani her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardı?

Hani hayat müşterekti?

Bunlar da mı yalan oldu.

Meğer bu ülkede kadınlar nikah defterine değil, kölelik sözleşmesine imza atıyormuş da haberimiz yokmuş.

Bir düğün, bir cenaze

Avusturya’dan yazan Buket Tibet, "Pelin Akat’ın düğünü, Barış Akarsu’nun cenazesiyle aynı gün olmamalıydı" diyor. Malum Barış’ın popüler dünyaya adım attığı Akademi Türkiye yarışmasının yapımcısı da, jüri üyesi de Pelin Akat’tı.

Pelin’le Barış, yapımcı ve yarışmacı olarak uzun süre birlikte çalıştı.

Birinin düğün tarihi, diğerinin ölüm tarihi oldu.

Ama haksızlık yapmamak lazım.

Pelin Akat ve Varol Kaynar’ın düğün tarihi, Barış’ın kazasından haftalar önce belliydi. Ama ne yazık ki perşembe gecesi düğün, cuma sabahı cenaze vardı.

Bir düğün, bir cenaze gazetelerde aynı gün yer aldı. Tatsız bir tesadüf.

Avşar’ın aşkı bitiyor mu

Hülya Avşar’ın dün Hürriyet’te yer alan mayolu fotoğrafları bu hafta da selülit mevzusunu tartışacağımızın işaretidir.

Ama ben bu sıkıcı mevzuyu değiştirecek bir tüyo vereyim magazin dünyasına...

Saadettin Saran-Hülya Avşar aşkının bittiği yönünde güçlü haberler geliyor son günlerde kulağıma.

Selüliti bırakın da, bakın bakalım Saran ve Avşar kaç gündür görüşmüyorlar, ilişkiyi bitirmek için en son neler konuştular?
X