Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dokunulmazlığına dokundurtmayan!

AKP Genel Başkan Yardımcısı, televizyonlarda erkek tavuskuşu gibi kabararak CHP Genel Başkanı’nın ve eşinin servet ve mal-mülklerinin listesini yayınlamasını istiyordu.

Yıllardır muhalefette bulunan bir politikacının servet beyanında bulunmasını istemek alışılmadık bir şeydi.

Bunun üzerine CHP Grup Başkanvekillerinden Kemal Kılıçdaroğlu, CHP ve AKP Genel Başkanlarının dokunulmazlıklarının birlikte kaldırılmasını, bu olmaz ise sadece Deniz Baykal’ın dokunulmazlığının kaldırılmasını istediklerini birçok kez açıkladı.

Aynı açıklamayı Deniz Baykal da yaptı, ayrıca siyasetçilerin servetlerinin Resmi Gazete’de yayınlanması için özel bir yasa çıkartılmasını önerdi.

AKP ve Başbakan, ne zaman dokunulmazlıkların kaldırılmasından söz edilse, topu hemen stadyum dışına atıyorlar. Bunun bir nedeni olmalı ve neden şu olabilir mi acaba?

ZİMMET, CÜRÜM

Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde suçlar işlediği gerekçesiyle dokunulmazlığının kaldırılması istenmiş. TBMM Başkanlığı’na gönderilen dosyalarda Erdoğan, zimmet, evrakta sahtecilik, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ile suçlanıyormuş.

VALİ YAPTILAR

Öte yandan, İstanbul Belediyesi’ndeki yolsuzluk iddialarını soruşturan ve paraların denetim dışı bırakılarak bir havuzda toplandığı yönünde rapor hazırlayan Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren, AKP döneminde görevinden alınmış. Daha sonra Danıştay kararıyla başmüfettişlik görevine dönebilmiş.

18 Kasım 2002’de, AKP hükümetinin kurulmasından yaklaşık iki buçuk ay sonra çıkartılan 30 Ocak 2003 tarihli kararnameyle, Erdoğan’ın lehine rapor düzenleyen Mülkiye Başmüfettişi Hüseyin Avni Coş Bingöl Valiliği’ne, Enver Salihoğlu ise Başbakan’ın memleketi Rize Valiliği’ne atanmış.

Mülkiye müfettişlerinin raporlarında, oluşturulan yapılanmanın, belediye paralarının "geleceğin başbakanını hazırlamak" için yönlendirildiğine işaret ediliyormuş. Havuzda toplanan para, 2001 rakamlarıyla 300 trilyon lira imiş.

Sekiz kişiden oluşan hesap uzmanları grubu, dolaştırılarak havuz hesabında toplanan paraların denetim dışı bırakıldığına da dikkat çekmişler ve İGDAŞ’ta yapıldığı ileri sürülen yolsuzluktan elde edilen 22 trilyon liranın 1999 yerel seçimlerini kazanmak için oluşturulan havuza aktarıldığı iddia ediliyormuş.

’MİŞ’Lİ, ’MIŞ’LI

Dikkat ederseniz, cümlelerimin çoğu "miş"li, "mış"lı. Yargı değerlendirmesinden geçmemiş iddialar için ancak "miş"li, "mış"lı yazabilirim. Başbakan hakkındaki iddialar son derece önemli ama dokunulmazlığının devam ettiği sürece kendisine dokunmak mümkün değil. İddia edilen suçları işlemiş ise Türkiye’nin vay haline! Demek ki ömür boyu iktidarda kalmak zorunda. Demokratik rejimlerde ise bu çok zor! Öyleyse her yolu deneyecek?

Not: CHP Lideri Deniz Baykal, CNN’in 7 Ekim Salı günü yayınlanan "Tarafsız Bölge" programında, AKP’nin milletvekilleri ve bütün memurların dokunulmazlıklarının kaldırılmasına dair Anayasa ve yasa değişiklik tasarılarını destekleyeceğini açıkladı.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI