Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ekmeğe yüzde 500 vergi artışı tehlikesi

VATANDAŞIN ekonomik krizden dolayı ciddi sorunlar yaşayıp adeta kimyasının bozulduğu, işçi ve memur emeklilerinin aylığına yüzde 1.83 zam yapıldığı, işsizliğin tehlikeli boyutlara ulaştığı şu ortamda "ekmeğin vergisine yüzde 500’lük artış da nereden çıktı?" diye sormakta haklısınız.

Hemen belirtelim, bu artışın fikir babası hükümet değil.

AB’YE UYUM

AB’ye uyum çerçevesinde yapılan çalışmalarda, uzun bir aradan sonra açılan ilk fasıl "vergilendirme" ile ilgili oldu.

Deniliyor ki; "AB’de en düşük KDV oranı yüzde 5. O halde Türkiye olarak siz de yüzde 1 olan KDV oranlarını 5 yapın."

Yüzde 1 KDV oranına tabi olan ürünlerin I sayılı listesine bakıyoruz; ilk başta ekmek geliyor.

Sonra un, kuru fasulye, bakla, nohut, mercimek, soğan, sarımsak, zeytin, gazete, dergi, cenaze hizmetleri, net alanı 150 m2’ye kadar konutlar vs.

Canınız sıkıldı değil mi?

Haklısınız...

Pırlanta, elmas, yakut, inci, zümrüt KDV’den müstesna iken ekmek, fasulye, soğan ve gazetenin KDV oranında yüzde 500 artış yapılması can sıkıcı!..

Neyse... Bunun da pratik bir formülü var. Ekmek, fasulye, soğan, sarımsak ve gazete ile diğerleri, pırlanta tarifesine sokulursa yani KDV’den müstesna tutulursa, sorun çözümlenir.

AB, yüzde 1 olan oranları 5 yapın diyor. KDV’den müstesna olanlara da dokunun demiyor.

Ekmek, peynir, zeytin, soğan vs.de pırlanta ve elmas gibi KDV’den müstesna tutulur, olur biter.

Ancak, ekmeğin KDV’si 5 kat artırılıp, pırlantanınki sıfırda kalırsa, işte o zaman adamı ekmek çarpar...

Satış kavramları (II)

Bir profesör, yüksek lisans öğrencilerine satış kavramlarını anlatıyordu:

ÆKatıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaşıp "Ben çok zenginim. Evlen benimle!" dediniz. O da sizi kocasıyla tanıştırdı. Bu, arz-talep uyuşmazlığıdır.

ÆKatıldığınız bir partide büyüleyici bir kız görüp yaklaşırken, sizden önce biri gelip ona "Ben çok zenginim. Benimle evlenir misin?" dedi ve kız onunla gitti. Bu, sizin pazar payınıza göz koyan rekabettir.

ÆKatıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaşıp "Ben çok zenginim, evlen benimle!" diyecekken karınız geldi. Bu da yeni pazarlara girememektir.

(Teşekkürler Nuray Bartoschek)

Çikolata ve yaşınız

1)Haftada kaç defa çikolata yemek içinizden geçer? (0’dan büyük 10’dan küçük olmalı)

2)Bu sayıyı 2 ile çarpınız (çift sayı olması için)

3)5 ekleyin

4)Sonucu 50 ile çarpın

5)2009’da yaş gününüz geçti ise 1759 ekleyiniz. Eğer henüz geçmedi ise 1758 ekleyiniz.

6)Şimdi doğduğunuz yılı bu sayıdan çıkartınız (4 haneli rakam)

Sonuç üç haneli bir rakam değil mi?

Birinci hane sizin çikolata yemek istediğiniz gün sayısı, son iki hane ise yaşınız...

(Teşekkürler Burçin

BOZDOĞANOĞLU
)

Sarışın kadın ve ayna

İKİ sarışın yolda yürürken yerde bir makyaj aynası gözlerine ilişir. İlk sarışın kapağını açar ve bakar;

Æ"Resimdeki yüz bana çok tanıdık geldi şekerim" der.

Sıra ikinci sarışındadır. Aynayı arkadaşının elinden çekiştirir ve şöyle der:

ÆTabii ki tanıdık gelecek aptal, bu benim...

İtiraz

Gevezenin biri, konuşma sanatını öğrenmek için Sokrates’in okuluna kaydolmak ister. Fakat Sokrat, diğer okullara göre iki kat para isteyince, adam itiraz etmeye başlar. Sokrat adamın sözünü keserek şöyle der;

"Sana bir değil, iki şey öğreteceğim. Birincisi konuşmayı; ikincisi ise susmayı!.. Bu yüzden iki kat para istiyorum."

Kredi kartı ile bahşiş

YABANCI ülkelerde, harcama yapılırken, nakit para yerine "kredi kartı" kullanılması son derece yaygın.

Amerika’da da bankacılık sisteminin ve kart kullanımının gelişmiş olması Türkiye’de olmayan bir uygulamayı beraberinde getirmiş. Hizmet sektörü harcamalarında kredi kartı slipleri üzerinde, bahşiş için bir bölüm var. Arzu ettiğiniz bahşiş tutarını slip üzerinde belirtiyorsunuz. Daha sonra kartınızdan bahşiş dahil toplam tutar çekiliyor. Bu şekilde kişiler bahşiş için bile nakit taşımak zorunda kalmıyor aynı zamanda verilen bahşişler de kayıt altına alınabiliyor. IRS (Internal Revenue Service) denilen Amerikan Gelir İdaresi de bu durumdan oldukça memnun.

Biz "Satılan malın ya da yapılan hizmetin bedelini nasıl kayıt altına alırız?" diye çırpınırken, adamlar "bahşişi bile" kayıt altına alıp vergilemenin formülünü bulmuşlar.

Aramızdaki küçük fark (!) bu...

Müsriflik

ÆHayim be! Benim kari çok müsrif... Para yetişmiyor inanasin... Pazar yuni benden 20 bin lira istedi, pazartesi 30 bin, sali 50 bin, çarşamba 80 bin, dün de 100 bin lira...

ÆAcidim sana be Moiz... Nereye sarf ediyor bu kadar parayı senin kari...

ÆNe bileyim ben? Verdiyim yok ki!

Annene benzesin

DELİKANLI evlenmek için kimi getirse bir türlü annesini razı edemiyormuş. Bir arkadaşı "Sana bir tavsiye" demiş;

ÆÖyle bir kız bulacaksın ki aynen annene benzesin... Göreceksin annen ona bayılacak...

Delikanlı hayli araştırdıktan sonra öyle bir kız bulmuş. Görünüşü, konuşması, giyimi, hatta yemek yapması bile aynı annesi...

Telefonda bunu arkadaşına anlatmış. "Eee... Vaziyet iyi o zaman" demiş arkadaşı... "Yok" demiş delikanlı sıkıntılı bir halde;

ÆBabam kızdan nefret ediyor...

(Teşekkürler Zahit BİLİCİ)

Bilin bakalım

ÆDeniz niçin tuzlu olur?

-Balıklak kokmasın diye.

Æ
Hangi devlet dairesinde "İşi Olmayan Giremez" diye yazı yoktur?

- İş ve İşçi Bulma Kurumu’nda

Æ
Termometrenin düşmesi neyi gösterir?

- Çivinin iyi çakılmadığını

(Teşekkürler Erol BENEZRA)

Yarınlar, yorgun ve bezgin kimselere değil, rahatını terk edebilen gayretli insanlara aittir.

Çiçero
X